Çanakkale Şehitler Abidesi bekçisi Mehmet'in gece nöbetinde yaşadığı paranormal ve korkunç olaylar anlatılıyor.
Ask about this video. Answers come from its transcript only — with the timestamp, so you can check them.
Generated from the transcript and can be wrong — check the timestamp.
Key Takeaways
- Çanakkale Şehitler Abidesi'nde gece nöbeti doğaüstü deneyimlere yol açabilir.
- Şehitlerin ruhlarına saygı göstermek önemli ve bu saygı koruyucu olabilir.
- Paranormal olaylar bazen sessizlik, fısıltılar ve gölgeler şeklinde kendini gösterir.
- Manevi ve tarihi mekanlarda çalışanlar farklı bir atmosfer ve bilinmeyen deneyimler yaşayabilir.
- İnanç ve saygı, bu tür mekanlarda yaşanan korku ve tedirginliği azaltabilir.
What the video covers
- Mehmet, üniversiteden yeni mezun olup Çanakkale Şehitler Abidesi'nde bekçi olarak işe başlar.
- Babası emekli asker olup, Mehmet'e şehitlerin hatırasını koruması gerektiğini söyler.
- İlk günlerde gündüz vardiyasında çalışır, anıtın tarihi ve atmosferi hakkında izlenimler edinir.
- Hasan abi, gece vardiyasının farklı ve gizemli olduğunu, şehitlere saygı gösterilmesi gerektiğini belirtir.
- Gece vardiyasında Mehmet, sessizlik ve huzur içinde fısıltılar duyar, ancak kimseyi göremez.
- Bir gece anıtın merdivenlerinde insan boyunda bir gölge görür ve ürperir.
- Havanın aniden soğuması ve nefesinin buharlaşması gibi doğaüstü olaylar yaşar.
- Mehmet, yaşadığı paranormal deneyimleri başta inanmasa da giderek tedirgin olur.
- Çalışanların gözlerinde gizemli bir şeyler olduğunu fark eder, ancak kimse bu konuda konuşmaz.
- Video, gerçekçi ve duygusal bir anlatımla Çanakkale Şehitler Abidesi'nin manevi atmosferini ve paranormal olayları aktarır.
Full Transcript — Download SRT & Markdown
Speaker 1
Adım Mehmet ve o gece gördüğüm şeyi kimseye anlatamadım.
Speaker 1
Anlatsam da kim inanırdı ki?
Speaker 1
2023 yılının Ağustos ayıydı, yeni mezun olmuştum üniversiteden ve iş arıyordum.
Speaker 1
İstanbul'da yaşıyordum ailemin yanında, babam emekli askerdi.
Speaker 1
Ben tanıdıkları sayesinde Çanakkale'de Şehitler Abidesi'nde bekçilik için başvurmuştum ama ilk başta pek istekli değildim açıkçası.
Speaker 1
Çünkü memleketten uzak olmak, aileden ayrı kalmak zor geliyordu ama iş işti özellikle de yeni mezunlar için.
Speaker 1
Ve mülakat sonrası bir hafta içinde aradılar ve işe başlayabileceğimi söylediler.
Speaker 1
Çok sevindim çünkü hem maaş iyiydi hem de şehit dedelerimizin anısına hizmet edecektim.
Speaker 1
Babam çok mutlu olmuştu.
Speaker 2
Oğlum oğlum sen orada sadece bekçilik yapmayacaksın, o toprakları koruyacaksın, şehitlerin hatırasını koruyacaksın demişti.
Speaker 1
İşe başladığım ilk gün Eylül ayının başıydı.
Speaker 1
Sabah erkenden Çanakkale'ye vardım, otogardan bir taksiyle Şehitler Abidesi'ne gittim.
Speaker 1
Yol boyunca taksici anlatmıştı.
Speaker 2
Sen orada mı çalışacaksın oğlum?
Speaker 2
İyi yer, güzel yer.
Speaker 2
Ama geceleri ıssız olur.
Speaker 2
Bazıları der ki tuhaf şeyler olurmuş.
Speaker 2
Ben inanmam ama söylerler işte.
