Galatasaray-Barcelona maçının 34. dakikasındaki kırılma anı ve taktiksel analiz, pas istatistikleri ve oyuncu performansları detaylıca inceleniyor.
Key Takeaways
- Maçın kırılma anı olan 34. dakikadaki iptal edilen gol, Barcelona'nın geri dönüşünde önemli bir rol oynadı.
- Barcelona'nın üstünlüğü sadece yetenek değil, yüksek konsantrasyon ve saha içi farkındalıkla sağlandı.
- Galatasaray'ın pas isabeti ve pozisyon üretimi Barcelona'nın çok gerisinde kaldı, bu da skoru etkiledi.
- Uğurcan Çakır, yediği gollere rağmen kritik kurtarışlarıyla takımını ayakta tutmaya çalıştı.
- Galatasaray'ın uzun pas tercihleri, Barcelona'nın orta saha baskısı nedeniyle zorunlu bir taktiksel tercihti.
What the video covers
- Barcelona'nın Galatasaray'ı 4-1 mağlup ettiği maçın 34. dakikasındaki iptal edilen golün taktiksel ve ofsayt açısından analizi.
- Barış Alper Yılmaz'ın topa dokunuşunun ofsayt kararına etkisi ve pozisyonun detaylı incelenmesi.
- Barcelona'nın üstünlüğünün temelinde yüksek farkındalık ve konsantrasyonun olduğu, pas isabet oranlarıyla destekleniyor.
- Galatasaray'ın sayıların gösterdiği üzere pozisyon üretme ve pas isabetinde Barcelona'nın çok gerisinde kaldığı vurgulanıyor.
- İkinci yarıda Barcelona'nın ceza sahasında çok daha fazla topla buluştuğu ve büyük fırsatlar yarattığı belirtiliyor.
- Uğurcan Çakır'ın maçta 4 gol yemesine rağmen yaptığı kritik kurtarışlarla takımın en iyilerinden biri olduğu değerlendirmesi.
- Galatasaray'ın uzun pas tercihleri ve bu tercihin taktiksel sebepleri, Barcelona'nın orta saha üstünlüğü nedeniyle top oynama zorluğu.
- Barcelona'nın merkezi kapatma ve pres stratejisi ile Galatasaray'ın savunma organizasyonundaki boşluklar detaylı şekilde anlatılıyor.
- Davinson'un savunmadaki hataları ve yediği gollerdeki sorumluluğu maç boyunca tekrar eden bir sorun olarak ele alınıyor.
- Taktiksel analizde mental faktörlerin, farkındalık ve konsantrasyonun maç sonucuna etkisi üzerinde duruluyor.
Chapters
- 00:00Giriş ve maçın genel değerlendirmesi
- 01:3634. dakikadaki iptal edilen golün analizi
- 03:20Pas istatistikleri ve gol beklentisi farkları
- 04:56Defansif boşluklar ve Barcelona'nın hücum organizasyonu
- 06:25Uğurcan Çakır'ın performansı ve kaleci değerlendirmesi
- 07:59Galatasaray'ın uzun pas tercihleri ve taktiksel nedenler
- 09:52Barcelona'nın orta saha üstünlüğü ve pres stratejisi
- 11:57Savunma hataları ve maçın genel taktiksel sonuçları
Full Transcript — Download SRT & Markdown
Speaker A
HBF'den herkese merhabalar. Dün akşam oynanan ve Barcelona'nın Galatasaray'ı maalesef 4-1 mağlup ettiği maçı konuşmaya, değerlendirmeye, taktiksel anlamda analiz etmeye çalışacağım. Her zaman olduğu gibi direkt bodoslama kitabın ortasından başlayalım. Konu 34.
Speaker A
dakikadaki kırılma anı. Galatasaray'ın 2-0 öne geçtiği ancak Barış'ın ofsayt olması sebebiyle iptal edilen gol.
Speaker A
Hakemlerin hata yaptığını iddia edenler var. UEFA'nın Galatasaray'ın hakkını ve golünü gaspettiğini söyleyenler var. İşte Barış dokunmasaydı da gol olacaktı deyip Barış'ı suçlayanlar var. Ya o gol olsa bile Barcelona 0'dan maçı zaten döndürürdü diyenler bile var. Bunların hiçbirini yaşanmadan bilemeyiz ama
Speaker A
bildiğimiz bir şey varsa dünyanın bir numaralı takımlarından birine diş geçirebiliyoruz diye zannederken bu gol hayallerimizin de yıkıldığı an oldu.
Speaker A
Bunların hepsini tüm detaylarıyla konuşacağız ama öncesinde çok kısa bir sponsorlu mesajımız var. Şampiyonlar Ligi sahnesi nasıl ki futbolun en üst seviyesi ise dünyanın bir numaralı beyaz eşya markası Herde üstün teknolojisiyle kendi alanının zirvesini temsil ediyor.
