Galatasaray, Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ettiği derbiyi taktik açıdan inceleniyor; ilk yarı baskı, pas istatistikleri ve Okan Buruk'un rotasyonları analiz ediliyor.
Key Takeaways
- Galatasaray, baskı ve pas kalitesiyle maçın ilk yarısına hakim oldu.
- Fenerbahçe'nin sert oyunu, oyun kurma eksikliğini gizleyemedi.
- Okan Buruk'un çok aşamalı rotasyon planı, derbinin kazanılmasında belirleyici oldu.
- Galatasaray'ın ikinci yarıdaki korumacı tavrı, son dakikalarda stres yaratmasına neden oldu.
What the video covers
- Derbi, Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi 2-1 yendiği, gollü ve pozisyonlu bir karşılaşma olarak değerlendiriliyor.
- Fenerbahçe'nin ilk 10-15 dakikada sert ve temaslı oyunla rakibi oyunda tutmayı hedeflediği, top kendisine geçtiğinde ise net bir oyun planı sergileyemediği belirtiliyor.
- Galatasaray'ın kadro tercihi (Lemina, Batraşov, Barış ve Yunus Akgün ikilisi) mücadele gücü ve pas güvenliği açısından övülüyor.
- İlk 15 dakikada Galatasaray'ın top hakimiyeti ve pas isabeti, Fenerbahçe'nin ise isabetle yalnızca 3 isabetli pas yaptığı istatistiklerle gösteriliyor.
- Galatasaray'ın ön alan baskısı ve rakibi çıkmaz sokağa sokan pres mekanizması, Fenerbahçe'nin uzun top oynamaya zorlanmasına yol açıyor.
- Okan Buruk'un bek çıkışları, orta saha rotasyonları ve Lemina'nın stoperler arasına girmesi gibi çok katmanlı varyasyonlar ayrıntılı biçimde anlatılıyor.
- İkinci yarıda Galatasaray'ın korumacı bir yaklaşıma geçtiği, Fenerbahçe'nin ise daha fazla risk alıp atak yaptığı yorumlanıyor.
- Son bölümde Fenerbahçe'nin kaçırdığı pozisyonlar ve kalecinin uzun oyunu ele alınıyor.
- Videonun ortasında kripto platformu Stablex'in sponsorlu mesajı yer alıyor.
Chapters
- 00:00Giriş ve derbinin genel değerlendirmesi
- 02:26Fenerbahçe'nin ilk dakika planı ve Galatasaray kadro tercihi
- 04:46İlk yarı istatistikleri ve top hakimiyeti
- 07:23Galatasaray'ın pres ve çıkmaz sokak baskısı
- 11:56Okan Buruk'un bek ve orta saha rotasyonları
- 17:16İkinci yarı değerlendirmesi ve risk alan Fenerbahçe
- 22:54Kaçırılan pozisyonlar ve sonuç
Full Transcript — Download SRT & Markdown
Speaker A
HBF'den herkese merhabalar. Dün akşam oynanan ve Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi 2-1 mağlup ettiği derbiyi konuşacağız. Maça dair sahada gördüklerimi analitik düzlemde sizlere aktarmaya çalışacağım.
Speaker A
Pozisyonları, atılan golleri taktik açıdan incelemeye çalışacağım. Öncelikle güzel bir derbi oldu. Bir kere gollü bir derbi oldu. Pozisyonların tamamına yakınını Galatasaray elde etmiş olsa da bol pozisyonlu bir derbi oldu. Bu derbide biliyorsunuz, standartlarımız hem skor anlamında hem oyun anlamında o kadar düştü ki son senelerde sahada futbol namına bir şeyler görebilmek mutlu ediyor. Açıkçası Fenerbahçe ilk 10 dakika itibarıyla niyetini çok açıkça belli etti. Futbol oynamaya değil, oynatmamaya gelmiş bir takım görünümündeydi. Galatasaray'a karşı sert olmak, temaslı olmak, onlara top yaptırmamak Fenerbahçe'nin ana planı gibi görünüyordu. Top kendisine geçtiğinde ise en azından ilk 15 dakika itibarıyla topla birlikte ne yapacaklarına dair bir başlangıç stratejisi olduğunu düşünmüyorum. İlk olarak Galatasaray'ı yer yer sertlikle ve temaslı oyunla durdurmak da amaç. Galatasaray tarafına bakarsak da Okan'ın bir kez daha bir başka derbiye, bir başka büyük maça yine çok büyük bir planla geldiğini gördük.
Speaker A
Bir kere çok doğru bir kadro. Fenerbahçe gibi sık sık geçiş bulabilen, kontra bulabilen bir takıma karşı Sara gibi sık top kaybı yapan değil, Lemina gibi hem kesici özellikleri daha yüksek hem de pas oyununu daha güvenli oynayan bir ismin tercih edilmiş olması değerli.
Speaker A
Batraakov tabii ki Lil maçındaki performansından sonra zaten kulübede olacağını hiçbirimiz düşünmüyorduk ama Batrakov'un sahada olması bence çok doğru bir tercih. Ama en önemlisi Leao ve San ile başlamak ya da ikisinden biriyle başlamak yerine, tıpkı Lil maçında olduğu gibi Fenerbahçe'nin o temaslı oyununa, fizikalitesine cevap verebilecek iki tane yerlisiyle sahaya çıkması bence çok doğruydu. Barış ve Yunus Galatasaray'ın mücadele gücünü çok yukarı çekiyor. Evet, top kaybı konusunda ön analizde de söylemiştim. Onlar da Leo ve Sane kadar top kaybediyorlar ama topun geri kazanılması noktasında Yunus ve Barış ellerinden geleni yaparken Sane ve Leo topsuz oyunda neredeyse yoklar. Hadi Sane bir tık daha bek takibi yapabiliyor ama Leo tavır olarak da olmadığını belli ediyor. Yani zaten Galatasaray'ın son 15 dakikada XC'ye şuta yansıyan bir şey olmasa da psikolojik olarak bu kadar strese girmesinin ve son 10 dakikayı biraz da Galatasaray'ın "aman 2-2 olursa" diye yaşamasının sebebinin de Okan Buruk'un değişiklikleri olduğunu düşünüyorum. Ama başlangıç stratejisi olarak kusursuz. Ne kadar kusursuz olduğunu size sayılar üzerinden, taktik tahta üzerinden, pozisyonlar üzerinden göstereceğim. Ama öncesinde çok kısa bir sponsorlu mesajımız var.
Speaker A
Akbank kuruluşu kripto varlık alım satım platformu Stablex, biz futbol severlere özel TOT taraftar kampanyası düzenledi. 31 Ekim'e kadar futbol koduyla Stablex'e üye olarak hesap doğrulaması yapan ilk 2000 kullanıcı, TOT aylık taraftar paketiyle Süper Lig maçları ve daha fazlasını 30 gün boyunca ücretsiz izleme şansına sahip oluyor. Ayrıntılı bilgi Stablex uygulamasında kampanyalar bölümünde.
