Deniz Can ile yapılan derin sohbet, çocukluk, kariyer, empati ve mutluluk üzerine samimi ve ilham verici bir röportaj.
Key Takeaways
- Kendini ve değerlerini korumak, ünlülükle gelen zorlukların üstesinden gelmek için önemlidir.
- Empati kurmak, farklı bakış açılarını anlamak kişisel gelişimi ve ilişkileri güçlendirir.
- Hayat deneyimleri ne kadar çeşitli olursa, yaratıcılık ve yaşam kalitesi o kadar artar.
- Mutluluk geçici olabilir, ancak hayatın anlamı ve sevgi kalıcı değerlerdir.
- Zaman ayırmak ve sevgi göstermek en değerli insan davranışlarıdır.
What the video covers
- Deniz Can çocukluğunda babasından uzak bir dönem geçirdiğini ve kariyerine 'Benim yolum bu' diyerek başlamadığını paylaşıyor.
- Ünlü olduktan sonra kimliğini koruma ve kendinden bir şeyler kaybetmeme üzerine düşüncelerini aktarıyor.
- İyi bir ekibin hem yetenekli hem de iyi insanlardan oluşması gerektiğini vurguluyor.
- Hayata ve deneyimlere geniş bir perspektiften bakmanın, empati kurmanın önemini anlatıyor.
- Yaratıcılık ve kişisel gelişim için farklı deneyimlerin renk paletini genişlettiğini ifade ediyor.
- Mutluluk kavramının geçiciliği ve hayatın farklı açılardan değerlendirilmesi üzerine derinlemesine konuşmalar yapılıyor.
- Seyircilerin duraklatma düğmesini kullanarak soruları kendilerine sormalarının ve sohbeti derinleştirmelerinin önemi vurgulanıyor.
- Oyunculuk, tiyatro, dizi ve film arasındaki farklar ve COVID döneminde yaşadığı deneyimler ele alınıyor.
- Başarı, sevgi, zamanın kıymeti ve hayatın anlamı üzerine kişisel görüşler paylaşılıyor.
- Deniz Can’ın hayat felsefesi, empati anlayışı ve izleyicilere verdiği yaşam dersleri detaylandırılıyor.
Chapters
- 00:00Çocukluk ve Ünlülük Üzerine Düşünceler
- 05:24Ekip Çalışması ve İnsan İlişkileri
- 13:17Deneyimlerin ve Empatinin Önemi
- 18:54Seyirci Katılımı ve Oyun Tanıtımı
- 30:01Oyunculuk ve COVID Dönemi Deneyimleri
- 38:03Mutluluk, Başarı ve Hayatın Anlamı
- 52:18Sevgi, Zaman ve İnsan İlişkileri
- 87:43Hayat Dersleri ve Gelecek Planları
Full Transcript — Download SRT & Markdown
Speaker A
Romeo, Romeo. Evet, çocukken annen ve babanla ilişkin nasıldı? Çocukluğumun bir kısmı aslında babamdan uzak geçti. "Benim yolum bu" diye başlamadım. Peki Deniz, sence ünlü olduktan sonra kendinden bir şeyler kaybettin mi?
Speaker A
Zor bir soru. Peki aşk senin için ne ifade ediyor? İlk görüşte aşka inanmıyorum. Bugüne kadar birinin sana söylediği ve hâlâ unutamadığın en incitici şey neydi?
Speaker A
Aşkta yaptığın en büyük hata neydi? Her şeyin bir sonu var. Ölümle nasıl bir ilişkin var?
Speaker A
Siz seyirciler başımın etini yediniz. "Deniz, Deniz, Deniz, Deniz" DM'lerle, mention'larla, tag'lerle başımın etini yediniz. Deniz'i getirdim, alın işte, mutlu musunuz?
Speaker A
Bu kişinin kim olduğunu gerçekten çok merak ettirdiniz. Elbette onu ekrandan seviyorsunuz ama onu ekranın dışında da tanımam gerektiğini hissettim ve onu seven sizlerin de Deniz'i daha iyi tanımasını istedim. Onu zaten sevenler için de umarım size en azından yüzde 10-15 daha fazlasını gösterebilmişizdir.
Speaker A
Ki böylece onu daha çok sevip daha iyi tanıyabilesiniz. Onu tanımayanlar da umarım onu tanımış ve etkilenmişsinizdir düşünce tarzından ve hayata olan kendine özgü yaklaşımından. Ben gerçekten çok keyif aldım. Sanki bir dostumla, bir kardeşimle oturuyormuşum gibi hissettim konuştuğumuz onca şeyden sonra.
Speaker A
Umarım sen de keyif almışsındır. Türkçe söyleyebilirsin. Onu seviyorsanız sosyal medyada bulabilirsiniz, takip edin, destekleyin. Filmlerinde, dizilerinde ve yaptığı her şeyde. Sevginiz bizim için çok değerli. Çalıştığımız alanlara sevginiz, desteğiniz ve ayırdığınız zaman bizim için gerçekten çok kıymetli. Umarım bu bölüm
Speaker A
Hem keyifli hem de faydalı olur. Deniz'in de dediği gibi, keyifli seyirler. Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Tamam. Ben Arapça konuşacağım, o da senin için çevirecek. O da senin için çevirecek. Tamam. Öncelikle, Emirlik lehçesinde ya da Arapça'da şöyle deriz: "Merhaba Deniz. Gerçekten nasılsın?"
Speaker A
Ya da senin dilinde, "Gerçekten nasılsın?" İyiyim, çok şükür. İçim rahat çünkü hayatımı iyi bir şekilde sürdürebiliyorum ve iyi bir yaşam kalitesine sahibim. Ailem ve çocuklarımla her şey yolunda. İş konusunda da güçlü bir ekibim var ve iyi insanlardan oluşuyor.
Speaker A
Ekip söz konusu olduğunda diyorum ki, yetenek başka bir şey, yetkinlik başka bir şey, ama aynı zamanda iyi bir insan olması da gerekir. Ekibin iyi insanlardan oluşuyorsa, özlerinde iyilerse ve aynı zamanda beceri ve uzmanlığa sahiplerse, bu ikisi bir araya geldiğinde ortaya
Speaker A
Gerçekten güçlü bir ekip çıkar. Sanırım bu konuda iyi durumdayım. Peki sence Deniz, kendi değerini ya da kimliğini işinle fazlasıyla bağdaştırıyor musun?