Speaker 1
O an pek önemsemedim bu sözleri.
Speaker 1
Anıt boş batıl inanç diye düşünmüştüm.
Speaker 1
Abideye vardığımda öğlen vakti olmuştu.
Speaker 1
Güneş tepedeydi, hava sıcaktı.
Speaker 1
Turistler geziyordu, aileler çocuklarıyla fotoğraf çektiriyordu.
Speaker 1
Anıt çok heybetliydi.
Speaker 1
İlk defa bu kadar yakından görüyordum.
Speaker 1
İçime bir hüzün çöktü.
Speaker 1
Ne buraya kaç genç gelmiş, ne umutlarla gelmiş ve bir daha dönmemiş diye düşündüm.
Speaker 1
Beni sorumlu Hasan abi karşıladı.
Speaker 1
55-60 yaşlarında, kısa boylu, saçları ak dökülmüş bir adamdı.
Speaker 1
Yüzünde her zaman yorgun bir ifade vardı ama gözleri keskin ve dikkatliydi.
Speaker 1
Sanki her şeyi görüyor, her şeyi biliyordu.
Speaker 2
Oğlum hoş geldin oğlum.
Speaker 2
Dedi elimi sıkarken.
Speaker 1
Eli kuru ve soğuktu.
Speaker 2
Burada işler biraz farklı işler ama alışırsın.
Speaker 1
Ne demek istediğini tam anlamamıştım o an.
Speaker 1
Bana görev yerimi gezdirdi, nöbet yerlerini gösterdi.
Speaker 1
Bekçi kulübesi anıtın yaklaşık 50 metre ilerisinde küçük bir yapıydı.
Speaker 1
İçinde bir masa, iki sandalye, küçük bir buzdolabı ve bir elektrikli ısıtıcı vardı.
Speaker 1
Bir duvarda eski fotoğraflar asılıydı.
Speaker 1
Çanakkale Savaşı'ndan kalma siyah beyaz resimler.
Speaker 2
Burası senin nöbet yerin.
Speaker 2
Gündüz rahat olur ziyaretçiler gelir gider.
Speaker 2
Sen de etrafı kontrol edersin, yardımcı olursun.
Speaker 2
Gece gece biraz sessiz olur.
Speaker 2
Dedi Hasan abi.
Speaker 1
Gece nasıl oluyor peki?
Speaker 1
Diye sordum.
Speaker 1
Durdu.
Speaker 1
Bana döndü yüzünde garip bir ifade vardı.
Speaker 1
Sanki ne diyeceğini düşünüyordu.
Speaker 2
Gece gece biraz sessiz olur ama korkma.
Speaker 2
Burada kötü bir şey yok.
Speaker 2
Sadece saygılı ol.
Speaker 2
Unutma burada yüz binlerce şehit yatıyor.
Speaker 2
Onlara saygı gösterirsen onlar da seni rahatsız etmez.
Speaker 1
Bu sözleri tuhaf bulmuştum.
Speaker 1
Ne demek rahatsız etmez?
Speaker 1
Ölüler zaten rahat bırakır insanı diye düşündüm.
Speaker 1
Ama sesimi çıkarmadım.
Speaker 1
Belki sadece mecazi konuşuyordu.
Speaker 1
Hasan abi beni alanda çalışan diğer elemanlara da tanıştırdı.
Speaker 1
Temizlikçi Ayşe teyze, bahçıvan Mustafa amca, müze sorumlusu Zeynep Hanım ve herkes çok nazikti.
Speaker 1
Ama hepsinin gözlerinde garip bir şey vardı.
Speaker 1
Sanki bir şey biliyorlardı ama söylemiyorlardı.
Speaker 1
Ben ilk hafta gündüz vardiyasında çalıştım.
Speaker 1
İşe alışmam, yerleri öğrenmem için böyle olmuştu.
Speaker 1
Her şey güzel gidiyordu.
Speaker 1
Gündüzleri çok hareketli oluyordu.
Speaker 1
Okullardan öğrenciler geliyordu, yurt dışından turistler geliyordu.
Speaker 1
Ben de elimden geldiğince yardımcı oluyordum.
