Skip to content

Aşk ve Taht 1. Bölüm

Aşk ve Taht dizisinin 1. bölümü, Selçuklu sarayında taht mücadelesi ve kaderin başlangıcını anlatıyor.

Key Takeaways

  • Taht mücadelesi Selçuklu sarayında büyük entrikalar ve siyasi oyunlarla şekilleniyor.
  • Alaattin, zindanda geçirdiği yılların ardından güçlü bir sultan olarak tahta çıkıyor.
  • Hanedan içi evlilikler ve ittifaklar devletin kaderini belirliyor.
  • Dış düşmanlar ve iç fitneler, yeni sultanın yönetimini zorlaştırıyor.
  • Sadakat ve ihanet temaları dizinin ana eksenini oluşturuyor.

What the video covers

  • Destina adlı prensesin Selçuklu Sultanı ile evliliği ve yeni hayatının başlangıcı.
  • Sultan İzzettin'in vefatı sonrası taht mücadelesi ve Alaattin'in tahta çıkışı.
  • Zindanda geçen 8 yıl ve Alaattin'in sabırla güçlenmesi.
  • Hanedan içi entrikalar, evlilikler ve siyasi ittifaklar.
  • Emir Ayaba ve diğer saray mensuplarının taht üzerindeki etkileri.
  • Konya'daki saray hayatı ve yeni sultanın halkla ilişkileri.
  • Düşmanlarla mücadele ve iç fitnelerle başa çıkma çabaları.
  • Alaattin'in tahta çıkışı sonrası karşılaşacağı zorluklar ve hesaplaşmalar.
  • Prenses Melike Hatun ve diğer önemli karakterlerin rolü.
  • Sarayda casusluk ve gizli planların ortaya çıkışı.

Answers

Questions about this video

Alaattin kimdir ve tahta nasıl çıkmıştır?

Alaattin, 8 yıl zindanda kaldıktan sonra sabırla güçlenmiş ve Sultan İzzettin'in vefatı sonrası tahta çıkmıştır. Saray içi entrikalar ve desteklerle sultan olmuştur.

Destina'nın Selçuklu sarayındaki rolü nedir?

Destina, Selçuklu Sultanı ile evliliği kaderinde yazılı olan bir prenses olarak saraya gelir ve yeni hayatının başlangıcını yapar. Taht mücadelesinde önemli bir figürdür.

Sarayda hangi önemli karakterler yer almaktadır?

Emir Ayaba, Melike Hatun, Ümmühan Hatun, Tuğrul Şah ve Alaattin gibi karakterler sarayda önemli roller oynar ve taht mücadelesinde etkili olurlar.