Speaker A
Biliyor musun, çok güzel bir şey söyledin. Bir şeye her hayır dediğinde, başka bir şeye evet diyorsun ve bunun tersi de geçerli. Çoğu insanın sahip olduğu bu yanılgı ya da yanlış düşünce şu aslında: evet deme ve hayır deme haklarının sınırsız olduğunu sanıyorlar.
Speaker A
Ama bunların bir para birimi gibi olduğunu fark etmiyorlar. Ve diğer her şey gibi, bunların da bir sınırı var. Burada olmayı seçtiğin anda ve #ABtalks'a evet dediğinde, gününün o iki ya da dört saatini boks yaparak geçirmiyorsun ya da belki Netflix izleyerek
Speaker A
veya arkadaşlarınla vakit geçirerek. Buna evet diyebilmek için pek çok şeye hayır dedin. Bu yüzden insanlara hep şunu söylerim: her evetin ve her hayırın bir sonucu vardır. Evet dediğinde, başka bir şeye hayır demiş olursun. Hayır dediğinde ise başka bir şeye evet demiş olursun.
Speaker A
Peki Deniz, unvanların ötesinde şöhretin ve tüm bunların ötesinde, Deniz Can kim? Peki, Deniz olmasaydın, Deniz'le arkadaş olur muydun?
Speaker A
Ayrıca pek fazla röportaj yapmayı sevmediğini söyledin. Peki buna neden evet dedin? Bu huyunu beğendim çünkü insanlar genellikle alışık oldukları şeyleri yapmayı sever. Genelde insanlar konfor alanlarından çıkmayı sevmez, tabiri caizse. Mesela insanların yemek masasında her gün aynı yere oturmayı sevdiklerini görürsün,
Speaker A
yerlerini hiç değiştirmeden. Uyumadan önceki rutinin bile önce dişlerini fırçalarsın, sonra belli bir sırayla devam edersin. Değiştirmek istemediğin bir düzenin vardır. İşte bu yüzden kalıpları kırmayı seven biri meraklı bir insandır, ufkunu genişletmek isteyen ve zihnini geliştiren biridir. Ben de böyle insanları gerçekten seviyorum çünkü onların
Speaker A
zengin beyinleri vardır. Bu, oyuncu olarak da sana yardımcı olur. Bir evlat olarak da sana katkı sağlar çünkü hayatta farklı şeyler deneyimlersin. Yaratıcılığın da gelişir çünkü tıpkı bir renk paleti gibi elinde daha fazla seçenek olur. Bazen bir kırtasiyeye gidip dört renkli bir renk paleti alırsın,
Speaker A
Bazıları 12 renkli bir palet alır, bazıları da 32 renkli. Ne kadar çok şey deneyimlersen renk paletin de o kadar genişler ve hayatı çok daha fazla renkle boyayabilirsin, deneyimleri sınırlı birinin aksine. Bir söz vardır, Deniz: "En tehlikeli adam hayatında yalnızca bir kitap okumuş adamdır."
Speaker A
Çünkü o zaman bunun ötesinde hiçbir şey bilmezler. Hayatı boyunca yalnızca tek bir bakış açısı görmüş biri, hayatı boyunca gerçeğin bundan ibaret olduğunu sanır. Olaylara farklı açılardan bakmaz, senin de dediğin gibi, empati kurmaz. Empati benim şunu diyebilmemdir: "Tamam, ben onun yaptığını yapmazdım,
Speaker A
ama o bunu neden yaptı?" Sadece "Neden?" diye sormak bile anlamaya çalışmaya hazır olduğum anlamına gelir. Mesela neden, Deniz?
Speaker A
Diyelim ki mesela sen geç kaldın ve ben, "Bu ne şimdi?" dedim, "İnsanların zamanına hiç saygısı yok," nedenini bile sormadan. Ama nedenini sorarsam sen belki, "Anas, bugün mesela annem beni aradı ve bir sorun yaşadı," dersin. O zaman ben de, "Ha, tamam," derim.
Speaker A
Demek ki başka bir açıdan da bakılabilir ve bu bambaşka bir şey. Bu da empati kurmama yardımcı olur. Dünyaya sadece kendi gözümden bakmak yerine farklı açılardan bakabilirim. Kendi bakış açının dışında ne kadar çok farklı bakış açısı olduğunu fark edersin. Doğru. Peki, sana biraz yaratıcı bir soru sorayım.
Speaker A
Önümüzde boş bir tuval olsaydı ve sana, "Deniz, bana hayatının bu dönemindeki ruh hâlini çiz," deseydim o boş tuvale ne çizerdin?
Speaker A
Güzel. Peki Deniz, çocukluğunu üç kelimeyle anlatmanı istesem hangi kelimeleri seçerdin? Duraklatma düğmesine neden basıyorsunuz? Anlaşılan birçok kişi #ABtalks bölümlerini izlerken duraklatma düğmesine basıyor ve bunu fark ettik. Ben de sorup araştırmak istedim: Neden duraklatma düğmesine basıyorsunuz?
Speaker A
Meğer birçoğunuz bölümleri izlerken duraklatma düğmesine basıyormuşsunuz çünkü konuğa sorduğum soruyu siz de kendiniz cevaplamak istiyorsunuz ya da çevrenizdekilere soruyorsunuz. Bir süre önce ekiple birlikte bir oyun yapmaya karar verdik. Oyunda 70'ten fazla soru var. Ayrıca mesela bu zar var.
Speaker A
Size oyunun nasıl oynanacağını ve nasıl cevap verileceğini gösteriyor. Biz de dedik ki, neden soruları sadece Beyaz Stüdyo'yla sınırlayalım?
Speaker A
Neden stüdyonun dışına çıkmayalım ve evlerinize ulaşmayalım, buluşmalarınıza, gezilerinize? Böylece ortamı değiştirebilirsiniz. Belki bir gezi sıkıcı olabilir, ama bir anda derin sorular ortaya çıkar, sohbetler ve diyaloglar başlar, fikir alışverişi yapılır. Umarım oyunu beğenirsiniz. Şimdiye kadarki tepkiler de çok güzel.
Speaker A
Bağlantı ekranda ve açıklama kısmında. Çocukluğundan en güzel anılarından biri, belki de hiç unutamadığın anılardan biri nedir?