Speaker 1
Yol tarif ediyor, fotoğraf çekiyordum insanlara.
Speaker 1
Abide çok heybetliydi.
Speaker 1
Özellikle gün batımında güneş anıtın üzerine vurduğunda insanın içine bir hüzün çökerdi.
Speaker 1
Gökyüzü turuncu kırmızı olurdu, anıt sanki altından parlardı.
Speaker 1
O anlarda içimden dua ederdim.
Speaker 1
Burada yatan tüm şehitlere rahmet dileyerek.
Speaker 1
Bir akşamüstü herkes gittikten sonra Hasan abiyle çay içiyorduk.
Speaker 1
Anıta bakıyorduk sessizce.
Speaker 1
Hasan abi burası gerçekten çok özel bir yer dedim.
Speaker 1
Başını salladı.
Speaker 2
Evet oğlum çok özel ve çok ağır.
Speaker 2
Bu topraklar kan ile sulandı, binlerce genç burada can verdi.
Speaker 2
Onların ruhları hala burada.
Speaker 1
Ne demek hala burada diye sordum gülerek.
Speaker 1
Şaka mı yapıyorsun?
Speaker 1
Bana baktı, gülmüyordu.
Speaker 2
Şaka değil oğlum.
Speaker 2
Sen de göreceksin.
Speaker 2
Gece vardiyasına geçince anlarsın.
Speaker 1
O an tüylerim diken diken olmuştu.
Speaker 1
Ama yine de inanmamıştım.
Speaker 1
Boş inanç diye düşünmüştüm.
Speaker 1
İlk haftanın sonunda Hasan abi bana dedi ki.
Speaker 2
Oğlum önümüzdeki hafta gece vardiyasına geçiyorsun hazır ol.
Speaker 1
Hazır olmaktan kastın ne abi?
Speaker 2
Bilmem işte hazır ol dedim.
Speaker 2
Cesaretini topla.
Speaker 2
Korkma ama saygılı ol.
Speaker 1
Tamam abi dedim.
Speaker 1
Ama içimde bir tedirginlik vardı.
Speaker 1
Neden böyle söyledi ki, neden fazla yaklaşmayayım?
Speaker 1
Dedim.
Speaker 1
Oğlum Hasan abi giderken.
Speaker 2
Allah kolaylık versin oğlum sabah görüşürüz dedi.
Speaker 1
Arabasına bindi ve gitti.
Speaker 1
O gidince etraf iyice sessizleşti.
Speaker 1
Sadece rüzgarın hafif uğultusu vardı.
Speaker 1
İlk yarım saat normaldi.
Speaker 1
Nöbet kulübesinde oturdum telefonuma baktım.
Speaker 1
Annem mesaj atmıştı.
Speaker 2
Oğlum ilk gece nöbetin nasıl geçiyor?
Speaker 2
Allah kolaylık versin.
Speaker 1
Geri yazdım.
Speaker 1
İyi anne her şey normal.
Speaker 1
Ben saat sekiz buçukta ilk kontrol turuma çıktım.
Speaker 1
Feneri aldım dışarı çıktım.
Speaker 1
Hava serinlemişti gökyüzü artık simsiyahdı.
Speaker 1
Yıldızlar pırıl pırıldı anıt ışıklarıyla aydınlatılıyordu.
Speaker 1
Etrafı dolaştım.
Speaker 1
Her yer sakindi.
Speaker 1
Sadece rüzgarın sesi vardı.
Speaker 1
Geri döndüm nöbet yerime.
Speaker 1
Bir çay koydum kendime.
Speaker 1
Sıcak çayı yudumlarken dışarıya bakıyordum.
Speaker 1
Anıtın silüeti gökyüzüne karşı öyle heybetli ki insanı küçük hissettiriyordu.
Speaker 1
Ben saat dokuza geldiğinde telefonda biraz oyun oynadım.
Speaker 1
Zaman geçsin diye ama gözüm sürekli dışarıdaydı.
Speaker 1
Bir şey görecekmişim gibi hissediyordum.
Speaker 1
Saat ona doğru ikinci kontrol turuma çıktım.