Speaker A
Dediğim gibi tüm bunlar söylenebilir 34 dakikaya dair ama ben size her zaman olduğu gibi farklı bir bakış açısı katmak, bir perspektif sunmak için buradayım. 9. senemizi tamamlamak üzereyiz ve her yerde duyabileceğiniz, herkesin söyleyebileceği argümanlarla değil de sizlerin futbola baktığı
Speaker A
pencereyi genişletebilecek fikirler sunmaya çalışıyorum. 34. dakikaya dair de benim masaya getirdiğim bakış açısı şu aslında. Bizim attığımız sayılmayan ikinci golle rakibimizin attığı ilk gol eşitlik sayısı pozisyonel anlamda birbirine hiç benzemese de ofsayt mantıkları itibariyle birbirine çok benziyor. Bir tarafta bırakın hani topa
Speaker A
dokunmamayı orayı hiç konuşmuyoruz. Topa dokunarak ofsayt çalınmasına sebep olan bir Barış Alper Yılmaz var. Bu arada bir anti parantez açarak şunu söyleyeyim. Bu top Barış dokunmasa da gol rakip topu ıskalarsa olabilirdi ama Barış da orada bulunarak rakibin topla oynamasını
Speaker A
engelleyen bir unsur olacağı için Barış topa hiç dokunmasaydı da teknik olarak bu pozisyon ofsayt çalınacaktı. Eğer çizgi doğru çizildiyse ekrana verilen görüntü vesaire her şey doğruysa diğer tarafta topa dokunmayı bırakın. Top o tarafa gelince postür olarak, trip olarak şöyle bir Anthony Gordon var ya
Speaker A
ben sadece buradan geçen sıradan bir adamım. Olayla hiçbir ilgim yok. İnşallah telif yemezse bunu izliyor olursunuz. Ne kadar yüksek bir farkındalık, ne kadar yüksek bir konsantrasyon. Zaten maçın kilidi, bütün hikayesi demin zikrettiğim iki kelime.
Speaker A
Farkındalık ve konsantrasyon. Evet, yetenek olarak aramızda bir uçurum var ama bizim de yetenekli oyuncularımız var. Ama asıl fark mental, oyunu ele alış, oyunu oynayış şekilleri. Çok daha mekanik, çok daha ciddi, çok daha odaklı, çok daha fokus. Bizden çok daha
Speaker A
yetenekli oldukları için onlar maçı 627 isabetli pasla biz 203 isabetli pasla bitirmedik. Yani 3 kat bir yetenek farkı yok. Bu üç katlık fark onların daha soğukkanlı oluşu, sahaya daha doğru yayılışları gibi mental faktörler ve yediğimiz gollerde de konsantrasyon ki
Speaker A
yine bu da bir mental faktördür işin içine girdi. Dolayısıyla evet bizim hayallerimizin yıkıldığı andaki Barış'ın topa dokunuşu, Barcelona'nın beraberliğe tutunduğu goldeki Anthony Gordon'ın farkındalığı ve soğukkanlığı iki takım arasındaki uçurumun bence çok güzel bir resmiydi. Tabii maçın heyecanı, kazanmaya bu kadar yakın hissetmiş
Speaker A
olmanın da verdiği bir heyecanla Galatasaray'ın çok iyi oynadığını düşünen bir kesim de var. Saygı duyarım.
Speaker A
Yani öyle de olabilir ama benim fikrime göre en azından sayıların bana anlattığı rasyonelliğe baktığımda aslında skorun birbirimizi biraz kandırdığı bir durum var. İlk yarıda 10 şut çektiler. Bizim 3 şutumuz var. 1.04'e 0.34 gibi bir gol beklentisi farkı var. Bunları ekrana
Speaker A
getirip pozisyon pozisyon inceleyip kimsenin moralini bozmak gibi bir niyetim yok. Ama çok kaçırdılar arkadaşlar. Yani Anthony Gordon'ın sadece kaçırdığı çok çok net pozisyonlar var.
Speaker A
Biz de ilk şutumuzda golü bulduk. İkinci şutumuz Barış'ınki sayılmıyor ofsayt olduğu için ama Osimhen'in şutu ikinci şutumuz olarak geçiyor. İptal edilen golün ardından da Yunus'un bir tane Leon'un yaptığı ortada cılız bir vuruşu vardı. Kalecinin kucağına gitti. O da
Speaker A
3. şutumuz. Zaten dediğim gibi 3 şutumuz var. Sadece 93 tane pas yaptık biz ilk yarıda. Rakibimizin 288 isabet pası var. İkinci yarıya baktığımızda toplu oynama 28'e 72'ye gitmiş. Sadece iki şutumuz var. İkisi de ceza sahası dışından 0,081 gol beklentimiz varken
Speaker A
rakibin 12 şutuna karşılık 1.82 gol beklentisi var. Rakip ceza sahasında topla buluşamadan ikinci yarıyı tamamladık. Barcelona ise bizim ceza sahamızda 27 kere topla buluşurken 7 tane büyük fırsat üretti. Bizim 110 isabet pasımız rakibin 339 tane isabetli pası var. Yani dolayısıyla evet
Speaker A
kazanabilirdik, kazanmaya çok yaklaştık falan denilebilir 34. dakikadan itibaren. Ama şu tabloya bakınca istatistiğe güvenen, futbolun bilimsel tarafını konuşmaya çalışan biri olarak bu rakamlara baktığımda ben şunu söylüyorum. 4-1 kaybetmiş olmamıza rağmen şanslıydık. Aslında Barcelona'nın bizim defansımızın arkasına sarktığı bir
Speaker A
sekans. Birazdan bu tip sekansları golde göreceğim için çok kurcalamıyorum ama sıkıntının şu olduğunu söyleyeyim.