Speaker A
İlk 15 dakika itibarıyla Galatasaray karşısında paralize olmuş bir Fenerbahçe izleyeceksiniz. Şöyle, ilk yarıyı bir ekrana getirirsem topa sahip olma 69'a 31. Bu da bence fazla ama ev sahibi Galatasaray oyuna üstün başladı. Kabul edilebilir bir noktada. Bakın şutlar 11'e 0. Bu bile kabul edilebilir bir noktada. Şutlar böyle olduğu için haliyle XG 0,87'ye 0. Rakip cezası aslında topla buluşma. Bunun bir başka tezahürü olarak 19'a 3. Galatasaray'ın ilk yarıyı ne kadar dominant geçirdiğini görüyoruz. Ve pas sayılarına, isabetli pas sayılarına bakarsak 202'ye 69. Bu bile kabul edilebilir bir noktada. Bir takım diğerinin 3 katı istatistik üretmiş, pas üretmiş. Fakat kabul edemeyeceğimiz nokta, maçın ilk yarısını üç parçaya bölersek ilk parçası yani 0-15 arası Galatasaray %85'e 15 topa sahip arkadaşlar. 70'e 30 hadi neyse ama 85'e 15. Bu ne demek biliyor musunuz? Biz oynamaya gelmedik. Galatasaray'ın pas isabet yüzdesi bu 15 dakikalık bölümde %87 isabetle paslaşıyor Galatasaray.
Speaker A
Yani evet, sen sertlik gösteriyorsun, basıyorsun falan ama tarif ettiğim öyle bir ön alan baskısı değil. Sadece sert olmak, döndürmemek ama yani rakip %87 ile paslaşmış. Buna karşılık Fenerbahçe %30 isabetle paslaşmış.
Speaker A
Galatasaray'ın ilk 15 dakikada 45 tane isabetli pası var. Fenerbahçe için bu sayı sadece 3. 15 dakikada 3 isabetli pas yapmış bir Fenerbahçe'den bahsediyoruz.
Speaker A
Bu işin kabul edilemez tarafı. Tabii ki birçok Fenerbahçeli için ilk yarının tamamına dair ortaya çıkan tablo kabul edilemez. Fenerbahçe'nin şut atmadan bitirdiği bir 45 dakika. Ama hadi olur yani. Bunlar futbolda gördüğümüz şeyler.
Speaker A
Fakat şu korkunç bir şey. Sadece buraya bakarak İsmail Kartal'ın tek planının sertlik olduğunu söyleyemeyiz. Okan Buruk'un da birçok katmandan oluşan çok aşamalı bir plan yaptığını düşünüyorum. Birazdan özellikle buildup rotasyonlarında Galatasaray'ın ne kadar çok plan hazırladığını, rakibini şaşırtmaya yönelik ne kadar çok varyasyon çalıştırdığını oyun kurulumunda göstereceğim. Ama ilk 15 dakika itibarıyla gördüğümüz tablo bir tur bindirme, bir süras, iki takım arasındaki kalite farkının ötesine geçen bir zihniyet farkı. Ve aslında tüm bu rakamları özetleyen uzunca bir sekans var. Öncelikle onu anlatmak istiyorum size. Sonra da Okan Buruk'un basın toplantısında altını kalın kalın çizdiği, kanat rotasyonlarına, merkez rotasyonlarına çok çalıştık dediği rotasyonların ne olduğunu anlatacağım size.
Speaker A
Şimdi pozisyon, bunu aklınızda tutun. Bir Fenerbahçe aut atışıyla başlıyor. Ederson Arç'a Archi Levente oynadığında zaten Galatasaray'ın istediği şey onları çıkmaz sokağa doğru kaydırmak. Bakın Osimen, Batrakov, Toreira ve baskıya giden Yunus Levent'e uzun vurduruyor. Uzun vurulduğunda top havaya kalktığında arkadaki eşleşmeleri de göstermek istiyorum. Galatasaray'ın yaptığı çok akıllıca bir şey. Barış'ı Semedo'dan koparıp hemen Genduzi'ye veriyor ki Toreira bu baskıda az önceki karede gördüğünüz üzere Kante'ye çıktığında boş kalan adam Genduzi değil, boş kalan adam ters taraftaki Semedo olsun. Yani bu Galatasaray'ın hep anlattığımız, topun olduğu tarafa doğru koşup rakibi çıkmaz sokağa sokma hadisesi. Leventin vurduğu topta karşılayan Davinson burada top Toreira'nın önünden sekiyor. Batrakov topu almaya çalışırken Archi Brown'un müdahalesiyle top şuraya açılıyor. Barış bu topu topluyor ama Atilla Karaoğlan'ın da Torreira'nın kafasını karıştırdığı bir pozisyonda Torreira hakemden kaçmaya çalışırken Barış'ın attığı pası yakalayamayıp topu kaybediyor.
Speaker A
Fenerbahçe topu kazandı. Normal şartlarda bir geçiş beklersiniz ama burada maçın 13. dakikası. Fenerbahçe ancak bir tane isabetli pas yapmış dediğim bölüm burası. Kante biraz soluklanalım. Şu top biraz bizde kalsın dercesine. Basıyor topa, Oğuz'a dönüyor. Oğuz Levent'e, Levent Arç'a, Arç Ederson'a dönüyor. Fakat Galatasaray presi bir daha tetikleniyor. Yine Sardıkbaşa, Fenerbahçe bir daha uzun vurdu Ederson'la. Bu sefer karşılayan Abdülkerim Lemine'i önüne katıp Barış'a aktarıyor. Barış'ın arkasından gelen Greenwood topa dokunuyor ve bu top kornere çıkıyor. Galatasaray önde bastı, uzun vurdurdu. Fenerbahçe bir daha oyun kurmaya çalıştı. Bir daha uzun vurmak zorunda kaldı. Galatasaray bir daha topladı. Aynı sekansta iki kere çalışan bir Galatasaray baskısı ve oyun kurmakta zor durumlara düşüp uzun vuran bir Fen
Speaker A
İlk 15 dakika itibariyle Galatasaray karşısında paralize olmuş bir Fenerbahçe izleyecek. Şöyle ilk yarı olarak bir ekrana getirirsem topa sahip olma 69'a 31. Bu da bence faiş ama ev sahibi Galatasaray oyuna üstün başladı. Kabul edilebilir bir noktada. Bakın şutlar
Speaker A
11'e 0. Bu bile kabul edilebilir bir noktada. Şutlar böyle olduğu için haliyle XG 087'ye 0. Rakip cezası aslında topla buluşma. Bunun bir başka tezahürü olarak 19a3. Galatasaray'ın ilk yarıyı ne kadar dominant olduğunu görüyoruz. Ve pas sayılarına, isabetli pas sayılarına bakarsak 202'ye 69. Bu
Speaker A
bile kabul edilebilir bir noktada. Bir takım diğerinin 3 katı istatistik üretmiş, pas üretmiş. Fakat kabul edemeyeceğimiz nokta maçı ilk yarıyı üç parçaya bölersek ilk parçası yani 015 arası Galatasaray %85'e 15 topa sahip arkadaşlar. 70'e 30 hadi neyse ama 85'e
Speaker A
15. Bu ne demek biliyor musunuz? Biz oynamaya gelmedik. Galatasaray'ın pas isabet yüzdesi bu 15 dakikalık bölümde %87 isabetle paslaşıyor Galatasaray.