Full Transcript — Download SRT & Markdown

00:28
Speaker A
Ah. Hey! Bugün tanımadığın bu duvarlar yarın adınla yankılanacak. Senin yürüyüşün yüzyıllarca anlatılacak bir hikayenin başlangıcı olacak.
03:16
Speaker A
Bu düğün senin kaderine yazıldı, Destina. Bütün seçilmeyenleri geride bırakarak onun için sen seçildin. O kim?
03:26
Speaker A
O Selçuklu'nun yüce sultanı. Sana Selçuklu'da yeni bir hayat bahşedecek ve sana talihin altın kapılarını açacak.
04:34
Speaker A
Prensesim, ne oldu? İyi misiniz? Onu gördüm. Kimi? Yıllar önce karşıma çıkan o adamı. Ah.
05:28
Speaker A
Karanlıma aşık olan gözüm. Ne vakit düşlerinden çıkıp hakikatim olacaksın? Yıllar önce bir kere çıktı o karşıma.
05:47
Speaker A
Sanki o günden beri ben değil, ruhum peşinden gidiyor. Bu kez rüyamda Selçuklu Sultanı olarak göründü.
05:55
Speaker A
Selçuklu Sultanı mı? Yıllar önce karşınıza çıktığında sıradan bir savaşçı değil miydi? Beni de şaşırtan bu zaten.
06:03
Speaker A
Ne iş vardı orada? O adamı birileri alıp götürmüştü. Sonra siz yıllarca arattınız ama bulamadınız.
06:10
Speaker A
Yoksa o da Selçuklulardan mıydı? Asla. Ben onun gözlerine baktım. Kalbimi okudum. O adam çukurlar gibi zalim olamaz.
06:25
Speaker A
Bazı rüyalar korkulardan doğar. Bazıları kaderden. Buraya benim kaderim mi olacak? Bunun gelişi hali alamet değil ha.
07:32
Speaker A
Taht ve sen, ikiniz de benden çok sakın. Ne vakit buatım olacaksınız? Şahz. Ayaba ses! Emir Ayaba Hazretleri! Emir Abi Hazretleri! Eline erişen, izine ulaşan oldun muhtad. Müsaade edilenler dışında kimse bulamadım.
08:58
Speaker A
O nasıl? Sizin nasıl takdir ettiyseniz öyle. Yaşasın dediniz, yaşattık. Emir Hazretleri. Şimdi de kendi hükmüne kendi karar verecek.
10:05
Speaker A
Emir Ayaba sizinle görüşecek. Alain ne görüşecekse buraya gelsin. Burada görülemeyecek kadar büyük bir hesapmış.
11:30
Speaker A
Yıllaroğlu, görüşmeyelim. Son gördüğümde kendi ellerinle beni bu zindana kapatmıştın. Bugün abiniz Sultan İzzettin'in emrini yerine getirdim.
11:47
Speaker A
Bugün de abiniz için geldim. Şimdi ne emretti? Sultan İzzettin hakkı rahmetine kavuştu. Hepimiz Allah'tan geldik.
12:12
Speaker A
Yine ona döneceğiz. Dünya saltanatı gölge gibidir. Ne kadar koşsan da yetişemezsin. Zindan cezanız abiniz ölene kadardı.
12:28
Speaker A
Sen de ölüm fermanımla mı geldin? Yok, size ölümü değil, saltanatı getirdim. Civan gibi kardeşim Melik Şelalettin var.
12:55
Speaker A
Dışarıdayken niye zindandaki ben? Zindan insandan sadece hürriyetini alır, iradesini değil. Size zindanda sabırla pişerek sultanlığa yaraşır iradeyi gösterdiniz.
13:12
Speaker A
Adınız hala düşman beldelerinde korkuyla yankılanır. Daha da adı heybetli bir sultan gerek. Adı heybetli bile lazımsa amcam Tuğrul Şah var. Hanedanın en büyüğü.
13:24
Speaker A
Niye saltanatı ona götürmedin? Amcanız Tuğrul Şah, Emirler Meclisi'nin kararına bir şartla razı oldu. Neymiş?
13:34
Speaker A
Kızım Melike Hatun'la evleneceksiniz. Babam Tuğrul Şah haber etmedi mi saraya geleceğimizi? Niye kimse karşılamaz bizi?
13:58
Speaker A
Ümmühan Atatun bekletme huyundan vazgeçmemiş anlaşılan. Kendince bize güç gösterir. Güç asıl şimdi doğacak bu sarayda.
14:07
Speaker A
Yolumuzu beklemeyenleri yola getirmeyi biliriz. Destur Maderi Sultan, Membai İhsan, Nuri Selçukyan, Ümmü Hanun. Hoş geldiniz, Hünker Hatun.
14:29
Speaker A
Hoş gördük. Tuğrul Şahımız, Sultan İzzettin için taziyelerini, Sultan Alaattin için hayır dileklerini yolladı. Tuğrul Şahımızın göz nuru Ali Selçuk incisi, kızım Melike Hüma Hatun.