Speaker A
Sadece burada bu top atılırken sadece Barış'ın Anthony Gordon'a olan uzaklığı değil, Eren Elmalı'nın da Yamal'a olan uzaklığı. Şuradaki oyuncu sahte dokuzlaşırken Jacobs ve Davinson'u öne çıkarırken onun boşalttığı alanı işleyen iki tane kanat forvet ve Rodri bu topu Anthony Gordon'a attı pozisyon oldu ama
Speaker A
Yamal atsa da pozisyon olacaktı. Bunu söylemeye çalışıyorum. Barış burada son anda yetişiyor. Hafif çekme, itme bozuyor nizami bir şarjla ve topun Uğurcan'da kalmasına sebebiyet veriyor.
Speaker A
Uğurcan topu eline aldığı gibi yerden hızlıca Batrakov'a gönderiyor. Batrakov döndü. İşte bu çocuğun özelliği bu.
Speaker A
Çabuk oynaması. Leao'ya çabuk oynayınca bir anda Leao alan buluyor. Lambo bastı gaza, indi asistona yaptı cutback'ini.
Speaker A
Hep söylüyoruz ya şuraya asist deniliyor. Çünkü modern futbolda 5 büyük ligde yapılan asistlerin %60'ı 70'i bu alandan yapılıyor. Buradan yapılan paslara da cutback deniliyor. Yapıyor cutback'ini. Batrakov'un vuruşu. Yine burada da aslında şansın yanımızda olduğu bir sekans. Pozisyon verecekken
Speaker A
pozisyon buluyoruz ve öne geçiyoruz. Barcelona an itibariyle dünyanın en formda takımı. Çok şanssız bir kura çekti Galatasaray. Bunu kabul etmek lazım. Ama buna rağmen yine bir noktada kazanmayı hayal ettirebilmiş olmak, ilk yarıda berabere bitirmiş olmak da Galatasaraylıların bu konuyla ilgili
Speaker A
neden avunduğunu da anlıyor ve saygı duyuyorum. Ama realiteye bakarsak skor çok daha utanç verici noktalara gidebilirdi. Gitmemiş olması benim için bir avuntu şu anda. Yine aynı bakış açısından Galatasaray adına maçın oyuncusu kim olabilir diye düşündüğümde Uğurcan'ı ön plana çıkarabiliriz. Ve
Speaker A
insan ister istemez şunu soruyor. 4-1 kaybedilen bir maçta bir kalecinin 4 gol yediği bir maçta nasıl o kaleci maçın en iyilerinden biri olabilir? Çünkü 6 tane kurtarış yaptı herif. İki tane çıkardığı karşı karşıyası var. İki tane de çok net
Speaker A
orta mesafe plaselerde müthiş refleksleri var. Dolayısıyla evet yani kaleci olarak değerlendirdiğimizde çok üst düzey bir performans ama kalecinin oyun kurulumuna müdahili olarak değerlendirdiğimizde orada çok ciddi sıkıntılar var. Yani bu bir Okan Buruk talimatıysa ki öyle gözüküyor. Yani Okan Buruk herhalde Uğurcan'a uzun vurma
Speaker A
demesine rağmen Uğurcan uzun vurmaya devam ediyorsa zaten o zaman çok daha büyük bir skandal var. Sözünü geçiremiyor falan gibi düşünürüz. Ama bu bir plansa da taktiksel anlamda çok büyük bir sıkıntı var. Şimdi öyle ezbere bir yerden Galatasaray niye bu kadar
Speaker A
uzun vuruyor? Birazcık da biz top oynayalım falan gibi bir yerden değil arkadaşlar. Barcelona'ya karşı top falan oynayamaz. Tamam mı? Öncelikle burada bir anlaşalım. Rodri'yi, Pedri'yi olan bir orta sahaya karşı top oynayamazsın. E o zaman niye uzun vurduğunu eleştiriyorsun
Speaker A
derseniz de topu biz alıp oyna
Speaker A
yıkıyor. Biz bir müdahale yapıyoruz. Topu kazanıyoruz. Oyuncularımız aman bir hata yapmayayım diye eninde sonunda Uğurc'a dönüyor. Uğurc hop uzun vuruyor.