Speaker A
Yani evet sen sertlik gösteriyorsun, basıyorsun falan ama öyle bir ön alan baskısı değil bu tarif ettiğim. Sadece sert olmak, döndürmemek ama yani rakip %87 ile paslaşmış. Buna karşılık Fenerbahçe %30 isabetle paslaşmış.
Speaker A
Galatasaray'ın ilk 15 dakikada 45 tane isabetli pası var. Fenerbahçe için bu sayı sadece 3 15 dakikada 3 isabetli pas yapmış bir Fenerbahçe'den bahsediyoruz.
Speaker A
Bu işin kabul edilemez tarafı. Ya tabii ki birçok Fenerbahçeli için ilk yarının tamamına dair koyulan tablo kabul edilemez. Fenerbahçe'nin şut atmadan bitirdiği bir 45 dakika. Ama hadi olur yani. Bunlar futbolda gördüğümüz şeyler.
Speaker A
Fakat şu korkunç bir şey. Sadece şuraya bakarak İsmail Kartal'ın tek planının sertlik. Okan Burru'un da birçok katmandan oluşan çok aşamalı bir plan yaptığını düşünüyorum. Birazdan özellikle buildup rotasyonlarında Galatasaray'ın ne kadar çok plan hazırladığını, rakibini şaşırtmaya yönelik ne kadar çok varyasyon
Speaker A
çalıştırdığını göstereceğim oyun kurulumunda. Ama ilk 15 dakika itibariyle gördüğümüz tablo bir tur bindirme, bir süras, iki takım arasındaki kalite farkının ötesine geçen bir zihniyet farkı. Ve aslında tüm bu rakamları özetleyen de uzunca bir sekans var. Öncelikle onu anlatmak istiyorum
Speaker A
size. Sonra da şu OkanBur'un basın toplantısına da altını böyle kalın kalın çizdiği, kanat rotasyonlarımıza, merkez rotasyonlarımıza çok çalıştık dediği rotasyonların ne olduğunu anlatacağım size. Şimdi pozisyon, bunu aklınızda tutun. Bir Fenerbahçe out atışıyla başlıyor. Ederson Arç'ye Archi Levente oynadığında zaten Galatasaray'ın
Speaker A
istediği şey onları çıkmaz sokağa doğru kaydırıp bakın Osimen, Batrakov, Toreira ve baskıya giden Yunus Levent'e uzun vurduruyor. Uzun vurulduğunda top havaya kalktığında arkadaki eşitleşmeleri de göstermek istiyorum. Galatasaray'ın yaptığı çok akıllıca bir şey. Barış'ı Semedo'dan koparıp hemen Genduzi'ye veriyor ki Toreira bu baskıda az önceki
Speaker A
karede gördüğünüz üzere Kante'e çıktığında boş kalan adam Genduzi değil boş kalan adam ters taraftaki Semedo olsun. Yani bu Galatasaray'ın hep anlattığımız topun olduğu tarafa doğru koşup rakibi çıkmaz sokağa sokma hadisesi ve Leventin vurduğu topta karşılayan Davinson burada top
Speaker A
Toreira'nın önünden sekiyor. Batrakov topu almaya çalışırken Arch Brown'un müdahalesiyle top şuraya açılıyor. Barış bu topu topluyor ama Atilla Karaoğlan'ın da Torreira'nın kafasını karıştırdığı bir pozisyonda Torreira hakemden kaçmaya çalışırken Barış'ın attığı pası yakalayamayıp bir top kayboluyor.
Speaker A
Fenerbahçe topu kazandı. Normal şartlarda bir geçiş beklersiniz ama burada maçın 13. dakikası. Fenerbahçe tane isabetli pas anca yapmış dediğim bölüm burası. Kante azıcık bir soluklanalım. Şu top azıcık bizde kalsın dercesine. Basıyor topa Oğuz'a dönüyor.
Speaker A
Oğuz Levent'e Levent Arç'ye Arç Ederson'a dönüyor. Fakat Galatasaray presi bir daha tetikleniyor. Yine Sardıkbaşa Fenerbahçe bir daha uzun vurdu Ederson'la. Bu sefer karşılayan Abdülkerim Lemine'i önüne katıp Barış'a aktarıyor. Barış'ın arkasından gelen Greenwood topa dokunuyor ve bu top kornere çıkıyor. Galatasaray önde bastı,
Speaker A
uzun vurdurdu. Fenerbahçe bir daha oyun kurmaya çalıştı. Bir daha uzun vurmak zorunda kaldı. Galatasaray bir daha topladı. Aynı sekansinde iki kere çalışan bir Galatasaray baskısı ve oyun kurmakta zor durumlara düşüp uzun vuran bir Fenerbahçe izledik ve takibinde de
Speaker A
bir korner kazanıyor Galatasaray. Bakın bu korneri Fenerbahçe savunması karşılıyor ve en gerideki İsmail Yakobs topu topluyor. Hiç riske girmeden Uğurcan oynuyor. Uğurcan bekledi.
Speaker A
Korneri Batrakov kullanmıştı. Batrakov burada yaklaşıyor. Urcjan da ona atıyor ve Batrakov burada gelip topa bastığında Toreira'nın geriye döndüğünü, Abdülkerim'in geriye dönmek üzere olduğunu, demin kornerden seken topu toplayan Yakobs'un da görev yerine sola doğru koşmaya başladığını görebiliyoruz.
Speaker A
Torera buraya gelince İsmail artık benim burada işim yok diyerek sola yönlendi. Ve finalde Galatasaray Abdulkerim Torreira Davinson ile bir 3 onlara yaklaşan Lemina ve Batracol'la bir 2 kurdu. Bir kanatta Şalay, diğer kanatta az önce oraya yönlenen İsmail Yakops'u
Speaker A
görebilirsiniz. İsmail kanada doğru yönlenince Barış iç koridor oldu. Yunus da birazdan buradan iç koridor yapacak.
Speaker A
Burayı beşleyecek. Galatasaray'ın 3-25'i. Bu sayede Lukaku ve İrfanc'ı rahatlıkla baypas edip Davinson üzerinden Batroko'u topla buluşturuyor Galatasaray. Burada dikkat etmenizi istediğim şey Barış iç koridora girerken Semedo'yu peşinden götürürken İsmail de dışa açılırken Greenwood'u peşinden götürmesi gerek. Yani en azından
Speaker A
Greenwood'un bu takibi yapmasını bekliyoruz. Fakat bir sonraki karede Batrakov topu aldığında Greenwood burada ve İsmail boş adam. Bakın Semedo içe gelmiş. İsmail'in önü bomboş. İşte bu da Galatasaray'ın ters taraftan bu kurulumu yaparken aslında Greenwood üzerinden Fenerbahçe'yi vurma isteği. Grimwood bek
Speaker A
takibi, bek markajı konusunda sıkıntılı bir oyuncu. Bunu Beşiktaş maçında da uzun uzadıya anlatmıştık, görmüştük.