Speaker 1
Bu sefer biraz daha uzağa gittim.
Speaker 1
Anıtın merdivenlerine kadar çıktım.
Speaker 1
Yukarıdan etrafı seyrettim.
Speaker 1
Çanakkale Boğazı uzakta görünüyordu.
Speaker 1
Denizde gemilerin ışıkları vardı.
Speaker 1
Her şey o kadar huzurluydu ki rahatladım.
Speaker 1
Hasan abi abartmış diye düşündüm ama yanılıyordum.
Speaker 1
Gece ilerledikçe hava iyice karardı.
Speaker 1
Anıtın ışıkları yanıyordu.
Speaker 1
Ama etraf sessizdi.
Speaker 1
Öyle bir sessizlik ki.
Speaker 1
Kendi nefesimin sesini duyabiliyordum.
Speaker 1
Nöbet kulübesinde oturmuş telefonuma bakıyordum.
Speaker 1
Saat on bir olmuştu.
Speaker 1
Sonra duydum ilk sesi.
Speaker 1
Uzaktan gelen bir fısıltıydı.
Speaker 1
Çok hafif neredeyse duyulmayacak kadar.
Speaker 1
Ama ben duydum.
Speaker 1
Kulağımı diktim.
Speaker 1
Rüzgar olabilir mi diye düşündüm.
Speaker 1
Ama rüzgar yoktu.
Speaker 1
Hava durgundu.
Speaker 1
Yapraklar bile kıpırdamıyordu.
Speaker 1
Ve fısıltı gelmeye devam ediyordu.
Speaker 1
Sanki birisi çok uzaktan bir şeyler söylüyordu.
Speaker 1
Ama ne dediğini anlayamıyordum.
Speaker 1
Türkçe de değildi sanki.
Speaker 1
Farklı bir dil gibiydi.
Speaker 1
Ayağa kalktım, feneri aldım, dışarı çıktım.
Speaker 1
Etrafı taradım.
Speaker 1
Kimse yoktu.
Speaker 1
Anıtın etrafında dolaştım.
Speaker 1
Her yer bomboştu.
Speaker 1
Ama yine de o fısıltı kulağımdaydı sanki kafamın içinden geliyordu.
Speaker 1
Sanki rüzgar değil de birçok insanın fısıltısıydı.
Speaker 1
Sanki yüzlerce insan aynı anda fısıldıyordu.
Speaker 1
Geri döndüm nöbet yerime.
Speaker 1
Yorgunluktan hayal görüyorum dedim kendi kendime.
Speaker 1
İlk gece heyecanı bu.
Speaker 1
Ama içimde bir sıkıntı vardı.
Speaker 1
Bir ağırlık sanki göğsüme birisi oturmuş gibiydi.
Speaker 1
Çayımı bitirdim.
Speaker 1
Yeni bir çay koydum.
Speaker 1
Ellerim hafifçe titriyordu.
Speaker 1
Saçmalama Mehmet dedim kendime.
Speaker 1
Burada hiçbir şey yok.
Speaker 1
Sadece bir anıtsın.
Speaker 1
Tarih taş.
Speaker 1
Bir gün saat on ikiye geldiğinde daha farklı bir şey oldu.
Speaker 1
Anıtın merdivenlerine doğru baktığımda bir gölge gördüm.
Speaker 1
İnsan boyunda bir gölge.
Speaker 1
Yavaşça merdivenlere çıkıyordu.
Speaker 1
Ağır adımlarla.
Speaker 1
Sanki çok yorgunmuş gibi.
Speaker 1
Hemen fenerimi çevirdim oraya.
Speaker 1
Fenerimin ışığı o tarafa vurdu.
Speaker 1
Kimse yoktu ama gölge oradaydı.
Speaker 1
Net görmüştüm.
Speaker 1
Üstelik gitmeye devam ediyordu.
Speaker 1
Kalbim hızla atmaya başladı.
Speaker 1
Kim var orada diye bağırdım.
Speaker 1
Sesim gecenin sessizliğinde yankılandı.
Speaker 1
Çok ürkütücü geldi kendi sesim.