Speaker A
Çok şükür. Bu büyük bir nimet, biliyor musun? Senin hakkında biraz araştırma yaptığımda mühendislik okuduğunu gördüm ve modellik ile oyunculuk yaptığını. Oyunculuğa nasıl başladın?
Speaker A
Bundan keyif alıyor musun? Sana biraz teknik bir soru sormak istiyorum. Oyunculuk açısından ne fark var diziler, filmler ve tiyatro arasında?
Speaker A
Bana göre birbirlerinden çok farklılar. Bir de COVID. Okuduğuma göre COVID seni oldukça etkilemiş. O dönemde neler öğrendin?
Speaker A
Başarı senin için ne ifade ediyor? Ama Deniz, sence de mutluluk bazen geçici değil mi? Bazen mutlu olursun on dakika, beş dakika hatta iki dakika ama sonra geçer ve artık mutlu değilsindir. Sence mutluluğun kendisi de geçici olabilir mi?
Speaker A
Biliyor musun? Filmler ve kitaplar ve şarkılar mutluluktan ve bizi neyin mutlu ettiğinden çok fazla bahseder. "Mutluluk" kelimesi sürekli karşımıza çıkar. Ama bence başka bir kavram daha var, daha fazla ilgi ve önem hak eden. O da huzur ve içsel sakinlik.
Speaker A
Bence sadece bu gece eve gidebilmemiz, başımızı yastığa koyup uyuyabilmemiz, büyük bir kaygımız olmadan.
Speaker A
Huzur gerçekten çok kıymetli bir şey Korku içinde yaşamamak kendini güvende hissetmek,sinir sisteminin rahat olması ve çalıştığın o on saatin gerçekten tadını çıkarmak şöyle düşünmek yerine "Of, bu iş ne zaman bitecek?" Bu da çoğu insanda olmayan bir şey Sevmedikleri işlerde çalışıyorlar
Speaker A
ve hayatlarının büyük kısmı on ya da on iki saat her gün bir şeyi yaparak mecbur olduklarını hissederek geçiyor sadece bitmesini bekliyorlar Şimdi bir düşün,hayattan keyif alan birini uyandığı andan itibaren kahvesini içerken ya da spor salonuna gidip futbol oynarken
Speaker A
veya resim yapmak gibi sevdiği bir şeyi yaparken ya da doktorluk yaparken sonra da sağlıklı ailesinin yanına eve dönerken İnsan daha ne isteyebilir?
Speaker A
Diyordum ki, biliyor musun bütün bunların komik yanı ne? İnsan çabuk unutuyor Ne demek istiyorum?
Speaker A
Sen de ben de dizlerimizle ilgili sorunlar yaşadık ve bu bizi çok zorluyordu Ne zaman spor yapan birini görsek, “Keşke ben de spora gidebilsem” derdik “Keşke koşuya çıkabilsem” O zaman kıymetini anlıyorsun bacağının iyi olduğu günlerin ve eskiden yaptığın her şeyi yapabildiğin zamanların
Speaker A
Sonra yeniden dönüyorsun boksa, tenise ve yine unutuyorsun sağlıklı bir dizin ne büyük bir nimet olduğunu İnsanlar da böyle hastalandıklarında Tek düşündükleri şey “Hastayım” oluyor “Hastayım.
Speaker A
Gidip Panadol ya da ne olursa olsun alayım, yeter ki iyileşeyim” En sevdiğin filmi bile izlemek istemiyorsun ya da en sevdiğin diziyi veya sevdiğin müziği dinlemek Tek düşündüğün mesela ateşten ya da hastalıktan kurtulmak oluyor Aklında sadece bu oluyor Sonra iyileşiyorsun
Speaker A
ve ilk hafta şöyle diyorsun “Bu nimet için Allah'a şükür” İki üç hafta sonra yine unutuyorsun Sonra birinin sana o nimeti tekrar hatırlatması gerekiyor İnsan unutuyor Ünlü olmayı seviyor musun?
Speaker A
Peki Deniz, sence ünlü olduktan sonra kendinden bir şeyler kaybettin mi? Bir sorum var Bazen oyuncuların bunu hiç düşünüp düşünmediğini merak ediyorum Hiç şunu düşünüyor musun? İnsanlar gerçekten Deniz'i mi seviyor, yoksa ekranda gördükleri karakteri mi?
Speaker A
Bu aslında önemli bir nokta ünlü olan herkes için Ben de bunu bizzat yaşadım Ünlüyüm diye övünmüyorum Sadece şunu söylüyorum ben de böyle durumlar yaşadım İnsanlar senitanımaya başladığında ya da ünlü olduğunda bazen nedenini bilmiyorsun insanların seninle neden konuştuğunu ya da kafalarında seninle ilgili nasıl bir imaj oluşturduklarını
Speaker A
daha sen konuşmadan Mesela, diyelim ki senden hoşlanan bir kız var ve sana ilgi göstermeye başlıyor ama kafasında Deniz'le ilgili çoktan bir imaj oluşturmuş Belki ona göre Deniz komik biri yemek de yapabiliyor ve tabii ki saygılı biri Yani kafasında sana dair koca bir özgeçmiş hazırlamış
Speaker A
ve senin bundan haberin bile yok Ama o seni tanıdığını sanıyor kafasında yarattığı o imaja bakarak Ve bu bazen sorun da olabiliyor, özellikle birini tanımaya başladığında bir ilişkideyken karşındaki kişi zaten belli bir imaj oluşturmuşsa gördüğü her şeye dayanarak sosyal medyada, filmlerde ve dizilerde gördüklerinden yola çıkıp
Speaker A
Deniz'le ilgili böyle bir imaj oluşturuyor ama aslında o, gerçek Deniz değil Ama o, “Hayır, hayır, ben Deniz'i tanıyorum” diyor Hiç böyle bir sorun yaşıyor musun?
Speaker A
Evet Evet evet Peki aşk senin için ne ifade ediyor? Evet Aşkta yaptığın en büyük hata neydi?
Speaker A
Demek romantik bir âşıksın Romeo Romeo Romeo Romeo Sence aşk bazen insanlarahata yaptırıyor mu? Tamam Romeo Şu anda hayatında biri var mı?