Speaker A
Top yine rakipte. Tek topla 3üncü bölgeye bir daha geliyorlar. Yani Yamal bir kere koşmak zorunda kalmadı. Yani zaten öyle çok bek yardımı yapan bir oyuncu değil ama bir kere Yamal'ı sen derinleştiremedin. Çünkü vurduğun her top Barcelona topladı. tek pasla oyunu
Speaker A
yıkmaya devam etti. Şöyle göstermek istiyorum yine bizim aplikasyon üzerinden. Şimdi ekranda Galatasaray'ın isabetsiz paslarını göreceksiniz. Ben şuradan slider'ı ilerlettikçe bu pasların sayısı artacak. Şimdi şöyle yavaş yavaş açıyoruz. Bakın ilk yarı tamamlandı. An itibariyle Galatasaray'ın bu isabetsiz paslarının birçoğunun uzun
Speaker A
vurmaktan kaynaklandığını görebiliyorsunuz. Özellikle şu bölgeden birçok uzun vurulan top ve Galatasaray'ın maçta yaptığı tüm isabetsiz pasları kaldırıp sadece Uğurcan'ı koyarsak görüntü bu. 17 tane isabetsiz pası var Uğurcan'ın. Bakın bu Galatasaray takımının tamamı. Bu da Uğurc. Dolayısıyla sahipsiz toplama,
Speaker A
ikinci toplama. Onu da nasıl yapıyorlar? Bütün defansını orta saha çizgisine kadar çıkarıp burayı adı üstünde off side, side taraf demek İngilizce. Off kapalı demek. Burayı bir kapalı tarafa çeviriyorlar. Senin her uzun vurduğunu dönüp toplayıp devam ediyorlar. Şimdi iki takımı ortalama pozisyonlarına
Speaker A
çekersek öncelikle Barcelona'ya bakalım. Genişlik veren, beklerini öne çıkarmış ve santrafor oynayan sahte dokuzunun derine gelmesiyle burada her zaman anlattığım İspanya milli takımında dünya kupasıı anlat anlat bitiremediğim İspanyol futbolunun son sürümü baklava orta saha. İki tanı kanadında bu şekilde
Speaker A
içe sokup merkezde çok büyük bir yoğunluk yaratan bir takım görüyoruz. Bir anda 6 kişi oluyorlar merkezde. Yani bunu şöyle hayal edelim. Gordon Yamal forvetleşiyor. Olmo. Her ne kadar birçokları onları 4 2 3 1 gibi dişse de aslında Pedri 1 sol orta saha Fermin sağ
Speaker A
orta saha Rodrigo Merkez. Çizgi kontrolleri Garcia ve Cancelo da iki tane stoperinde ileri çıktı ve bu şekilde şu taradığım merkez bölümünde 8 tane oyuncu bulunduran bir Barcelona takımı. Ve şimdi bu görselin üstüne Uğurcan'ın attığı uzun pasları bir daha
Speaker A
açarsak 1 2 3 tanesini eledim. Hadi bir de bunu eliyorum. Senin güzel gönlün için 4 tanesi kalan 13 pas 13'ünü de buraya vurdun ya. Ya bu takım zaten merkez bloğu bu kadar kapatan bir takıma karşı. Senin oyun kurarken veya
Speaker A
uzaklaştırma amacıyla yaptığın uzun ve isabetsiz pasların yönü burası olabilir mi? Üstüne Davinson'u ekliyorum. Üstüne Jacobs'ı ekliyorum. Nerelere uzaklaştırdığımızı görün diye. Üstüne Lucas Torera'yı ekliyorum. çok anlaşılabilir gibi değil yani.
Speaker A
Galatasaray'ın bu planı, merkezi bu kadar iyi kapatan, doğru pozisyon alan, oraya çıkartma yapan, oraya konuşlanan bir takıma karşı çok kötü bir strateji.
Speaker A
Bir diğer konu Barcelona'yı ortalama pozisyonuna çektik. Galatasaray'ı da getirdik. eşleşme problemi ortalama pozisyon üzerinden bile gözükebiliyor.
Speaker A
Rodrigo, Pedri, Fermin, Olmo'ya karşı yani şöyle baklavalaşan bu dörtlüğe karşı Batraov, Lemina, Torera bir kişi eksiksin zaten. Çünkü Okan Brook hani yamalı durdurmak için planlarımız var dedi. Plan şuydu işte Jacobs'la Eren ikili sıkıştırma yapacak o bölgede.
Speaker A
Olmayı takip etmeye de Davinson çıkacak. Hikaye buydu. Ama hesaplanmayan tarafı şu Galatasaray karşılamada biraz daha şöyle. Osimen Martin'de, Batrakov Kubarsi'de, Leao ile Garcia, Yunus'la Cancelo, Torera hep Rodri'e çıktı.
Speaker A
Davinson olmayı takip etti. Jacobs ve Eren Yamalda ikili sıkıştırmadı. Şimdi Gordon'la da Barış'ı eşleştirirsek hala orta sahadaki problem çözülmedi. Fermin, Rodri ve Pedri'ye karşı Lemina ve Torera olmak üzere iki tane de yaşı hayli ilerlemiş. Temposu son ik yılda çok
Speaker A
düşmüş. Fiziksel mücadele kapasiteleri düşmüş. İki tane oyuncuyla dünyanın en iyi iki pasörüne karşı oynuyorsunuz.