Speaker A
Batrakov'dan harika bir pas. Haliyle Semedo, Barış ve İsmail'e karşı ikiye bir kalıyor. Mecbur topa sahip olan oyuncuya yöneliyor. İsmail de bu sayısal üstünlüğü aradan Barış'ı görerek sağlıyor. Bakın Grimwood'un kaçırdığı bir adam bir anda Fenerbahçe ceza sahasına dalan bir barış. Genduzi
Speaker A
kademeye girmeye çalışıyor ama Barış çok süratli, çok güçlü. Gendüzüden kurtulup şutunu atıyor. Bu Galatasaray'ın maçtaki hani ilk ciddi diyebileceğimiz pozisyonu oluyor. Rakamlar üzerinden gördük ya 45'e 3. İşte bu uzun sekans her şeyi anlatıyor bence. Galatasaray kalesine gidemeyen, oyunu ikinci bölgeye, 3üncü
Speaker A
bölgeye taşıyamayan bir Fenerbahçe. Aksine oyunu Fenerbahçe'nin 1. bölgesine çok kolay götüren bir Galatasaray. Şimdi gelelim hocanın basın toplantısına altını çizdi dediğim rotasyonlara. Şimdi normalde Galatasaray 3 + 2'yi nasıl yapıyor? Orijinal versiyonda iki tane varyasyonu var Galatasaray'ın. Bir yaşalay çıkmıyor. Davinson Abdülkerim 3
Speaker A
önlerine gelen Torera Lemina 2 oluyorlar. Ön taraf haliyle Barış içe girmiş oluyor. Yakobs, Barış, Osimen, Batrakov, Yunus oluyor. Ya da İsmail çıkmıyor. Şalay öne katılıyor. Hatta bazen burada bazen koridorda yer alıyor.
Speaker A
Shalay, Yunus, Osimen, Batrako, Barış ön taraf olurken Jacobs, Abdülkerim, Sanchez önüne yine Torera ve Lemina'nın eklendiği iki tane 3 + 2. + 2'nin Lemina ve Torera olduğu varyasyonlar ikisi de tabii ki orijinali uyguladığı oldu ama sık sık çok az gördüğümüz bir varyasyon
Speaker A
gördük. Bu varyasyon iki bekinin birden çıktığı Galatasaray'ın. Hem Shallay hem Yakobs. Shalay bazen iç koridor bunu her seferinde söylemeyeyim ama açılan iki stoperin arasına giren bir Leminayla orayı üçlediği ve Toreira'nın yanına da sık sık Batrakov'un yanaştığı ve Batrakov'un da bu maç özelinde şunu
Speaker A
söylediği: "Ey sevgili Galatasaraylılar beni bir 10 numara olarak kodladınız ki bu yanlış değil doğru. penetre etmek istiyorsanız, hat kramp pas atmak istiyorsanız evet 2,5 bölgede o işleri yapabiliyorum ama derine geldiğimde de bir anda derin oyun kurucunun gerektirdiklerini de yapabilirimi
Speaker A
gösterdi. Ve Galatasaray'ı biz sık sık böyle de gördük ki deminki Batraov'un Jacobs'a attığı pasta da tam anlamıyla böyleydi Galatasaray. Ama daha sık yaptığı ve Oğuz'la Levent Mercan kanadını kelimenin tam anlamıyla felç ettiği bir rotasyonu var Galatasaray'ın.
Speaker A
Burada Patrakov tekrar ön tarafa yerine gitsin. Galatasaray arkadaki üçlüyü, Toreira'yı stoperlerinin sağına eklemleyerek yaptı sık sık. Ve hal böyle olunca Shallayi iç koridora inip Lemina ile birlikte Galatasaray'da çok ender gördüğümüz bir 2 yarattı. Ve Shall iç koridora gittikten sonra rotasyon dönmek
Speaker A
demek. Bu arada her ne kadar biz onu oyuncu değişikliği ya da işte yedekli kadro gibi düşünsek de evet öyle de bir anlamı var ama rotasyon kelime manasıyla dönmek demek. devir daim kadroda rotasyon yapmak da kadroyu döndürerek kullanmak anlamına geliyor. Dolayısıyla
Speaker A
buradaki rotasyon Shalayi mesela tekrar arkayı üçleyen pozisyona geçtiğinde biz Yunus'u şu iç koridora girerken Torera'yı öne girerken görebildik veya Shalay buradan kendini sağa atarken Yunus'un derine geldiğini Torera'nın orijinal yerine döndüğünü gördük.
Speaker A
Bazense Shalay'nin iç koridora girip Torra Yunus ve Shalayi arasında böyle bir üçgen kurulduğunu gördük. Bu animasyonları sadece Yunus Shalay ve Toreira'yı işaretleyip bir üçgen içine alıp hızlı hızlı oynatırsam rotasyonun tam anlamıyla kelime karşılığını göreceksiniz sağda. İşte bunlara da sık
Speaker A
sık eklemlenen bu örnekte, bu örnekte ya da bu örnekte olduğu gibi eklemlenen bir Batrakol'la birlikte Galatasaray Levent Mercan Oğuz tarafını paralize etti. O kadar çok varyatif yaptı ki burada Galatasaray. Oğuz çoğu zaman kimi takip etmesi gerektiği konusunda korkunç bir
Speaker A
kafa karışıklığı yaşadı. Hemen sağdan görelim Galatasaray'ın Oğuz üzerinden Fenerbahçe'yi nasıl tuzakladığını. Dakika 27. Fenerbahçe'nin kullandığı bir taç atışı. Uğurc bu topu çıkıp alıp şuradaki Torreira'nın önüne doğru atıyor. Belki bir hızlı hücum fırsatı olabilir ama Toreira diyor ki hiç
Speaker A
acelemiz yok. Basıyor topa Shalay'ya geri dönüyor. Dedim ya Galatasaray güvenli bir oyun oynamak istiyor aynı zamanda. Shalay bu topu aldığında o da Davinson'a dönüyor. Davinson da Abdülkerim'e dönüyor ve Galatasaray şöyle bir pozisyon alıyor. Bakın şurada görmediğimiz bir Davinson var. Torira
Speaker A
burada. Şöyle hayali 1 3 çizebilirsiniz. Shalay'nin de artık ön hatta devrildiğini, Lemina ile birlikte 2 oluşturduğunu söyleyebilirim size. Fakat top İsmail'e gelince İsmail de topa bir bastı, bekledi. Uğurc'a geri döndü.