Speaker A
Allah'a şükür Biliyor musun, bazen Deniz, birçok kişi bana soruyor çünkü aşk insanın kafasını gerçekten karıştırabiliyor İnsanın kafası karışıyor Bana soruyorlar “Sağlıklı bir ilişkide olup olmadığını nasıl anlarsın?” Ben de hep şunu düşünüyorum bunun işaretleri neler?
Speaker A
İnsan kendine hangi soruları sormalı? Çünkü âşık olduğunda bazen ayırt edemiyorsun sağlıklı mı değil mi Ben de düşünmeye başladım “Bunun işaretleri neler olabilir?” Bence bir işaret var o da mum ışığın ışığını büyüyorsa eğer ışığın giderek parlıyor ve yayılıyorsa, sağlıklı bir ilişkidesin
Speaker A
Ama eğer mumun giderek küçülüyorsa o zaman sağlıklı bir ilişkide değilsin Bunu hep görürsün mesela hep neşeli arkadaşların vardır sevecen, hayat dolu insanlardır, sonra bir ilişkiye başlarlar ve bir and ışıkları söner Onlara, “Sen artık sen değilsin” dersin Onlar da, “Hayır, ben onu seviyorum” der
Speaker A
“Hayır, bu ilişki sana iyi gelmiyor çünkü mumun sönmeye başlıyor daha da parlak yanmak yerine ve bütün odayı aydınlatmak yerine” Bence bu çok güçlü bir işaret çünkü sen de dedin ki bu aşk sana iyi hissettiriyor ve seni geliştiriyor Ben de düşündüm ki demek ki mumun
Speaker A
daha parlak yanıyor ve gözlerin ışıldıyor Fark ettiğim ikinci işaret ise, bence gerçekten çok önemlidir huzurunu ne sıklıkla kaybettiğin Eğer huzurunu çok sık kaybediyorsan mesela haftada iki kez bu zaten ödenmeyecek kadar ağır bir bedel Neden huzurunu kaybetmek zorundasın?
Speaker A
haftada iki kez,saçma sapan şeyler yüzünden ya da ufak tefek anlaşılmalar yüzünden hiçbirine gerek yokken Diyorsun ki, “Boksa gidiyorum” diyorsun, o da “Tabii, boks bendendaha önemli zaten” diyor Sen de, “Hayır, ben sadece boksa gitmek istiyorum” diyorsun Oysa bir başkası şöyle diyebilir
Speaker A
“Bugün boksa gitmedin.Hadi git” O zaman gereksiz yanlış anlaşılmalar da olmuyor Yani huzur da gerçekten çok önemli Bir ilişkide gerçekten önemli olduğunu düşündüğüm iki şey bunlar Bir de hoşuna gidebilecek başka bir şey var hoşuna gidebilecek başka bir şey var
Speaker A
Tamam, diyelim ki Deniz'in yaşadığı aşk bir Mercedes en üst sınıf, bir Mercedes Sağlıklı bir aşk Mercedes'indeki turbo gibidir motorun kendisi değil Motor sensin Sen zaten tam donanımlı bir arabasın Dört tekerleğin var motorun, sileceklerin ve sinyallerin var Her şeyin var.Sen eksiksiz bir arabasın
Speaker A
Doğru kişi de turbodur biraz daha hızlı gitmene yardımcı olur Bu yüzden sağlıklı aşkı hep turbo gibi düşünüyorum diğer kişi için motor değil tekerlekler de değil Çünkü “Benim bir tekerleğim eksik” diyorsan orada zaten bir sorun var demektir İçindeki bir boşluğu
Speaker A
başka biriyle doldurmaya çalışıyorsun Ama “Anas, ben eksiksiz bir arabayım yoluma devam etmem için gereken her şeye sahibim ama doğru kişi daha hızlı gitmeme yardımcı oluyor gelişmeme yardımcı oluyor ve beni daha da motive ediyor” diyorsan Evet Bir de tavanını açıyorsun
Speaker A
Hiç evlenmeyi düşünüyor musun? Yani evlilik senin için önemli mi? Baba olma fikri? Dürüstlüğün hoşuma gitti ve ne kadar gerçekçi olduğun çünkü ideal cevap “Tabii ki” demek olurdu sonra da bla bla bla Ama sen gerçekçi bir cevap verdin “Asla” demedin
Speaker A
“Kesinlikle” de demedin Bence insanın olabileceği en iyi ruh hâli ya da bakış açısı Zen gibi bir tarafsızlık hâli yani şöyle ne “Mecburum” ne de “Asla” Sen, “Olacağı varsa ve doğru gelirse, olur” dedin olmazsa da sorun değil Bence bu
Speaker A
oldukça sağlıklı bir bakış açısı Çünkü biliyorsun Deniz,insanlardan sık sık şunu duyarsın mesela “Artık 40 yaşındayım ve hâlâ evlenmedim,çocuk istiyorum” Ne oluyor?
Speaker A
O çaresizlik hissi çok yoğunlaştığında ve iyice çaresiz hissettiğinde aradığın özellikler ve senin için önemli olan kriterler düşmeye başlıyor Bu, aç olmak gibi Çok aç değilsen "Hayır, eve gidene kadar beklerim ve sağlıklı bir şeyler yerim" dersin Ama eğer iki üç gündür hiçbir şey yemediysen ve sana
Speaker A
hayal edilebilecek en kötü yemeği getirirsem kalori ve yağ dolu olsa bile yine de yersin Sana zararlı olduğunu bilirsin ama açlıktan öldüğün için çaresizsindir Yani ne kadar çaresiz olursan o kadar az seçici olursun ve o kadar çok hata yaparsın
Speaker A
Bu yüzden bence insanın kendi içinde huzurlu olması çok önemli Olursa ne güzel olmazsa da sorun değil Bu çok daha önemli Doğru Senin de çok dengeli bir düşünce yapın var Düşünce tarzını gerçekten çok beğeniyorum Ne fazla duygusal ne de fevri
Speaker A
Gayet dengeli ve bu gerçekten çok önemli çünkü hayatta daha doğru kararlar vermeni sağlıyor Evlilik ve çocuk sahibi olmakla ilgili bunların birer sorumluluk olduğunu söylemen hoşuma gitti Bence çoğu insan farkında değil bu kararın ne kadar önemli olduğunun Bence kiminle evleneceğine dair vereceğin karar
Speaker A
rahatlıkla insanın hayatındaki en büyük karar olabilir En büyük karar Seni ya cennete götürür ya da cehenneme - Kesinlikle Çocukların bizim mirasımız olduğunu söylemiştin Ben de hep söylerim çocuklarımız bizim mirasımızdır Bir gün hepimiz gidiyoruz ve arkamızda bu dünyaya ya nimet ya da lane olabilecek insanlar bırakıyoruz
Speaker A
Beyaz Kart'ı alabilir miyim? Bir de #ABtalks Kart Oyunu'nu varsa Teşekkür ederim Tamam Tamam, şimdi bunlar senin söylediğin bazı şeyler ve bunlarla ilgili ne düşündüğünü merak ediyorum Tamam mı?