Speaker A
Rodri maçı %97 isabetle tamamladı. 116 pas, 112'si isabetli, %97 pas başarısı var. Pedri'nin 76 pas, 69'u başarılı, %91 isabeti var. Haliyle hiç rahatsız edemedin. Her topu aldığında Pedri en az 2-3 saniye düşünmek, bakmak, çevre kontrolü yapmak, karar değiştirmek için
Speaker A
vakti oldu. Bu vakti Pedry'ye verirsen zaten geçmiş olsun. Bütün atakların dizayn aşamasında yani topun Barcelona'nın 1. bölgesinden Galatasaray'ın 3. bölgesine geçtiği bütün anlarda işin içinde ya Rodri var ya Pedri var. Çünkü bunlara zaman ve alan verdin. Üstelik Lemina ve Torera'ya
Speaker A
karşı üstelik bir kişi Nigel eksik kalarak. Dolayısıyla bu eksikliği niye yaşadın? Yamal'a ikili sıkıştırma vermek için. Yamala sol stoperinle ikili sıkıştırma veriyorsun. Çünkü sen sol önde oynattığın oyuncunun defansif katkı yapabileceğine inanmıyorsun. Bu çabana rağmen bir yamalı durduramadın. İki,
Speaker A
yamalı durdurabilmek için aldığın risk seni orta sahada eksik bıraktı. Neresinden tutsan patır patır elinde kalan yani başta söylediğim Galatasaray alsın, oynasın, Barcelona'ya karşı top yapsın diye değil ama getir bir daha tüm isabetsiz pasları ekrana. Şunu yaparsan ve bu düzende eşleşme şemanda yamuk
Speaker A
olursa değil 90 dakika 20 dakika falan yeter adamlara ki yetti de biliyorsunuz. Yediğimiz ilk golde Barcelona topa sahip olmaya maç saatiyle 4027'de başlıyor.
Speaker A
Davinson'un uzun vurduğu bir topu hop Cancelo topladı. Aynı anlattığım gibi 40-27'de top artık Barcelona'ya geçti ve o Cancelo'nun şuradaki vuruşu 427.
Speaker A
Dolayısıyla 1 dakika 40 saniye boyunca Barcelona top yapıyor. Yani blok halinde, kesintisiz bir sekans halinde top hiç Galatasaraylı oyunculara değmeden geçen bir dakika 40 saniyeden bahsediyorum. Bu gerçekten çok uzun bir süre futbolda ve bakın bu 1 dakika 40
Speaker A
saniyede neler oluyor. Aynı demin taktik tahtı üzerinde anlattığım gibi şu Kubarsi, şu Cerard Martin, Rodrigo, Pedri, Fermin, Olmo ve içe kat etmiş bir Anthony Gordon'la birlikte 7 oyuncuyla Barcelona merkezi kapatmış. Bir kanadında Cancelo, diğer kanadında Eric Garcia. Eric Garcia'nın önünde de bir
Speaker A
başka kanat oyuncusu olarak Yamalı sayabiliriz. Aradan bir 30-40 saniye geçiyor Barcelona. Bu meyanda pas, pas yapmaya devam ediyor ve demin kanatta olan Yamal'ın da buraya girdiğini görüyoruz. Arkada Kubarsi ve Cer Martin Baki. Topa sahip olan Rodrigo, Pedri, Anthony Gordon, Olmo, Fermin ve Yamal
Speaker A
merkez bloğa yerleştiler. Bu kadar topa sahip olmalarına izin verirsen yerleşirler ve o kadar doğru yerleşirler ki yerleştikten sonra Barcelona takımını durdurmanın herhangi bir yolu yok. En azından şu ana kadar bulunmadı. Kimse durduramıyor onları. Ancak ve ancak buraya böyle yerleşmemelerini
Speaker A
sağlarsanız bir şansınız olabilir. Yabancıların bir tabiri var. Bizde de ara ara kullanılıyor. He is cooking diyorlar. Barcelona'nın bu 1 dakika 40 saniyenin faraziyi konuşuyorum 1 dakika 20 saniyesi değer Cooking. Bunu İspanya milli takımı üzerinden de kimse savunamadı dünya kupasında. İki sezondur
Speaker A
Paris Saint-Germain de aynı böyle bir futbol düzeninde oynuyor. Paris Saint-Germain'i de kimse savunamıyor. Yani aynı futbol vizyonu Luis Enrique üzerinden. Dolayısıyla sizin bu kadar rahat yerleşmesine bir kere engel olmanız lazım. Bunu engelleyebilmek için de gidip adamların ayağından top kapmak
Speaker A
değil de en başa dönüyorum. Sizin böyle merkeze doğru pat diye uzaklaştırmamanız lazım. Ve pozisyon devam ediyor.
Speaker A
Yamal'ın daha da iyice içe girdiğini görüyoruz. Bakın gerideki Gerard Martinezle birlikte hakikaten çok dar bir merkez alanına sıkışmış iz tane Barcelonalı oyuncu bir çizgide sadece koca kanat kontrolünü bakın şuradaki havuzu görüyor musun? Buralara bizim uzun top atmamız lazımdı. Bahsettiğim
Speaker A
şey bu. Cancelo ve Eric Garcia. Ve burada Barcelona geri dönüyor. Geri döndüğünde Galatasaray'ın presi tetikleniyor. Aslında Barcelona'nun sabahtan beri peşinde olduğu şey Rodrigo Kubars'ye, Kubarsi Cerard Martinez'e döndü. Cer Martinez de çizgideki Cancelo'yu atacak ve Galatasaray takım halinde buraya gelecek. Şu an dikkat
Speaker A
etmenizi istediğim oyuncu sarı kafasıyla çok kolay yakalayabilirsiniz. Torira. Torira Pedri ve Fermin'e karşı burada ikiye bir. Bakın bu pres tetiklendiğinde herkes kendi adamıyla birlikte sağa gelirken Torreira'nın kafasında çok büyük bir ikilem var. Pedri'de mi kalmalıydım, Fermin'e mi gitmeliydim?