Speaker 1
Cevap yoktu.
Speaker 1
Gölgenin gittiği yere doğru yürüdüm.
Speaker 1
Her adımda kalbim daha hızlı atıyordu.
Speaker 1
Merdivenleri çıktım.
Speaker 1
Anıtın hemen önündeydim.
Speaker 1
Etrafta kimse yoktu.
Speaker 1
Ama ensemde bir ürperti vardı.
Speaker 1
Sanki biri beni izliyordu.
Speaker 1
Sonra arkama döndüm.
Speaker 1
Kimse yoktu.
Speaker 1
Ama hissetmiştim.
Speaker 1
Birinin bakışlarını hissetmiştim.
Speaker 1
O zaman fark ettim.
Speaker 1
Hava birden soğumuştu.
Speaker 1
Ağustos ayıydı ama titremeye başladım.
Speaker 1
Nefesim buhar oluyordu.
Speaker 1
Ben bunu görebiliyordum.
Speaker 1
Ağzımdan çıkan nefes beyaz bir buhar gibi havada asılı kalıyordu.
Speaker 1
Bu normal değildi.
Speaker 1
Hava en az yirmi beş derece olmalıydı ama sanki sıfırın altındaymış gibi hissediyordum.
Speaker 1
Sonra hızla nöbet yerime döndüm.
Speaker 1
Kapıyı kapattım.
Speaker 1
İçeri girdim ellerim titriyordu.
Speaker 1
Elektrikli ısıtıcıyı açtım.
Speaker 1
Hemen yanına oturdum.
Speaker 1
Ne oluyordu böyle?
Speaker 1
Hayal mi görüyordum yoksa?
Speaker 1
Saate baktım.
Speaker 1
On iki buçuk olmuştu.
Speaker 1
Daha altı buçuk saat vardı sabaha.
Speaker 1
Çok uzun geldi bana.
Speaker 1
Telefonumdan annemleri aramak istedim.
Speaker 1
Ama saçma olacaktı.
Speaker 1
Ne diyecektim?
Speaker 1
Ne diyecektim?
Speaker 1
Anne ben hayalet görüyorum.
Speaker 1
Yok mu?
Speaker 1
Yok mu?
Speaker 1
Saat bire doğru biraz sakinleştim.
Speaker 1
Belki gerçekten yorgunluktan hayal görmüştüm.
Speaker 1
Belki rüzgar bir şeyi hareket ettirmişti.
Speaker 1
Mantıklı açıklamalar bulmaya çalıştım.
Speaker 1
Ama saat üç sularında en kötüsü başladı.
Speaker 1
Dışarıdan ayak sesleri gelmeye başladı.
Speaker 1
Yürüyüş sesleri.
Speaker 1
Ama bir kişinin değil birçok kişinin ayak sesleri.
Speaker 1
Sanki bir grup insan yürüyordu orada.
Speaker 1
Ama düzenli askeri yürüyüş gibiydi.
Speaker 1
Sol sağa sol sağa ritmik bir şekilde.
Speaker 1
Sanki bir manga asker yürüyordu.
Speaker 1
Pencereden dışarı baktım.
Speaker 1
Kimse yoktu ama sesler devam ediyordu.
Speaker 1
Gittikçe yaklaşıyordu.
Speaker 1
Sanki nöbet kulübesine doğru geliyorlardı.
Speaker 1
Yürüyüş sesleriyle birlikte başka sesler de vardı.
Speaker 1
Silah sesleri gibi.
Speaker 1
Metal sesleri.
Speaker 1
Sanki tüfekler çarpıyordu birbirine.
Speaker 1
Sonra durdu.
Speaker 1
Tam kulübenin önünde durdular.
Speaker 1
Artık ses yoktu.
Speaker 1
Sadece sessizlik.
Speaker 1
İçimden dua okumaya başladım.
Speaker 1
Ya Rabbi beni koru.
Speaker 1
Ayetel Kürsi.
Speaker 1
Ter döküyordum.
Speaker 1
Vücudum titriyordu ama soğuktan değil korkudan.