Speaker A
Eğer hiç söylemediysen de "Anas ben bunu hiç söylemedim" de Tamam Deniz, yalnız vakit geçirmekten hoşlandığını söylemiştin Değil mi?
Speaker A
Neden? İlginç Pek romantik olmadığını söylemiştin Ben de öyleyim Mesela odaya kadar uzanan gül yaprakları meselesini hiç anlamıyorum Yani gül yapraklarını yere saçılmış görsem "Bunu kim yaptı? Gülleri neden mahvettiniz?" derim Gerçekten buna hiç gerek yok Bana göre romantizm sadece biriyle pizza yiyip
Speaker A
birlikte gülmek olabilir sokakta yürümek el ele tutuşmak sohbet etmek birlikte dondurma yemek Bütün örneklerim yemekle ilgili ama demek istediğim çok basit şeyler İlla büyük ve gösterişli bir jest olması gerekmiyor Biliyor musun, bence oyuncu Ethan Hawke bir röportajında şöyle bir şey söylemişti
Speaker A
demişti ki, ''Bazen insan şöyle düşünür Michelin yıldızlı bir restoranda yer ayırtmalıyım ki hayatımın en güzel buluşmasını yaşayayım Ama sonra yoldayken araban bozulabilir ve yağmur yağmaya başlar üç saat boyunca arabada sadece sohbet edersiniz gülersiniz ve bu çok daha güzel bir buluşma olur
Speaker A
Aynen öyle Pekâlâ, Bay Romeo bakalım Tamam "Ben zamanla âşık olan biriyim Birini ne kadar çok tanırsam ona o kadar çok bağlanırım" demiştin Bununla ne demek istedin?
Speaker A
Sana yardımcı olmamı ister misin ilk görüşte aşk teorin konusunda? Belki işine yarayacak bir şey söyleyeyim Aşkın çok güzel bir tanımı var bir zamanlar öğrendiğim Der ki aşk kimya ve çekimin ötesinde bir şeydir Kolay olan kısmı bu Ama aşk bu değil
Speaker A
Aşk başka bir şey Aşk saygı gerektirir ve güven gerektirir Markette yürürken birini görüp "Sana güveniyorum ve sana saygı duyuyorum" diyemezsin Nasıl?
Speaker A
Beni daha tanımıyorsun bile Hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun... Güven zamanla oluşur Saygı da zamanla oluşur Benimle tanışıp "Anas, tamam" diyebilirsin "Tanıştığımıza memnun oldum" "İlk izlenimim iyi" Hepsi bu Ama "Anas'ı daha tanımıyorum" dersin Bana bir kardeş gibi olacak mı?
Speaker A
İhtiyacım olduğunda yanımda olacak mı? Düşünce tarzına saygı duyuyor muyum? Yoksa her şey lafta mı?
Speaker A
Bunu ancak zamanla anlarsın Anas'a güvenip saygı duyup duyamayacağını İlk gün tanışıp "Sana saygı duyuyorum ve güveniyorum" diyemezsin Bu yüzden bence aşkın,romantik aşkın bile temelinde güven olmalı ve mutlaka saygı olmalı Yani birine bakıp "Her şeyi hissediyorum" diyemezsin. Böyle olmuyor
Speaker A
Peki Deniz "Kıskanırım ama her zaman değil" demiştin Bununla ne demek istedin? Öncelikle teşekkür ederim vakit ayırdığınız için ve tüm yanıtlarınızı paylaştığınız için sizinle paylaştığımız ankette Anketin biraz uzun olduğu doğru ama çok önemli Neden?
Speaker A
Deneyim ve bilgimizle size nasıl yardım edebileceğimizi anlayabilelim diye kendi kişisel deneyimlerimden de Tahmin edin, tüm yanıtların çoğunda ortaya çıkan tek şey ne?
Speaker A
O tek şey ne? Birçoğunuzun hedeflerine ulaşamadığıdır belki hayatınızın büyük bir bölümünde kaybolmuş hissediyorsunuz ya da belirli bir hedefiniz var ama ona ulaşamıyorsunuz Belki de size yardımcı olabilirim yaşadığım deneyimler aracılığıyla konuklardan ve hayattan öğrendiklerimle Bu yüzden yedi e-posta hazırladık
Speaker A
ücretsiz bir kurs gibi Kayıt olabilirsiniz ve yedi e-postayı alabilirsiniz bunlar tamamen uygulamaya yönelik sadece teorik değil ve uygulaması zor da değil Hayır, uygulamaları kolay Yavaş yavaş hayatınıza dahil edebileceğiniz şeyler hedeflerinize ulaşabilmeniz için Bağlantıyı açıklamada bulabilirsiniz Kayıt olun, bilgilerinizi girin
Speaker A
ve umarım bu e-postalardan ve bilgilerden faydalanırsınız Şöyle demiştin "Bence şöhret insanın gerçek madenini sınıyor Çünkü bence birçok insan gerçekten olgunlaşmadan ünlü oluyor" Doğru Şunu söylemiştin en çok gurur duyduğun şeyin kendini sevmek olduğunu Bununla ne demek istedin?
Speaker A
Bu gerçekten çok önemli bir konu Deniz Çünkü genelde seni eleştiren biri kendisiyle barışık olmayan biridir Ama biri "Tamam, anladım" diyorsa kendisiyle barışıktır Kendini sevmek çok kapsamlı bir konu çünkü insanlar kendini sevmeyi gururla ya da kibirle karıştırıyor, değil mi?