Speaker A
Çünkü demin anlattım ya nicel olarak eksiksin. İşte bu eksiklik şurada bariz bir şekilde gözüküyor. Cancelo Anthony Gordon'a oynuyor. Anthony Gordon'ı tekte Fermin'in önüne bıraktığında bakın Toreira takibi de bıraktı artık.
Speaker A
Torira'da fiziksel anlamda hep söylüyorum son iki senedir çok ciddi bir düşüş var. Fermin dönüyor bu pası Yamala'a atıyor. Burada bir taktik tahtaya geri dönmek istiyorum. İki takımı da sadece ortalama pozisyonuna çekiyorum. Başka hiçbir şey yapmıyorum.
Speaker A
Ve sadece şunu görmenizi istiyorum. Bizim bekimizle stoperimiz arasında konumlanan bir yamal. Bizim sağ bekimizle sağ stoperimiz arasında konumlanan bir Antony Gordon. Bizim sol bekimizle sol kanadımızın arasında konumlanan bir Eric Garcia. Bizim sağ bekimizle sağ kanadımız arasında konumlanan bir Cancelo. Ortalama
Speaker A
pozisyonda gördüğümüz şey hayali bir şey değil. Şimdi lütfen Fermin bu pası atarken Yamal'a bakın. Eren'le Jacobs'un arasında. Olmo Jacobs'la Davinson'un arasında. Cancelo Yunus'la Barış'ın arasında. Öte taraftaki diğer sağ beek Ericik Garcia Leao ile Eren'in arasına.
Speaker A
İşte benim hep futbolu analitik düzlemde ele almamın olayı bu arkadaşlar. İnşallah bir gün biz de bu seviyelere çıkacağız. Futbolu böyle matematik gibi oynamaya inşallah bir gün başlayacağız.
Speaker A
Ama buna başlamamız için işte istatistik mini etek gibidir falan gibi Sir Alex Ferguson'ın asla hayatında söylemediği bir lafı atasözü haline getiren bir coğrafyada mümkün değil. Taktik tahta sahanın kendisi. Anlarsak yapabiliriz ama önce anlamamız lazım. Anlamaya gayret etmemiz lazım. Ruh, mücadele gibi
Speaker A
2000'lerde kalmış terimleri bir kenara bırakmamız lazım. kendimizi geliştirmemiz lazım. Nitekim Fermin bu topu tam back stoper arasındaki Yamal'a atıyor. Yamal topla buluştuğunda Eren güzel bir ikili sıkıştırma yerde kalıyor ama bir faul yok. Davinson burada topa hamle yapmak yerine iki elini yukarı
Speaker A
kaldırıp bir konsantrasyon kaybı yaşıyor. İşte Davinson'u ben Çorum maçında da eleştirdim. Başakşehir maçı için de eleştirdim. Sporting maçında zaten eleştirdim. Trabzon maçında zaten eleştirdim. Yani Davinson Galatasaray için artık bir beka sorunu ve işin garibi bir maçta iki tane böyle hata
Speaker A
yapıyorsa üç tane de top çıkardığı için kimse onu çok takılmıyor, görmezden geliyor. Davranış biçimi olarak da böyle hırslı bir karakter olduğu için sanki iyi savunma yapıyormuş gibi gözüküyor ama Davinson mental anlamda çok kötü bir oyuncu. Konsantrasyonu yok, odağı yok,
Speaker A
farkındalığı yok, anlık şalter kapatabiliyor. Yani Davinson'un hep işte mimlere konu olan bir kayması vardır ya hani kayarak müdahaleleri. O kaymasının sebebi bile teknik anlamda kötü bir savunmacı olduğu için değil, acele ettiği için, sabırsız davrandığı için, doğru anı kollayamadığı için, karar
Speaker A
verme mekanizmasında sıkıntı olduğu için Daminson'un mental melekeleri çok kötü. Ve burada abi yayın üstündesin. Ne alaka elini falan kaldırmak? Sen yap topa müdahaleni hakem zaten çalacaksa çalacak, çalmayacaksa çalmayacak. Ve gelelim şuraya. Olma bu topa.
Speaker A
Davinson'dan önce dokunuyor ve Anthony Gordon'un demin gösterdiğim postür. Ben buradan geçen sıradan bir adamım. Bir de tribe sokuyor kendini bak ya. Ben ben şu tarafa doğru gidiyordum yahu. Ve Cancelo'nun topa dokunuşuyla Barcelona'ya geçen sekans dakika 40 saniye sonra Cancelo'nun dokunuşuyla
Speaker A
finalize oluyor. Geçelim geriye düştüğümüz gole. Şimdi burada da yine bir eşleşme problemi var. Biraz daha derinde Pedri topla buluştuğunda Lemina ve Torera aynı oyuncuya baskıya çıkıyor.