Speaker 1
Birkaç dakika hiçbir şey olmadı.
Speaker 1
Sadece bekliyorlardı sanki.
Speaker 1
Kim olduklarını bilmiyordum.
Speaker 1
Ama orada olduklarını biliyordum.
Speaker 1
Sonra.
Speaker 1
Kapıya vuruldu.
Speaker 1
Tok tok tok.
Speaker 1
Üç kez ağır ağır vuruldu kapıya.
Speaker 1
Sanki bir zamanlar resmi bir protokol varmış gibi.
Speaker 1
Üç kere vurulunca açılmalıymış gibi.
Speaker 1
Donakalmıştım.
Speaker 1
Hareket edemiyordum.
Speaker 1
Kim o kim o diye sormak istedim ama sesim çıkmadı.
Speaker 1
Boğazım kurumuştu.
Speaker 1
Tekrar vuruldu.
Speaker 1
Bu kez daha sert tok tok tok.
Speaker 1
Kim var orada diye bağırdım sonunda.
Speaker 1
Sesim titriyordu.
Speaker 1
Neredeyse kırılacaktı.
Speaker 1
Cevap yoktu sadece sessizlik.
Speaker 1
Ama hala oradaydılar hissediyordum.
Speaker 1
Kapının arkasında bekliyorlardı.
Speaker 1
Ben kapının camından dışarı bakmaya cesaret edemedim.
Speaker 1
Eğer orada gerçekten birisi varsa ne yapacaktım?
Speaker 1
Eğer eğer normal bir şey değilse.
Speaker 1
Ne yapacaktım?
Speaker 1
Ben orada oturdum.
Speaker 1
Sabah olmasını bekledim.
Speaker 1
Artık saate her bakışımda zaman sanki durmuştu.
Speaker 1
Dakikalar yıl gibi geçiyordu.
Speaker 1
Saatin tik tak sesi kulaklarımda gürültü gibiydi.
Speaker 1
Saat dörtte bir ses daha duydum.
Speaker 1
Bu kez farklıydı.
Speaker 1
Birinin ağlama sesi gibiydi.
Speaker 1
Erkek sesi genç bir erkek hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
Speaker 1
Sanki çok acı çekiyordu.
Speaker 1
Ve sesinde öyle bir ıstırap vardı ki kendi gözlerim doldu.
Speaker 1
Anne diyordu.
Speaker 1
Anne çok korkuyorum.
Speaker 1
Anne burada çok soğuk.
Speaker 1
Artık dayanamadım ayağa fırladım.
Speaker 1
Kapıyı açtım kim var orada?
Speaker 1
Yardım mı lazım?
Speaker 1
Diye bağırdım.
Speaker 1
Ses kesildi.
Speaker 1
Etrafta kimse yoktu.
Speaker 1
Her yer sakindi.
Speaker 1
Sanki hiçbir şey olmamıştı.
Speaker 1
Ben saat beşe doğru ortalık ağarmaya başladığında biraz rahatladım.
Speaker 1
Dışarı çıktım.
Speaker 1
Her yer normaldi.
Speaker 1
Hiçbir iz yoktu.
Speaker 1
Sanki hiçbir şey olmamıştı.
Speaker 1
Ama ben biliyordum.
Speaker 1
Bir şey olmuştu.
Speaker 1
Gerçekten olmuştu.
Speaker 1
Sabah Hasan abi geldiğinde çok yorgun görünüyordum.
Speaker 1
Gözlerimin altı morarmıştı.
Speaker 1
Saçlarım darmadandı.
Speaker 2
İyi misin oğlum?
Speaker 2
Diye sordu.
Speaker 1
İyiyim abi dedim.
Speaker 1
Dedim ama anlatacak halim yoktu.
Speaker 1
Ne desem ki?
Speaker 1
Hayalet mi gördüm?
Speaker 1
Sesler mi duydum?
Speaker 1
Delirdi derdi bana.
Speaker 2
İlk gece zordur dedi.
Speaker 2
Hasan abi bana baktı.
Speaker 1
Gözlerinde anlayış vardı.
Speaker 2
Ben de ilk gecemde çok korkmuştum.