Speaker A
Kendini sevmek, kendini başkalarından üstün görmek demek değildir Az önce söylediğini açıklamanın en iyi yolu şu Uçaktasın ve acil bir durum yaşanıyor Oksijen maskeleri düştüğünde önce kendi maskeni takarsın, sonra çocuğunkini Önce çocuğunkini, sonra kendininkini değil Hayır, önce kendi maskeni takarsın
Speaker A
Sonra da çocuğunkini takarsın Çünkü aksi hâlde sen ölürsen kime ne faydan olur? Kimseye yardım edemezsin Yani iyi bir evlat iyi bir eş ya da iyi bir arkadaş olmak istiyorsan önce senin iyi olman gerekir ki başkalarına da iyi gelebilesin
Speaker A
Sen kendin zorlanırken başkalarına destek olmaya çalışamazsın çünkü eninde sonunda sağlığın bundan etkilenir Depresyona girebilirsin kimlik krizi yaşayabilirsin vesaire Bu yüzden ne demek istediğini çok iyi anlıyorum İnsanın önce kendine iyi bakması gerekiyor Ve senin de dediğin gibi tek bir hayatımız var
Speaker A
Bugün arabadaydık ve bu konu açıldı Ben de dedim ki "Deniz'le konuşmak istediğim kendini sevmekle ilgili bir sorum var" Menajerim de "Evet,bu konuyu mutlaka konuşmalısın Gerçekten çok önemli bir konu" dedi Ben de ona dedim ki mesela bir keresinde Instagram'da bir şey paylaşmıştım
Speaker A
ve insanlar biraz tepki göstermişti Ama güzeldi çünkü gerçekten karşılıklı bir tartışma olmuştu yorumlarda Mesela şöyle demiştim...
Speaker A
Bana sordular "Kendini sevmek derken ne demek istiyorsun?" Ben de "Bana garip gelen bir şey var" dedim Mesela sigarayı ele alalım Sigara Dünyada hiç kimse sana sağlıklı olduğunu söylemez Hiç kimse, bu zaten kesin Araştırmalar da sigaranın zararlı olduğunu ortaya koymuş
Speaker A
Bunu herkes biliyor Evet tamam zararlı Peki neden her gün içiyorsun? Bu yüzden sürekli sigara içen birini gördüğümde Bağımlılığı hariç tutalım Bağımlı olan biri istisna çünkü bu bir hastalık Bağımlıysa tamam,o farklı bir durum Onu bir kenara bırakalım Ama nargile içen biri
Speaker A
elektronik sigara, IQOS ya da başka bir şey kullanan biri bunun seni yavaş yavaş öldürdüğünü biliyorsun günden güne ya da kanser riskini artırdığını Her gün sigara içiyorsan gerçektenkendini yeterince sevdiğini söyleyebilir misin?
Speaker A
Her gün sigara içiyorsan? Yoksa söylediklerim hoşuna gitmedi mi? Şöyle diyemezsin "Hayır, sorun yok. Benim için sorun değil Beni etkilemiyor" Hayır, biliyoruz ki herkesi etkiliyor Neden her gün sigara içiyorsun?
Speaker A
Neden her gün kızarmış yiyecekler yiyorsun? Her gün çikolata? Her gün şeker? Neden? Kendini gerçekten yeterince seviyor musun?
Speaker A
"Kendimi yeterince sevmiyorum" diyebilirsin "Kendimi seviyorum ama yeterince değil" Ama "Kendimi tamamen seviyorum"deme, hayır Bunu sende de görebiliyorum İçeri girdiğin andan beri dış görünüşüne özen gösteriyorsun vücuduna da bu yüzden zihnin otomatik olarak şöyle düşünüyor "Onun bu yönünü takdir etmek lazım"
Speaker A
çünkü kendine özen gösteren biri Yani bir insan sadece vücuduna özen gösterse bile otomatik olarak insanların gözünde biraz daha fazla saygı kazanıyor çünkü biri temizse derli toplu ve bakımlı görünüyorsa şöyle düşünürsün "Bu insan hayatını düzene koymuş kendine bakıyor" Ama ben böyle gelirsem
Speaker A
perişan, dağınık ve kötü kokarak şöyle düşünürsün, "Allah bilir evi ne hâldedir" Allah bilir banyosu, mutfağı, buzdolabı ne hâldedir ya da arabası nasıldır Ama kendine bakan birini gördüğünde otomatik olarak şöyle düşünürsün, "Güzel, bu insan kendine bakıyor" Evet Bence biraz safça, Deniz,
Speaker A
insanların... İngilizcede şöyle bir söz vardır,"Bir kitabı kapağına göre yargılama" Tabii tabii ama biraz yargılayabilirsin tamamen değil çünkü kapak sana bir şey söyler Bir kitabın adı sana bir şey söyler Tasarımı, kalitesi kitap hakkında bir şeyler söyler Yani, "Hayır, kitabı hiç yargılamayacağım" diyemezsin
Speaker A
Hayır, kapağına bakıp biraz fikir edinebilirsin Yani şu sözün vermek istediği mesaj "Bir kitabı kapağına göre yargılama" genel olarak doğru ama tamamen doğru değil çünkü dış görünüş sana bir şey söyler Beni gözaltlarım şişmiş,perişan ve gözlerim kıpkırmızı görsen bu benim hakkımda bir şey söyler
Speaker A
"Beni yargılama" diyemem Hayır, beni yargılayabilirsin Yani bu, benim hakkımda bir şey söyler Evde nasıl biri olurum?
Speaker A
Bu, hayatımın iyi gidip gitmediğine dair bir şey söyler mi? Yani dış görünüş Dinimizde bile İslam'da denir ki,"Temizlik imandandır" Temizlik, Müslüman olarak yaşamının bir parçasıdır O yüzden temiz ol Güzel kok, kendine bak,saçını düzelt Güzel giyin, kıyafetlerini ütüle Yani aslında bence dış görünüş
Speaker A
her şey değil,ama bir şeyler anlatıyor Evet Yani ilk izlenimin olumlu Kendini yakışıklı buluyor musun?