14:44
Speaker A
Mah Cemalli Servi Endamlı olmuşsun. Maşallah, yol yormamıştır inşallah. Alaattin'e gelen hiçbir yol beni yormaz.
14:58
Speaker A
Sandıklar nedir? Altın doludur hepsi. Alaattin'in başı gözü için sadaka kılacağım. Münasip düşer mi misafire ihsan dağıttırmak? Ne gerekirse biz yaparız.
15:08
Speaker A
Misafir de neymiş? Sarayın hatunu bundan böyle. Ne demişler? Yiğit evlendiği gün, gelin sevildiği gün.
15:18
Speaker A
Ahli kudretimizi, bereketimizi görsün ki Sultan Alain'in müstakbel zevcesi Melike Hatun'ın geldiğini bilsin. Kimsenin şartıyla bahşettiği tahta oturmam.
15:36
Speaker A
Baktım bana yarsun yeter. O vakit ata mirasınız parçalanır. Bu topraklar da haşlılara yar olur. Hepsi kılıçlarını bilemeye başladı.
15:46
Speaker A
Eğer herkesin ittifak ettiği bir sultan bu tahta geçmezse kendi içimize bölünürüz. O zaman da düşmana yem oluruz.
15:55
Speaker A
Devletin terazisinde bir kefeye nefsiniz, bir kefeye mülkü milletin kaderi konuldu. Hangisini kurban edeceksiniz? Seçin.
16:27
Speaker A
Benim neyi kurban edeceğim belli. Sen canından vazgeçmeyi göze aldın mı? Sen benim ataimdin. Sırtımı yasladığım dağımdın ama bana İzzettin'le bir olup ihanet ettim.
16:52
Speaker A
Tahta oturunca bütün bunların bedelini ödeteceğimden korkmaz mısın? Bu benim kefenimdir. Ben başımda ölümü taşıyarak geldim buraya.
17:10
Speaker A
Eğer benimle bir hesap göreceksiniz, şimdi vurun boynuma. Kendime saltanatınıza dayanak yaptım. Eğer yüreğiniz soğuyacaksa başımla beraber saltanatınızın dayanağında koparamadım.
17:37
Speaker A
Ödetilecek ne bedel varsa hepsini kendi kılıcımla ödeteceğim. Emrü ferman yüce sultanımızın. Fat şehri Konya Sultanlığı bekler. Ben önden gideceğim. Teşrifatı hazırlayacağım. Size refakat edecek olduğu Konya yakalarında bekler.
18:10
Speaker A
Adettendir. Evvela Sultan İzzettin'in kabrini ziyaret edip yas ilan etmek gerek. Ya vaktiniz yok? Elik Celal ne haber? Giderse yollara düşer. Fitne ateşi yanmadan tahta oturmanız icap eder.
18:31
Speaker A
Biz Alaattin tahta çıkmasın diye İzzettin destek verdik. Şimdi onu tahta çıkarıyorlar. Ya dost sandıklarımız bize ihanet ediyor ya da Alaattin umduğumuz kadar güçlü biri.
18:41
Speaker A
İzin ver Selçuklu Sarayı'na elçi olarak gideyim baba. O Alaattin'e şimdiden kim olduğumuzu gösterelim. Sen bu hırsla gidersen her şeyi mahvedersin. Arakel, 8 yıl zindanla çürümüş adamdan mı korkuyorsun?
18:52
Speaker A
Onun zindana düşmesinde bizim de payımız var. 8 yıl kim biriktiren adamın nasıl biri olduğunu bilmeden hareket edemeyiz.
18:58
Speaker A
Ben uzatma, Arakel, uzatma. Alaattin elçi olarak sen gideceksin, Kreon. Ona da, onu tahta çıkaranlara da gereken dersi vereceksin.
19:14
Speaker A
Nasıl bir ders alacak bu? Ayaba yıllardır yaptığımız ticaretten pay alıyor. Kesilmesini istemez. Alaattin de tahta kalmak istiyorsa bize baş eğmek zorunda kalacak.
19:26
Speaker A
Alaattin'i herkes başka anlatıyor. Kimisi zindanda çürümüş mahkum diyor. Kimisi bütün salcıklığın arkasında durduğu bir sultan.
19:36
Speaker A
Hangisi doğru? Bunu ancak gözlerimle görsem anlarım. Ben de gideceğim Konya'ya. Ama prenses olarak değil.
19:48
Speaker A
Alaattin'i gölge gibi izleyen bir casus olarak. Vay gadasını aldı. Hele bak boyuna posuna, Sökmen. Sanki at sırtında Erciyes Dağı gibi gelir ha. Dağlar ayağının trabu olsun.
20:28
Speaker A
Kardeş Alaattin diye tanış olduk. Sırdaş Alaattin dedik. Onca çile çektik. Ateşlerden geçtik. Sultan Alaattin olduğunuzu gördük.
20:38
Speaker A