Speaker 2
Ama alışırsın.
Speaker 1
Abi sen de mi?
Speaker 1
Yani sen de mi duyuyorsun?
Speaker 1
Başını salladı.
Speaker 2
Evet oğlum herkes duyuyor.
Speaker 2
Ama kimse konuşmuyor.
Speaker 2
Çünkü insanlar anlamaz.
Speaker 2
Deli der.
Speaker 2
Ama biz biliyoruz burada sadece biz yaşamıyoruz.
Speaker 2
Onlar da var.
Speaker 1
Eve gittiğimde hemen yatağa girdim ama uyuyamadım.
Speaker 1
Gözümü her kapadığımda o gölgeyi görüyordum.
Speaker 1
O ayak seslerini duyuyordum.
Speaker 1
O ağlayan çocuğun sesini duyuyordum.
Speaker 1
İkinci gece vardiyama korka korka gittim.
Speaker 1
Ama belki hayal görmüşümdür diyordum kendime.
Speaker 1
Belki yorgunluktan.
Speaker 1
Belki ilk gece heyecanı.
Speaker 1
Ama o gece de aynı şeyler oldu.
Speaker 1
Fısıltılar, gölgeler, ayak sesleri.
Speaker 1
Her şey tekrarlandı.
Speaker 1
Bu kez daha yoğundu, daha netti.
Speaker 1
Sanki alışmaya başlamıştım da onlar da rahat davranmaya başlamıştı.
Speaker 1
Saat iki civarında anıtın tepesinde birini gördüm.
Speaker 1
Sadece silüet halindeydi ama oradaydı.
Speaker 1
Başında asker kaskı vardı.
Speaker 1
Sırtında eski model bir tüfek.
Speaker 1
Hareketsiz duruyordu anıta bakıyordu.
Speaker 1
Sanki nöbet tutuyordu.
Speaker 1
Hey diye bağırdım.
Speaker 1
Tepki vermedi.
Speaker 1
Birkaç saniye öyle durdu sonra yavaşça döndü bana doğru.
Speaker 1
Yüzünü göremedim.
Speaker 1
Çok karanlıktı.
Speaker 1
Ama bakışlarını hissedebiliyordum.
Speaker 1
Üzerimde geziniyordu bakışları.
Speaker 1
Sanki beni tanımaya çalışıyordu.
Speaker 1
Sonra kayboldu.
Speaker 1
Bir anda orada değildi artık.
Speaker 1
Sanki hiç olmamıştı.
Speaker 1
O gece sabah olana kadar nöbet kulübesinden çıkmadım.
Speaker 1
İçimden dualar okuyordum sürekli.
Speaker 1
Ellerimde tesbihim vardı.
Speaker 1
Babam vermişti askere giderken.
Speaker 2
Oğlum zor zamanlarda al eline çek demişti.
Speaker 1
Tamam ben o gece o tesbihi çektim sabaha kadar.
Speaker 1
Üçüncü gece artık dayanamayacağımı hissediyordum.
Speaker 1
Hasan abiye anlatmaya karar verdim.
Speaker 1
Sabahleyin geldiğinde abi ben burada tuhaf şeyler görüyorum dedim.
Speaker 1
Geceler geceler çok garip oluyor.
Speaker 1
Hasan abi başını salladı.
Speaker 2
Biliyorum oğlum dedi.
Speaker 1
Ben de gördüm.
Speaker 1
Yıllardır görüyorum.
Speaker 1
Ben ilk geldiğimde yirmi yaşındaydım.
Speaker 1
Şimdi altmış yaşındayım.
Speaker 1
Kırk yıldır buradayım.
Speaker 1
Kırk yıldır onlarla beraberim.
Speaker 1
Ne demek abi?
Speaker 1
Bunlar ne?
Speaker 2
Şehitler oğlum dedi usulca.
Speaker 2
Burası onların evi.
Speaker 2
Gece olunca bazı ruhlar dolaşır.
Speaker 2
Ama korkma sana zarar vermezler.
Speaker 2
Sadece nöbet tutuyorlar.