Speaker A
Uğurc burada tam 7 saniye boyunca topun üstüne ayağını koyuyor ve bekliyor. Bekliyor ki hani Lukaku gelsin buraya oynayayım ya da İrfanc gelsin şuraya oynayayım gibi bekliyor. Asla kımıldamıyor Fenerbahçeli oyuncular ve Uğurcan tamam gelmiyorlar o zaman ben de vurmuyorum diyor. Bekliyor Davinson'a
Speaker A
geri oynuyor. Bu sefer Davinson bekliyor ve Davinson beklerken demin Lemina'nın yanında olan Shalay'nin iç koridora hareketlendiğini görüyoruz. Bu sayede Shalay buraya gelince merkeze girince Abdulkerim Shall ve Davinson diye bir üç oluyor. Bir önceki karede aslında burayı üçleyen Torreira'ydı ya. Shalay ortaya
Speaker A
girince Torera artık benim burada bir işim kalmadığı dercesine ufak ufak öne hareketlenmeye başlıyor. Ki normal şartlarda Oğuz'un adamı Shallayi'yi ya Galatasaray'la Fenerbahçe'yi birebir eşleştirirse Galatasaray'ın sağ bekiyle Fenerbahçe'nin sol kanadı. Ama Shalay bu kadar dolaştığı için şu an Ozun adamı
Speaker A
Toreira'ymış gibi gözüküyor. Shalay bu topu Davinson'a bıraktığında artık Toreira iyicene öne gitti. Abdükerim Shalay Davinson. Batrakov dediğim gibi yaklaşmış. Lemina burada enteresan bir 3, enteresan bir 2 ve Shalay Yunus Torera arasında yapılan bu rotasyonla Torira buradan şuraya koşacak. Ve bakın
Speaker A
şu an Davinson bu pası attı. Oğuz mesela kimi tutuyor? Adamı Halay burada. Rotasyon yapan Torera burada. Resmen Fenerbahçe'yi pozisyonel oyunda tuzakladı Galatasaray ve Davinson tek bir pasla iç koridorda Torreira'yı topla buluşturuyor. Levent hemen Torera'nın üstüne çıkıyor. Torera ayağının dışıyla
Speaker A
Yunus'a atmak istediği pas çok fazla ileri gidiyor. Yunus yetişmeye çalışsa da bu top taca çıkıyor. Fenerbahçe o tacı kısa kullandı ve yine Galatasaray'ın klasik alan daraltma çıkmaz sokak hikayesi ve Archib Brown bu topu uzun vurdurdu. Uzun vurdurduğu topu
Speaker A
Davinson kafayla karşıladı. Davinson'undan gelen topu kafayla Osimen Barış'a indirdi. Barış hiç bekletmeden ayağının dışıyla tıpkı Lil maçında yaptığı asist gibi Ossi'yi gördü.
Speaker A
Ossi'nin sağ ayakla kontrolü Enfes, sol ayakla vuruşu Enfes. Galatasaray 1-0 öne geçti. Pozisyonun başına alırsak Şalay'e giden bir Oğuz ilk karede Lemina ile Torreira arasında önce ikilem yaşayan bir Oğuz. Sonra dönüyor Torira'yı arıyor. Oğuz hep arıyor benim adamım
Speaker A
kimdi diye. Ve finalde Davinson bu pası atarken tamamıyla kaybolmuş. saha içerisinde pozisyonunu kaybetmiş bir Oğuz. Hepsi Galatasaray'ın yaptığı bu rotasyonlarla mümkün oluyor. Taç, tacın devamı, baskı, baskının devamı, Osime'in golü. Şunu diyecek olanlar olduğuna eminim. Rotasyon olmuş da şalay stoper
Speaker A
arasına girmiş deine olmuş. Yani top günün sonunda taca gitmiş diyebilirler. Ben sadece bu varyasyonun ne kadar kuvvetli olduğunu anlatmak adına demin Toreira bu pası veremedi. Taca gitti ya.
Speaker A
Ben size veren birini göstereyim. Galatasaray bir taç kullandı. İsmail ve Abdulkerim önde olduğu için Galatasaray'ın Lemina, Davinson, Shallah ile enteresan bir 3 yaptığını, bir sonraki karede de Torira ve Abdulkerim'in gelişiyle 2'sini görüyorsunuz. 3 + 2 Burada İsmail gerine
Speaker A
dönmek yerine şuradaki iç koridora girecek. Yunus'la Batrakov'un anlık bir değişikliği var. Dolayısıyla öndeki beşi de şöyle düşünebilirsiniz. Shallayi tıpkı demin Uğurc'ın yaptığı gibi bekledi, bekledi, bekledi. Kante'yi üstüne aldı. Döndü Davinson'a geri pas attı. Davinson da Lemina'yu oynadı.
Speaker A
Bakın dediğim şey de oluşmuş. Barış Yobs iç, Osimen merkez, Yunus iç, Batrakov en dış gibi gözüküyor pozisyon icabı. Ve dikkat etmemiz gereken oyuncu Batrakov.
Speaker A
Normalde yine Levent'le Yunus bu pozisyon özelinde de Oğuz'la Batrakov eşlenik. Fakat Batrakov top Lemina'ya oynanınca ufak ufak kendini buradan buraya attı. Top tekrar saha oynandığında burada resmen gizlendi.
Speaker A
Archiv Brown gösteriyor Batrakov bunu biriniz alın diye. Ve Shalay'in burada olması Oğuz'u da kendine bağlıyor. Demin Batrakov dış Yunus iç gözükürken top Lemina'dan tekrar Davinson'a geldiğinde Yunus dış Batrakov iç hale geldi. Ve öyle bir yerde konumlanıyor ki Archi,
Speaker A
Levent, Kante diye bir üçgen çizsek bu üçgenin tam merkezinde hepsinden uzak durumda. Yani şurada topu kontrol ederse Leventon'a gelene kadar, Arti'a gelene kadar, Kanteon'a gelene kadar dönebilme fırsatı var. Ve burada inanın bana Levent ona gelse Yunus'a atacak. Archi
Speaker A
ona gelse Ossi'yi atacak. İşte Davinson bir kez daha demin aynı Torera'ya attığı gibi hat kıran bir pasla ki analizde bunun altını çizmiştim. Galatasaray stoperleri ile Fenerbahçe stoperleri arasındaki en büyük fark Galatasaray stoperleri oyunu kuruyor. Fenerbahçe stoperleri aldığı her topu Genduzi'ye
Speaker A
veriyor. Bakın doğrudan 2'yi byaypas ederek Davinson'dan bir kez daha Batra pas. Aynı Torera'nın buluştuğu ve taca giden pozisyondaki aynı yer. Ama bu sefer topla ilişkisi Torera'ya göre çok daha yüksek bir oyuncu. Batrakov var.
Speaker A
Döndü ve hiçbir Fenerbahçe üstüne gelmeyince ne yaptı biliyor musun? Bekledi. Bekledi. Osimen koşusunu tamamlasın diye. Osimen koşuyu tamamlayınca çok ölçülü bir pas. Osimen sağ çaprazdan çok etkili vurdu. Ederson topu son anda kornere tokatladı. Bir kez daha baktığımızda Shallayi 3'ün sağında
Speaker A
Batrakov dış Yunus iç. Shallayi üçlünün 2'sinde Yunus dış Batrakov iç. Taktik tahtada Shalay Torera Yunus üzerinden anlattığım şey dedim ya zaman zaman da Batkov'un oraya yaklaşmasıyla bu da farklı bir rotasyon, farklı bir üçgen.