Speaker A
Yine merkez yoğunluklu bir Barcelona ve kenarda çıplak kalmış bir sol bek. Yani Cancelo. Pedri dönüyor. O kadar da şiir gibi dönüyor ki gerçekten. Şimdi sizlere anlatım yaparken bir yandan pozisyonu hatırlamak için izleyerek ilerliyorum.
Speaker A
Gerçekten inanılmaz bir dönüş ve sol ayağıyla Kancelo'nun önüne uzatıyor. Bir anda Nicel üstünlük bu tarafa taşınıyor.
Speaker A
Davinson'la Barış'ın arasına giren Anthony Gordon kalemle çizilmiş gibi. Ancak Cancelo'nun pası biraz süratli. Davinson'un kademesi. Davinson burada artık topla Anthony'nin arasına vücudunu sokmuş. biraz daha soğukkanlı kalabilir veya Uğurcan'a dönebilir veya bu topu Taca gönderebilir. Taca da göndermek isterken aslında çok panik halinde
Speaker A
yaptığı bir vuruşta top cornere gitti. Bu korneri kullandılar. Seken topu Anthony Gordon topladı Yamal'a bıraktı.
Speaker A
Yamal ayağının içiyle şu koşmakta olan Fermin Lopez isimli oyuncuyu altı pasa doğru bir pas kaldırdı. Yani sen stopersin. Şu topu takip edeceksin, sıçrayacaksın. Kafayla uzaklaştırabiliyorsan, uzaklaştıracaksın. Uzaklaştıramıyorsan kendi kalene doğru yukarıdan vurup bu topu bir daha kornere yollayacaksın.
Speaker A
durdu, durakladı, baktı, çevre kontrolü falan yaptı. Derken Fermin girdi, uçan kafayı vurdu, gol oldu. Topun kornere gitmesine de sebep olan isim Davinson.
Speaker A
Golde 1 numaralı sorumlu da Davinson. İlk golde de ona yazmıştı. 2ide. Daha kaç tane Galatasaray'a gol yedirmesi lazım bu sezon bilmiyorum. Çorum, Başakşehir, Sporting, Trabzon. Açın bu maçlarda yenilen gollerde. Sadece Davinson'u izleyin. Geldik 3. gol. Yani ben bu 3üncü golü Galatasaray'ı
Speaker A
eleştirmek için asla ele almam. Hani burada oturur Barcelona'yı överim. Tabii ki Yamal'ın yaptığı skilden bahsedeceğimi düşünüyorsunuz. Muhakkak yani muhteşem konsol oyunu gibi bir şey yapıyor. Eren artık hani lanet olsun diyor mesela. Bu nasıl şey kardeşim falan deyip isyan ediyor pozisyon
Speaker A
finalinde. Haklı da ama haklı olmadığı bir yer var. Yamal'a bu kadar rahat top aldmamak önemli olan. Ve bakın orada ne oluyor. Bunu gerçekten mümkün olduğunca çok genç, futbol oynamaya hevesli ya da futbolcu olma arifesinde yarı profesyonel top oynayan hücumcuk
Speaker A
kardeşlerim izlesinler veya böyle tanıdıklarınız varsa tam bu noktayı onlara yollayın. Bakın olan şu. Yine Galatasaray'ın orta sahada bir kişi eksik olup eşleşememe probleminden ötürü Pedri Buck'ın top aldığında ne kadar çok zamanı ve alanı var. Çünkü Olmo, Rodri, Pedri ve Fermin 4 kişiler. Batrakov,
Speaker A
Toreira ve Lemina 3 kişiler. 4 3 Galatasaray bir kişi eksik. Getir ortalama pozisyonu. Rodrigo, Pedri, Fermin Olmo Batrakov Lemina Toreira.
Speaker A
4 3 analitik düzlem. Sahanın kendisi. Anlatabiliyorum değil mi bir şeyleri? Yani ben 2022-23 sezonundan beri bu toylara, bunlara gerçekten para kazanmak amacıyla değil, bir ideolojiyle bu işe girmek istedim. Türkiye'de futbolun böyle konuşulabilmesini istedim. Şu an birçok atıyorlar. Ben sanmayın ki
Speaker A
farkında değilim. Abi bak seni kopyalamış aynı senin tarzın. Çok mutlu oluyorum. Kopyalanmak çok iyi hissettiriyor. Çünkü bir ekol yaratmışız. 65 yaşında da bu hevesle bu işi yapmayacağım herhalde. Arkamızdan birilerinin gelmesi o kadar sevindirici ki ha doğru yapıyordur, eksik
Speaker A
yapıyordur. Senin kadar yapıyordur, yapmıyordur. Ben de ilk başladığımda 2022-2023 sezonumda bu kadar işin özünü bu kadar kolay gören, size aktaran değildim. Ben de eksik. Yaparak olacak.