Speaker 2
Eskiden nasıl nöbet tuttularsa şimdi de öyle.
Speaker 2
Bazıları hala annesini arıyor.
Speaker 2
Bazıları hala evine gitmek istiyor.
Speaker 2
Ama gidemiyorlar.
Speaker 2
Burada kalıyorlar.
Speaker 2
Çünkü burası artık onların evi.
Speaker 2
Ama.
Speaker 1
Ama nasıl olabilir bu?
Speaker 1
Nasıl olabilir?
Speaker 2
Olur işte.
Speaker 2
Ben ilk geldiğimde çok korkmuştum.
Speaker 2
Hatta bir gece kaçmak istedim.
Speaker 2
Ama sonra anladım.
Speaker 2
Onların da burada hakkı var.
Speaker 2
Belki de bizden daha çok hakkı var.
Speaker 2
Biz gelip geçeceğiz.
Speaker 2
Onlar kalıcılar.
Speaker 2
Bu topraklar onların kanıyla sulandı.
Speaker 2
Bu hava onların son nefeslerini taşıyor.
Speaker 1
Ama o günden sonra biraz daha rahat oldum.
Speaker 1
Hala korkuyordum ama artık paniğe kapılmıyordum.
Speaker 1
Geceleri yine aynı şeyler oluyor.
Speaker 1
Ama artık korkmuyorum.
Speaker 1
Bazen anıtın etrafında dolaşırken bir el enseme dokunur gibi oluyor.
Speaker 1
Sıcak koruyucu bir dokunuş.
Speaker 1
Dönüp baktığımda kimse olmaz ama içim rahat olur.
Speaker 1
Bir gece tam saat üçte kapıma yine vuruldu.
Speaker 1
Ben bu kez açmaya karar verdim.
Speaker 1
Korkmuyordum artık.
Speaker 1
Yavaşça kapıyı araladım.
Speaker 1
Dışarıda kimse yoktu.
Speaker 1
Ama zeminde kapının önünde taze bir gelincik çiçeği duruyordu.
Speaker 1
Kırmızı canlı bir çiçek.
Speaker 1
Bu saatte bu mevsimde nasıl buraya gelmişti?
Speaker 1
Bu saatte kim koymuştu buraya?
Speaker 1
Çiçeği aldım kokusunu aldım.
Speaker 1
Gerçekti hayal değildi.
Speaker 1
Yaprakları yumuşaktı, tazeydim.
Speaker 1
Sanki az önce koparılmıştı.
Speaker 1
O gece ilk defa huzur hissettim.
Speaker 1
Sanki bir mesaj almıştım.
Speaker 1
Biz buradayız, sen de buradasın.
Speaker 1
Birlikte nöbet tutuyoruz, sen bizi unutma biz de seni koruyoruz der gibiydi.
Speaker 1
Gelincik çiçeğini kulübede suya koydum.
Speaker 1
Günlerce solmadı.
Speaker 1
Tam bir hafta kaldı öyle sonra yavaşça soldu.
Speaker 1
Şimdi bazen sessiz gecelerde onlarla konuşuyorum.
Speaker 1
Sesli değil tabii.
Speaker 1
İçimden konuşuyorum.
Speaker 1
Lütfen rahat uyuyun dedelerim.
Speaker 1
Sizi hiç unutmayacağız diyorum.
Speaker 1
Ve inanın bana cevap veriyorlar.
Speaker 1
Rüzgarın sesiyle yaprakların hışırtısıyla.
Speaker 1
Ufak bir dokunuşla cevap veriyorlar.
Speaker 1
Belki deliydim.
Speaker 1
Belki hayal görüyordum.
Speaker 1
Ama ben biliyorum.
Speaker 1
Burası sadece bir anıt değil.
Speaker 1
Burası bir ev.
Speaker 1
Ve ben de bu evin bekçisiyim.
Speaker 1
Ölülerle birlikte nöbet tutuyorum.
Topics:Çanakkale Şehitler Abidesibekçilikparanormalkorku hikayelerigece nöbetidoğaüstü olaylarşehitlertarihTürkçe korkuanıt