Speaker A
Evet Bence hoşuna gidecek bir söz var Benim en sevdiğim sözlerden biri Sokrates şöyle demiş, "Konuş ki seni görebileyim" Konuş ki seni görebileyim Yani İyi görünebilirsin, ama bazen daha konuşmaya başlar başlamaz şöyle düşünürsün, "Ah..." aptal ya da kibirli biri gibi gelir
Speaker A
ve içinden,"Keşke hiç konuşmasaydı" dersin Bir başkasıysa gayet derli toplu görünebilir ya da sıradan ama konuşmaya başladığı anda şöyle düşünürsün,"Vay be, bu insan harika" Çok karizmatik,enerjisi de harika Yani bu çok daha önemli ikisinin bir arada olması da tabii ki harika
Speaker A
Bugün bu programda benim için önemli olan da bu, Deniz, çünkü eminim izleyiciler, kızlar da erkekler de,"Deniz yakışıklı, çok iyi görünüyor" diyordur Bu bir nimet, çok şükür Allah'ın sana verdiği annenin ve babanın genlerinden gelmiş çok şükür Ama bu program şunu soruyor,"Deniz başka nasıl biri?"
Speaker A
Yakışıklı,evet, bunda hemfikiriz Peki başka? Sonra şöyle düşünüyorsun,"Vay be, ne güzel düşünüyor" hani aşka, işe,hayata bakışı... tamam yavaş yavaş daha çekici hâle geliyorsun özellikle de güzel üşünüyorsan birinin gözünde İkisi de Ben de hep şunu söylerim, Deniz her şeyden önce,
Speaker A
bugün sahip olduğun en değerli şeyi bana veriyorsun bizi izleyen kişi de bize sahip olduğu en değerli şeyi veriyor yani dikkatini ve zamanını En değerli şey de bu,çünkü bir düşün şunu bir düşün sen ve ben geçen her saniyede ikimiz de ölüme bir saniye daha yakınız
Speaker A
Doğru O yüzden en değerli şey birine zamanını ayırmaktır Sevgi budur, cömertlik budur Bunu asla hafife almam Biri bana zamanını ayırıyorsa, bunun kıymetini gerçekten bilirim Biliyor musun?
Speaker A
Bu biraz konunun dışına çıkacak ama geçenlerde bunu ekibime anlatıyordum şu gerçekten şaşırtıcı bazı insanların yoksulluk zihniyetine sahip olması Ne kadar paraları olursa olsun zihniyetleri hâlâ yoksul "Ne demek istiyorsun?" dediler Ben de bazen ünlüleri gördüğümü söyledim rahatlıkla 100 milyon dolarları var
Speaker A
hatta daha fazlası O kadar çok paraları var ki sonra onları saçma sapan bir reklamda görüyorum Tamam mı?
Speaker A
Ve düşünüyorum ki, "Zaten en az 100 milyon doların var en azından Neden bir reklam daha yapman gerekiyor hem de senin alanın bile olmayan bir konuda?" Yaptıkları işle hiçbir ilgisi yok Belki saçma sapan bir reklam bir yemek ya da mutfak aleti reklamı
Speaker A
buzdolabı falan Sen futbolcusun Bunun seninle ne ilgisi var? Neden fırın reklamı yapıyorsun? Ama bence yoksulluk zihniyetindeler çünkü tek düşündükleri, "Bana 10 milyon dolar verecekler eğer fırının reklamını yaparsam" Evet, ama zaten 100 milyon doların var neden daha fazlasına ihtiyacın var?
Speaker A
100 milyonla 110 milyon arasında ne değişecek? Bazı insanların yoksulluk zihniyetinde olması gerçekten şaşırtıcı Sürekli ellerindekinin yetmediğini düşünüyorlar ama fark etmiyorlar az önce söylediğin şeyi o reklamı çekmek için harcadıkları iki günü anneleriyle geçirebilirlerdi ya da tek başlarına ya da çocuklarıyla
Speaker A
ya da futbol oynayabilirlerdi Ama hayır, fazladan 10 milyon dolar daha önemli üstelik zaten 100 milyon dolarları varken Kesinlikle Kendinden pbeklentilerinin başkalarının senden beklentilerinden daha yüksek olduğunu söyledin Bununla ne demek istedin?
Speaker A
Bugüne kadar birinin sana söylediği ve hâlâ unutamadığın en incitici şey neydi? Herhangi bir şey belki beş yaşındayken belki ergenlik dönemindeyken belki oyunculukla ilgili, bilmiyorum, hiç unutamadığın aklından hiç çıkmayan bir şey Garip bir soru Seçmek zorunda olsaydın tüm anılarını silmeyi
Speaker A
ama yeni anılar biriktirebilmeyi mi yoksa mevcut anılarını korumayı ama bir daha asla yeni anı biriktirememeyi mi hangisini seçerdin?
Speaker A
Deniz Can, eğer dünyadaki her çocuğa tek bir ders verebilseydin onlara ne öğretirdin? Güzel cevap Eğer üç yıl sonra öleceğini bilseydin hayatında neyi değiştirirdin?
Speaker A
En sevdiğin renk ne? Siyahı neden sevdiğine dair üç sebep söyle Benzersiz tamam En sevdiğin hayvan hangisi?
Speaker A
Herhangi bir hayvan Balina tamam Hayır, birini seç En sevdiğin bir tanesini seç Balina tamam Üç sebep söyle Tamam renk Deniz'in kendini nasıl gördüğünü temsil ediyor Sen de gizemli, şık, ve benzersiz dedin Tamam En sevdiğin hayvan ise ideal partnerini temsil ediyor
Speaker A
Sen de, bireysel dedin Yani kızın kendine has bir kişiliği var ve eşi benzeri yok Bir de onun hakkında pek bir şey bilmiyoruz,o yüzden gizemli ve merak uyandırıyor dedin Ayrıca cüssesine rağmen ve ne kadar heybetli görünse de, empati yeteneğinin çok yüksek olduğunu söyledin
Speaker A
Birinin dış görünüşüne aldanma Mesela bir kız görebilirsin güçlü görünebilir ama aslında duygusal açıklığı yüksek empati sahibi, nazik ve yumuşak biri olabilir, yıkıcı değildir Sen de yıkıcı olmasını beklediğin bir şeyin aslında yıkıcı olmadığını söyledin Bitkilerle besleniyor ve çevreye zarar vermiyor
Speaker A
Genel olarak şunu anlatıyor İdeal partnerinin bu üç özelliğe sahip olmasını istiyorsun Buradan bir soru soracağız Benim için karıştır Tamam bakalım Bir tane seçeceğiz Senin için ben seçeceğim Bir soru soracağım, ama hangisi olduğunu sen söyle Hangi soru?