Speaker A
Ama hikaye bu arkadaşlar. hikaye. Sneider 40 metreden çakar, istatistikler yalan olur falan ya. Böyle bir oyun değil artık bu. 4 3 3 ve top Pedri'ye geçiyor. 4e 3 kaldığın için Pedry'nin bu kadar vakti oluyor. Bu kadar vakti olduğu için de ne oluyor? Dikkatli
Speaker A
izleyin bak. Hücumcu arkadaşlarım izlesin dediğim hikaye bu. Pedri burada topu öne aldığında Yamal bir koşu gösteriyor. Eren'in de dönüp ikide bir rakibine bakma şansı yok ya. O koşuyu görüp hissettiği anda o koşuya cevap olarak bu koşuyu yapıyor. Bakın bir
Speaker A
saniyelik bir ileri geri yapıyorum size. Gördünüz mü? Eren gitti ama Yamal'ın aklında en başından beri zaten Eren'i yemek vardı. Eren'i oraya gönderip Pedri'ye yaklaştı ve bu sayede top aldığında Eren kendisinden hayli uzak kaldı. Buradaki hikayeyi anlıyor musunuz? Normalde defansın arkasına koşu
Speaker A
atılır ya. Derine geliyormuş gibi yapıp getirip hop arkasına giderse tam tersi aslında yaptığı şey. Arkasına gidecekmiş gibi yapıp hop derine geliyor. Çünkü Yamal şunu biliyor. Top ayağımdayken benden bunu kimse alamaz. Tek ihtiyacım olan birazcık alan. ivmelenmek için işte
Speaker A
Eren'i böyle gönderip kendinden uzaklaştırıp topu aldığında o alana sahip oluyor. O alana sahip olduğunda bir döküldü. Hop indi sıfıra. Hop akılları başından alan bir skill hop asist. Hop gol. Hikaye bu işte. Eren'e şurada bu çalımı neden yedin diye
Speaker A
kızamayız ama en başından beri Yamal'dan uzaktasın Eren. Yamal'ı hissedeceksin. Dokunacaksın ona. Şöyle elini omuz genişliğinde açtığında Yamal'ın sırtına dokunabileceksin. Dolayısıyla çok daha erken. O zaman bakmadan da kontrol edebileceksin. Ama Eren niye bu kadar yamaldan uzak kaldı derseniz çünkü
Speaker A
Jacobs Barcelona'nın sahte forvetini yani o dee sıkıntıyı yaratanı gidermek için Jacobs buraya çıkıyor ve Eren de şu bölgeyi savunmakla da yükümlü bir yandan. Aklının ucunda o var çocuğun.
Speaker A
Ama yine olay Barcelona'nın bu oyunu matematik gibi ele alış. Geldik son gole. Bir Barcelona taç atışında bir kasa hafızası mı desem, alışkanlık mı desem Galatasaray klasik alan daraltmasını yapıyor. Yani Barcelona bunun yapılacağı son takım. Çünkü sen alan daralttığında o daraltılan alandan
Speaker A
belki Liverpool Juventus çıkamıyor da Barcelona çıkıyor abi. Pedri o alandan yine çıkan oyuncu. Hani hep dedim ya pozisyonların, topun Barcelona'nın 1inci bölgesinden 3. bölgesine geçiş anlarında ya Pedri var ya Rodri dedim. Bütün gollerde gördünüz Pedri Rodri çünkü 4e
Speaker A
eşleşme problemi. Pedri bu topu Yamal'a uzatıyor. Yamal burada Eren'in üstüne gidip çekiyor. Şimdi çektiği noktada yine bir saniyelik bir kesit koyuyorum.
Speaker A
Yamal topa vurmaya yakınlaştığında Davinson nereye gidiyor? Hangi koşuyu marke ediyor? Nereyi gölgeliyor? O kadar ezbere, o kadar farkındalıktan uzak şunu varsayıyor. Arkamdaki oyuncu Gabriel Jesus muhtemelen penaltı noktasına doğru bir koşu yaptı. Tamamen hisleriyle defans yapıyor ya. Ve oraya doğru
Speaker A
giderek burayı açtı. Yani daha çok açtı. Barış'ı da ikiye bir bıraktı. Top barışın üstünden sekti. ADI soluyla ip gibi vurdu. Barcelona skoru ilan etti.
Speaker A
Daha da konuşulacak bir şey yok. Tek söyleyebileceğim, umarım biz de bir gün onlar kadar matematiksel bu oyunu oynayabiliriz. En azından biraz yaklaşabiliriz. Buna cürret edebiliriz.
Speaker A
İzlediğiniz için, dinlediğiniz için çok teşekkür ederim. Fenerbahçe'ye bu akşam için gönülden başarılar diliyorum. Umarım yarın daha güzel bir skorla mikrofonun başına geçmiş olurum. Bir sonraki içerikte görüşürüz. Kendinize çok iyi bakın. Hoşça kalın.
Topics:GalatasarayBarcelonafutbol taktik analizi34. dakikaBarış Alper YılmazUğurcan Çakırpas isabetimental faktörlerŞampiyonlar Ligitaktiksel değerlendirme