Speaker A
Galatasaray sürekli rotasyon yaparak Fenerbahçe'yi çok çok zor durumlara düşürdü. Şunu gördük. Fenerbahçe'nin bunu durdurmak adına en ufak bir tahmini, en ufak bir ön hazırlığı yoktu.
Speaker A
Oğuz maç boyunca kimle eşleşmesi gerektiğine dair kafa karışıklığı yaşayarak başladı. kafa karışıklığı yaşayarak bitirdi. Burada yine stoper arasına giren bir Toreira'yla şurayı 3 yaklaşan Batrakov ve Lemina ile da2 olduğunu düşünebiliriz ki Sala yine iç kanada doğru ufak ufak yönleniyor. Oğuzu
Speaker A
da peşine katmış. Fakat burada olan Barış'ın derine gelip Semedo'yu getirmesi ve burada alan boşaltması, o boşaltılan alana da İsmail Yakops'un attığı bir koşuyla Şikrinyar'ı o tarafa doğru uzaklaştırması. Haliyle o simende iki stoper arasına Arch Şikrin arasına girmiş ve bir defans arkası koşusu
Speaker A
atıyor. Abdülkerim de bunu görünce oraya doğru oynamak istedi ama attığı top kısa düştü ve bu topun kısa düşeceğini herkesten önce fark eden Osimen bakın Archi hala koşusunu o yöne doğru devam ettirirken Osimen'in çok erkenden uyanıp yön değiştirerek bu topu aldığını
Speaker A
görüyoruz. Bu kadar erken uyandığı için çok rahat bir şekilde bu topu alıyor ama kafayla indirdiği yer İsmail Yakobs'un biraz fazla önüne ve Shikrinarda geliyor. Mesela şöyle düşünebiliriz demin söylediğim laf üzerinden ilerleyelim. Galatasaray'ın stoperleri Galatasaray'ın oyun kurucusu.
Speaker A
Fenerbahçe'nin stoperleri topu sadece Genduz'e veriyor. Hani Şkrinar kötü bir şey yapmadı. Riske girmeyip taca vurdu.
Speaker A
Ama şu pozisyonda Davinson olsa rakibiyle topun arasına vücudunu sokar. Ederson'a döner veya bir faul alır.
Speaker A
Fakat Şikrin vurdu. Vurunca taç oldu. Galatasaray o tacı çabuk kullandı. Fenerbahçe baskı yaptı ve top Galatasaray'lı oyunculara çarpıp bir daha el değiştirdi. Fakat Fenerbahçe'nin kullandığı taca da bu sefer Galatasaray baskı yaptı ve Abdülkerim seken topu ileri doğru şişirdi. Osimen Fenerbahçeli
Speaker A
stoperler üzerinde, Archib Brown üzerinde de Shikrinyar üzerinde de öyle büyük bir tedirginlik yaratıyor ki demin Şikrinyar'ın bu topu taca vurmasının sebebi de o. Buradaki yapacağı hatanın sebebi de o. Osümen bu hava topuna çıkmamasına rağmen normalde tanıdığımız bildiğimiz Şikrin çıkar ve şu topa bam
Speaker A
diye vurur ama sırf önündeki Osimen diye bir anda karar değiştirip şu topun güvenliğini bir sağlayayım düşüncesiyle bilmiyorum ya Archib Brown'a ya da Ederson'a göndermek istedi bu topu ama top istediği gibi gitmedi ve onun kafasından seken top kornere doğru
Speaker A
yöneldi. Arçuran burada müdahale edip topu taca yolladı ama biz sonra ikinci tekrardan gördük ki bu top aslında kornere çıkmış gibi gözüküyor. Hatta Osimen'in de yoğun bir hakeme itirazı oldu. korner görmüyor musun falan gibi memnuniyetsizliğini ifade etti. Fakat hatırlarsanız buna benzer bir konu
Speaker A
Slavya Pırak maçında yaşanmıştı. Birebir aynısı değil ama Shikrina'ın ayağından seken bir toptor vermesi bekleniyordu ama hakem out verdi ve o outta kaleci atışını kısa kullanıp Fenerbahçe Genduzi'nin yaptığı hatayla gol yemişti.
Speaker A
İşte orada ben demiştim ki var burada devreye girmedi vesaire. Onu ben özür dileyerek kendimi tekzip edeyim. Ben tabii hakem kurallarına çok çok hakim olmadığım için çok da ilgilenmediğim için onu atlamışım ama bilmem gereken bir şey yani var artık anlık kornerlere
Speaker A
karışılacak dediğinde ben bu kuralın çift yönlü işleyeceğini düşünmüştüm. Diyelim ki hakem bir korner verdi ama aslında korner değilmiş. Var orada müdahale edip bunun out olduğunu söyleyebiliyormuş. Ama bu örnekte olduğu gibi aslında kornermiş. Hakem farklı bir karar vermiş. O zaman VAR
Speaker A
karışamıyormuş. Yani sadece haksız bir korner verildiğinde VAR karışabiliyormuş. Haksız bir out verildiğinde karışamıyormuş. Böyleymiş kural. Ben de bunu öğrenmiş oldum. Yazan böyle 78 kişi olmuş. Onların sayesinde diyeyim. Teşekkürlerimi ileteyim.
Speaker A
Kendimi düzelteyim. Benim gibi yanlış bilenler varsa da düzeltmiş olalım. İşte burada varın karışamama sebebi de bu. Ve top taca gidiyor hakemin kararıyla.
Speaker A
Osimen de biraz boşuna memnuniyetsiz olmuş. Çünkü o taçta golü atan taraf olacak. İsmails her zamanki gibi ileri uzun kullanıyor. Fenerbahçe savunması bu topu uzaklaştırıyor. Davinson hepimizin halı sahadaki hayali olan gol vardır ya böyle bir tane uzaktan voleyle vurup
Speaker A
yerden sektirmeli gol atmak. Onu deniyor aslında Davinson. ON tık diye kafayı refleksle araya sokuyor ve şandelenen top Fenerbahçe filelerine gidiyor.
Speaker A
Galatasaray ilk yarıyı 2-0 önde kapatıyor. Açıkçası ikinci yarıda ben bir şeylerin değişeceğini düşündüm. Yani en azından Oğuz'u daha doğru pozisyonlandırabileceğini, belki bir oyuncu değişikliği yapacağını düşündüm. İsmail Kartal ama pek bir şey değişmedi Fenerbahçe açısından. Evet Fenerbahçe ilk yarı hiç şut atmadan
Speaker A
bitirmişti. İkinci yarı 4 şut attı ama bunun da Galatasaray'ında birazcık korumacı bir zihniyete girmesinin de payı olduğunu düşünüyorum. İkinci yarıya bakarsak Fenerbahçe'nin biraz daha risk aldığı, biraz daha yüklendiği bir pozisyonda Abdulkerim'in Osimen'e doğru kaldırdığı bir top. Osimen duvar oluyor.
Speaker A
Devamında arkasından gelen Arch Brown'la çarpışıp yerde kalacak ve Batrakov da bu topu önüne katıp hücumu sürükleyecek.