Speaker A
Hangisi? Bakalım Tamam güzel Şimdi sana soracağım, sen de bunu atacaksın cevap vermeden önce Cevap vermeden önce Soru şu: Sana kendini güçlü hissettiren şey nedir?
Speaker A
At Sen ve ben Herkes Yani sen ve ben ikimiz de cevap vereceğiz Peki sana kendini güçlü hissettiren şey ne?
Speaker A
Güzel cevap Peki beni güçlü hissettiren ne? Güzel soru Belki... Kendimi tanımak Bence kimse kendini yüzde yüz tanımaz ama kendimi genel olarak tanıyorum Sağlıklı olmak Yürürken düşünüyorum, "Nefes alabiliyorum" "Hareket edebiliyorum" "Bunu kaldırabiliyorum" Ve bunların bana kendimi güçlü hissettirdiğini düşünüyorum
Speaker A
Üretken olduğumda da kendimi güçlü hissediyorum Bir gün içinde bir sürü şeyi yapmayı başarırsam, çocuklarımı ararsam, işlerimi halledersem, iyi bir toplantı yaparsam, bir bölüm çekersem, spora gidersem, iyi uyursam,iyi beslenirsem Yani günüm gerçekten verimli geçerse, kendimi iyi hissediyorum Bu da güzel bir cevap
Speaker A
Neden korkarsın? Sanırım bana bu cevabı veren ilk kişisin ve gerçekten çok güzel bir cevap Gerçekten mi?
Speaker A
İlk kişisin Üstelik 400'den fazla röportaj yaptım Gerçekten çok güzel bir cevap çünkü korku... Bence korku biraz tuz gibidir Biraz korku seni harekete geçirir ve bir şeyler yapmanı sağlar "Vücudum formdan düşüyor.Sağlığım bozuluyor." "Spora gitmeliyim.Daha iyi beslenmeliyim." "Ailem bana kırılacak,onları ziyaret etmeliyim."
Speaker A
Biraz korku iyidir Ama fazla korku seni felç eder Olduğun yerde donup kalırsın, mesela, "Hayır, bungee jumping yapmayacağım Hayır, o röportajı yapmayacağım O projeyi yapmayacağım O filmi çekmeyeceğim" İşte seni felç eden korku budur Evet Söylediğin şey çok önemli çünkü
Speaker A
yin ve yang hayattaki her şeyde olmazsa olmaz aslında Eğer hiç berbat bir restorana gitmediysen,iyi bir restoranın değerini anlayamazsın Hayatın boyunca hep aynı pizzayı yediysen,onun dünyanın en iyi pizzası olduğunu sanırsın ta ki daha iyisini yiyip şöyle diyene kadar, "Bir dakika, demek ki daha iyi pizza da varmış"
Speaker A
İlişkilerde de aynı şey geçerli işte de, birlikte çalıştığın yönetmende de arkadaşlıklarda da Kötü arkadaşlar vardır, bir de iyi arkadaşlar Yani hayatında böyle bir karşıtlığa ihtiyacın var Ölüm de varoluşla bir karşıtlık yaratıyor ve hayatla Bu yüzden çok önemli çünkü sana
Speaker A
insanların öldüğünü görüp "Vay be" dedirtiyor Bir istatistik var Ülkenin adını hep unutuyorum Bhutan olabilir mi?
Speaker A
Emin değilim, ama o ülkelerden biri işte ChatGPT'den bakabilirsin Dünyanın en mutlu insanları arasında oldukları söyleniyor, ve bu kadar mutlu olmalarının sebebi de her gün, ölümün onlara beş kez hatırlatılması Bu da insanların saçma, önemsiz şeyleri unutup gerçekten önemli olana odaklanmasını sağlıyor
Speaker A
"Nefes aldığım sürece ve ellerim tuttuğu sürece bu bana yeter Hayatın tadını çıkarayım.İyi bir insan olayım" Hayatında hâlâ hatırladığın en güzel anılarından biri nedir?
Speaker A
Peki hayatında yaşadığın en zor duygusal dönem hangisiydi? Tamam, derler ki, Deniz hepimiz tek bir telefonla dizlerimizin üzerine çökebiliriz Tek bir telefonla Peki hayatında kaybetmekten en çok korktuğun kişi kim?
Speaker A
onları kaybetmek olurdu Peki en son ne zaman tek başınayken ağladın? Sebebi neydi? Sorabilirsem... Yani zayıf noktaların çocuklar ve hayvanlar olabilir mi?
Speaker A
Eğer şansın yaver gitse de bu dünyadaki hayatının son gününü yaşıyor olsan ve etrafında sevdiğin insanlar,kardeşin olsa bilmiyorum,annenle baban olsa Ben anne babaların çocuklarındanönce gitmesini tercih ederim ama varsayalım ki sevdiğin herkes etrafında olsa, sence Deniz'den ne duymaları onlar için önemli olurdu
Speaker A
Deniz gitmeden önce? Belli ki Deniz, dayın senin için çok değerliymiş ondan bahsetmek bile seni duygulandırıyor Sence bugün seni görse seninle gurur duyar mıydı?
Speaker A
Bugün ona mesaj atabilseydin ve o da okuyabilseydi, ona ne yazardın? Hayır Güzel bir kişiliğe sahip olduğu belli Sen vefat etseydin sence mezarının başında en çok kim vakit geçirirdi?
Speaker A
İnsanların seni nasıl hatırlamasını istersin, Deniz? Son soru Tek kelimeyle Deniz Can Tek kelimeyle Zor Senin için bir cevabım var ama kendim için yok Sen cevabını ver,sonra ben de senin için ne söyleyeceğimi anlatayım Yeterli "benzersiz" diyorsun ya da bir sır küpü
Speaker A
Senin için bir kelime buldum Neymiş? Deniz Deniz Evet deniz Çünkü anlattığın her şey buna uyuyor eşsiz ve derin Denize bir sır söylersen onu atarsın denize ve biter Denizde kalır ve asla geri çıkmaz Sana çok yakıştırdım denizde de gizem ve derinlik var
Speaker A
Büyük ve engin Teşekkür ederim
Topics:Deniz CanABtalksröportajempatimutlulukkariyerçocuklukyaratıcılıkbaşarıhayat felsefesi