Speaker A
Devamında Yunus'un önüne bırakıp bir iç koridor koşusu yapıyor. Half Space'te top alıp etkili vuruyor. Şikrinar'a da çarpan top kornere gidiyor. Bu top içeri de girebilirdi. Çok etkili bir Galatasaray hatağıydı. Galatasaray biraz acaba frene mi bassak dedi buralarda.
Speaker A
Nitek'in peşine de Fenerbahçe'nin ilk şutu geliyor. Genduzi'nin merkeze oynadığı bir top. Davinson'dan sekiyor. Kante'in de topa hamlesi var. Bir anda Lukaku'nun önüne düşüyor. Serseri bir top. Ancak Lukaku burada gerçekten şuradan şuraya yönelmekte o kadar ağır kaldı ki yani Lukaku'nun ağır kalışı
Speaker A
Uğurc'nın kalesini çabuk terk edişiyle birleşince çok net olabilecek bir pozisyon Fenerbahçe adına kaçmış ve kornere gitmiş oluyor. Burada pozisyonu doğal akışında izleyebilme şansınız olursa özetle denk gelirseniz Shalay'ın de harika bir ters kademesi var Davinson'a yaptığı Shalay muhteşem bir
Speaker A
maç oynayacı Shalay Torrer Batrakov Yunus bunlar maçın olayını çözen oyunculardı yani. Simen tabii ki fişi çeken figür ama bu dördü tabii ki bu dördüne de bunu yaptıran Okan Buruk gerçekten maça imzasını atan isimdi.
Speaker A
Fenerbahçe'nin ön alan baskısını birazcık yoğunlaştırdığı dakikalardayız. Abdülkerim Barış'a, Barış Batrakov'a, Batrakov Torera'ya atıyor. Bakın bu baskıya rağmen Galatasaray dör tane muhteşem tek pasla oyunu kuruyor ve top buraya geldiğinde şu Fenerbahçe baskısı bertaraf edilmiş. Toreira'nın önü bomboş, Yunus'un önü bomboş. o bölgeye
Speaker A
doğru oyunu yönlendiriyor. Ama bu sırada gözünüzün ucuyla 4 numaraya bakmanızı istiyorum. İsmail Yobs tıpkı daha evvelki pozisyonlarda gördüğümüz gibi öne fırlayan oyuncu. Tüm Fenerbahçeliler buraya kümelendiği için Toreira'nın önünde geniş bir alan Yunus'a oynuyor.
Speaker A
Yunus bu topla buluştuktan sonra çekiyor iç koridordan Osi'yi buluyor. Osi tek pasla Shalay'yı bir daha buluyor. İşte az evvel bahsettiğim o öne fırlayan oyuncu. Shalay bu topu çekip sol ayağıyla orta yaparken arka direkte bomboş durumda. Çok iyi bir orta.
Speaker A
İsmail'den iyi bir vuruş. Top direkten dönüyor. Osimen herkesten önce, Barış'tan önce, Yunus'tan önce, Fenerbahçeli savunmacılardan önce reaksiyon gösterip bu topu alıp Barış'a aktarıyor. Barış biraz sürüp uzak köşeye düşünüyor ama top outa gidiyor. Geldik Fenerbahçe'nin golüne. Burada Uğurc o
Speaker A
ana kadar hep kısa oynayan, topu yerde bırakan, paslaşan bir kaleci görünümündeyken burada çabuk bir pasla Yunus'u defans arkasına koşturmak istiyor. Uzun oynuyor ki Fenerbahçe'nin de artık ön alanda çok daha agresif konumlandığını, artık risk aldığını görebiliyoruz. Ve Levent Mercan'ın
Speaker A
oyundan çıkışıyla da bence çok kötü bir maç oynadı Levent. Archin de stoperdeyken çok kötü bir maç oynuyordu.
Speaker A
En azından sol bek'e geçince biraz daha orada daha başarılı olduğunu söylemek mümkün. Ki burada Yunus'tan topu çalıp Genduzi'yi oynuyor. Genduzi Kante'ye, Kante de Kerem'e oynuyor ve pozisyon buraya geliyor. Şimdi benim hep söylediğim Barcelona maçında da söylediğim uzun vurmak ayıp değil, günah
Speaker A
değil. Ama uzun vurduğunuzda rakip hemen topu toplayıp üç pasla tekrar sizin kalenize gelebiliyorsa uzun vurmak çok kötü bir tercih. Çünkü rakibin hücumcularını hiç geri koşturmamış oluyorsunuz. diye söylüyorum. Bakın Uğurcan vururken Kerem burada, Lukaku burada, İrfanc burada, Oğuz burada. Arç
Speaker A
bu topu çaldıktan sonra Genduzi'ye, Genduzi Kante'ye, Kante Kerem'e oynadığında demin saydığım oyuncuları sayıyorum. Kerem burada, Lukaku burada, İrfanc burada, Oğuz burada. Yani dördünü de kımıldattırmadınız siz. Uzun vurmanın böyle bir dezavantajı var. Rakibi geriye koşturamamak. Ve Kerem bu yerleşik
Speaker A
hücumcularına en arkadaki Oğuz'la çok güzel ölçülü bir pas atıyor. Oğuz tekte ayak içiyle İrfanc'a uzatıyor. İrfanc'ın sağ ayakla yaptığı kontrol yerden yükseklik kazanıyor. Bakıyor, düşünüyor, hesaplıyor. Muhteşem bir röveş ata.
Speaker A
Derbi tarihinde gördüğümüz en güzel gollerden bir tanesini izlemiş oluyoruz. Fakat bu golden yani 60'tan 90'a kadar baktığımız zaman evet Galatasaray tedirgin oldu. Evet Fenerbahçe yüklendi ama bu golden maçın bittiği yere kadar da Fenerbahçe'nin iki şutu var zaten. O
Speaker A
şutları da sayayım. Hatta ben size Fenerbahçe'nin tüm şutlarını sayayım. İlki Lukaku'nun attıydı. İkincisi İrfan'ın attığı goldü. Üçüncüsü Lemina'nın çizgiden çıkardığı toptu.
Speaker A
Dördüncüsü de Kerem'in farkla giden frikik'ten vurduğu top. Başka da şutu yok Fenerbahçe'nin. Dolayısıyla maçı 2-1'e getiren Harika Rovaşata golünden 90'a kadar da Fenerbahçe'nin iki şutu var. Fenerbahçe yüklendi, Galatasaray zorlandı dediğimiz bölümde bile şut sayıları 9a 2 arkadaşlar. Pas isabet
Speaker A
oranları 83'e 72, topa sahip olma 56'ya 44. Ve o 9 şuttan da bir tanesi bir cornerin devamında. Davinson yine aynı tarif ettiğim yerden sektirmeli vuruşu yapıyor. Toreira'nın kaçırdığı çok net bir pozisyon. Yani şurada biraz ilkte vurmak yerine sakin olsa Toreira yerine
Speaker A
birazcık daha topla becerisi yüksek. Mesela Yunus olsa şu topu kontrol eder golünü atar. Uzun boylu bacak boyu daha yüksek bir oyuncu olsa yine gol yapabilirdi. Torera'ya yetişemedi bu topa. O Simen olsa kesin gol yapabilirdi. Sane'nin vurduğu var.
Speaker A
Leo'nun vurduğu var. Az farklı outa gidenler Ederson'un kurtardıkları dolayısıyla var. Yani Galatasaray'ın o bölümde de skoru 3-1'e, 4-1'e getirip rahatlayabilirdi. Yani maçın zaten istatistikler üzerinden okuduğumuzda 2-1 böylesi bir dominant oyun için çok cılız bir skor kaldı. Galatasaray'ın sahadaki
Speaker A
yarattığı fark skora tam anlamıyla yansımadı. Ve maçın son kırılımı Mert Hakan'ın kullandığı bir duran top ki Leon'un yaptığı son derece gereksiz bir faul bu. Kafalardan seken top Kerem çeviriyor. Şkrinyar vuruyor, Lemina çizgiden çeviriyor. Galatasaray'ın son 15 dakikada, 20 dakikada bu kadar baskı
Speaker A
yemesinin sebebi de nasıl ki çok iyi bir başlangıç planı var dediysem çok kötü bir bitiriş planı vardı Okan Buruk'un.
Speaker A
Değişikliklerine tek bakarsak ilk oyuna dokunuşu 64'te Barış Alper Lea üzerinden ben son derece gereksiz buldum. Skor 2-1 olmuşken hemen ardından Barış gibi bir fiziksel gücü çıkarıp Leao gibi Semedo'yu asla takip etmeyecek bir oyuncuyu oyuna atıyorsun. Ama zannediyorum ki Lea'yu çağırdığında daha
Speaker A
bu gol olmamıştı. Çünkü Lea oyuna 63'te girdi. İrfancın golü 62'de attı. Yani zaten nasıl desem işte o formasını giyme, konçlarını giyme, kramponlarını, dizdiklerini takma sürecine girilmişti.
Speaker A
O noktadan sonra da gol olunca herhalde şey diyemedi. Lea dur biraz bekle diyemedi diye düşünüyorum. Böyle olmayabilir. Sadece bir tahmin. Çünkü bunun sebebini birazdan Okamru'un son oyuna yaptığı değişiklikte söyleyeceğim.
Speaker A
80'de Yunus'u oyundan çıkarıp Sane'yi. Yine fizikalitede bir düşüş, bek takibinde bir düşüş. Batrakov oyundan çıkıp Saray'ı yine top kaybı sayısını çabuk düşünme olayını, Fenerbahçe'nin arkada yaratacağı alanları değerlendirme anlamında yine Galatasaray'ı geriye çeken bir değişiklik. İsmail Akus Eren değişikliğine bir şey demem. Yani bana
Speaker A
göre birbirlerine çok yakın oyuncular ikisi de. Tarz olarak da, kalite olarak da. Son değişiklik. Singo'yu oyuna sokmak isterken, çünkü Galatasaray bunalıyor. Bunalmasının sebebi de San ile Leo'nun takım defansına hiç yardım etmemesi. Çünkü Singo'yu oyuna sokmaktaki motivasyon aslında Shalay'yı
Speaker A
öne atmak. Barış'ı ve Yunus'u çıkardı ya ön tarafta mücadele etmediği için Fenerbahçe Galatasaray kalesi'ne çok çabuk çabuk gelmeye başlıyor. O çabukluğu biraz yavaşlatsın. Ön tarafta bir tampon olsun, az baskı yapsın diye Shalay'ı öne atmak istiyor. Bu yüzden Singo'yu oyuna sokuyor. Shalay'i öne
Speaker A
atacaksa şayet önden birini çıkarması lazım. Önde de Leao ve S olmak üzere zaten yeni girmiş oyuncular var. Yani bir hata yaptı, ikincisini yaptı.
Speaker A
Yaptığı hatayı telafi etmek için 3üncü hatayı yaptı. Leao ve Sane'yi oyundan alamayacağı için o Simen'i oyundan aldı.
Speaker A
Ama bu sefer ne oldu biliyor musunuz? O Simen zaten Fenerbahçe'nin bu kadar çabuk çabuk Galatasaray kalesine gelmesini en azından Şikrinyer ve Oponga'a baskı yaparak engelleyen bir isimdi. Veya siz baskıdan bunu alıp ileri uzun vurduğunuzda o topları tutabilen, o hava toplarını alabilen bir
Speaker A
oyuncuydu. Leo asla o tür havadan ya da yerden ikili mücadelelere girecek bir oyuncu değil. Yani sen Sallalla ile kanadı güçlendirirken bu sefer merkezde Osime'nin getirdiği enerjiden yoksun kaldın. Üst üste bir hata bir başka hatayı bir başka hata da diğerini
Speaker A
getirdi. Yani şu maç 2-2 bitse Lemina'nın çizgiden çıkardığı top gol olsa gerçekten Okan Burun değişiklikler üzerinden 2-0'dan 2-2'ye geldi denilerek çok eleştirileceği bir maç olduğunu söyleyeyim. Hoca ne kadar iyi kurguladıysa bu satranç tahtasını o kadar da kötü bitirdi. Çok rahat
Speaker A
kazanacağı maçı birazcık nefes nefese bitirmiş oldu ama her halükardde kazanan her zaman haklıdır diyoruz. Bir başka derbi, bir başka kart vizit Okan Buruk'tan. Son olarak şunu söyleyip bitireyim. Batraco bence Lil maçında da bunu söyledim. Galatasaray'ın bu sezon başına gelen en iyi şey. Evet,
Speaker A
Galatasaray iyi oyuncular aldı. Lamborghini'dir. 45 milyon eurodur. Lea'dur, Sane'dir. Ama işte hasarlı bir Lamborghini size sürekli bir problemi kapatmak için gelirken başka başka problemler de yaratabiliyor. Ama Batrakov hiç öyle değil. Yani Galatasaray'ın oyununa dair birçok sorunu çözebilen, sahada varlığıyla
Speaker A
takıma ısındıkça, özgüveni arttıkça farklı farklı taraflarını da bize gösteren bugün yeri geldiğinde ne kadar iyi bir 8 olabileceğini de bence gösterdi. Çok kıymetli, çok değerli ve çok özellikli bir oyuncu olduğunun altını çizmek istiyorum. Her ne kadar maçın kahramanı tabii ki attığı iki
Speaker A
golle o simen olsa da. İzlediğiniz için, dinlediğiniz için çok teşekkür ederim. Sürçeli ihsanı eylediysek affola.
Speaker A
Şimdiden herkesin Cumhuriyet Bayramını kutlarım. Yaşasın Cumhuriyet. Bir sonraki içerikte görüşmek dileğiyle. Kendinize çok iyi bakın. Hoşça kalın.
Speaker A
Starblaks.
Topics:Galatasaray Fenerbahçe derbisitaktik analizOkan Burukİsmail KartalSüper Ligderbi analizipres taktiğifutbol istatistikleriHastalık Bu Futbol