Çok şükür. Çok şükür. Her daim halinize haldaş, yolunuza yoldaş Alaattin'im. 8 yıldır taşı yastık, toprağı döşek elleyip bekledik. Biz o kalenin kapısını 40 kere kırar, içeriden sizi almasını da bilirdik ama fitne ateşine sebep olmaktansa sabır ateşinde pişmek yedir mübariz.
20:55
Speaker A
O aya bacağınıza kıymaya yelteney de onun havurdunu yırtardık. Bu şahpas senin pastırmalardan yemiş belli ki. Cengaver gibi uçup haber etti de tedbirimizi alabildik. Sultanım, benim pastırmadan işim kıyıldı. Bir an evvel kopa kopa gidelim de Konya'ya. Dağ gibi etler yığılmıştır.
21:13
Speaker A
Şimdi. Sökmen, aynalarla aram bozulmamış. Halin, kıyafetin yerinde. Hiç mi üzülmedin bizim yokluğumuza? Olur mu öyle Sultanım? Ben kendimi bugünler için cincık gibi tuttum.
21:28
Speaker A
Memleketim Konya'ya, Sultan yanımda kabara kabara gireyim de herkese çalım olsun. Bizimkiler sarayı panayıra çevir, Sultan.
21:38
Speaker A
Bizim görülecek dağ gibi bir hesabımız var. Bu Kalonorosların ettiği hainlik sizin zindanda yatmanıza sebep oldu.
21:46
Speaker A
Onlardan hesap soracağınızı bilirler. Şimdi bir de tahta çıkacaksınız. Hiç rahat durmaz bunlar. Her şey sırasıyla. Önce tahta, sonra meydana.
22:11
Speaker A
Bana bu kızı bulun. Ayaz sizi yaralıyken iyileştiren kız mı? Yıllar evvel. Atabeyim dahi hıyanet ederken o bana el uzattı. Peşimde ölüm kol gezerken o beni yalnız bırakmadı. Bir tek gözlerini ve saçlarını bilirim. O zümrüt yeşili gözleri, bir de sırma saçları.
22:32
Speaker A
Ahta vefadandır. Sultan Melik Celal'in'e de çoktan haber gitmiştir. Bu da tahta almak için harekete geçebilir.
23:03
Speaker A
Celalettin, bu ne? Durdur şunu. Vay vay vay. Nuruhan ablam gelmiş. Celalettin, durdur şunu. Haydi haydi. Acele acele acele. Çık çık çık çık çık.
23:26
Speaker A
Koyil Hisar'ın cevrü cefasından yorulduk be abla. Hatun, biraz zevkü sefayı çok mu görürsün kardeşini? Vakit zevk-i sefa vakti değildir.
23:35
Speaker A
Ablautun göklerin dilini okumuş, yine cavlak deh. Hele ne çıktı bahtımıza? Sultan İzzettin ölmüş. Ölmüş mü? O Akgefen.
23:54
Speaker A
İkva yıldızı senin değil. Alaattin'in burcunda doğdu. Ne dersin sen Abla olsun? Izzettinin ölümünü bizden gizlemişler.
24:05
Speaker A
Her şey Alaattin tahta çıkartmak için tertip edilmiş. O yıllar yılı zindanda yatarken ben canımı dişime taktım.
24:17
Speaker A
Verdim doyurdum. Vurdum duyurdum. Benim hakkımı zindanda çürümüş adama nasıl verirler? Melikim valideniz eledi hatun bir can sandı ya o sebepten size geri tutarlar.
24:33
Speaker A
Ağzımızda anamızın sütü varsa damarımızda da babamız sultanıyasetinin kanı var. Bu işin altında kesin ümmanat var.
24:41
Speaker A
Oğlunu tahta çıkartmak için her şeyi yapmıştır. O benim yaşı günümü yaman ettiler. Benden saltanat iladını çalanlara tek tek kefen giydireceğim.
24:54
Speaker A
Hazırlanın. Konuya gidiyoruz. Melekim, gözcüler haber yolladı. Aliattin hala Konya'ya varmamış. Kimse de nerede olduğunu bilmezmiş.
25:56
Speaker A
Bahtyıldız'ın yolunu açtı sana. Tahta bahta bizimdir. Haydi ulatunum. Teşrifat için sultanımızdan evvel geldim. Şehirde hazırlıklara başladık.
26:23
Speaker A
Oğlum nasıldı? Her daim nasılsa öyle bir bulut gibi. Ama ardından güreş mi doğacak, fırtına mı kopacak bilinmez.
26:33
Speaker A
Askerlerin yolları köprülere pusulansın. Eğer Celalettin Alaidin'den önce Konya'ya gelirse gereği yapılsın. Siz tasa etmeyin. Nasıl ahitleştiysek öyle olacak. Saltanat Sultan Alaaddin'in olacak.
26:50
Speaker A
Vezirlik yine Reşidettinler kalacak. Vezirlik sultanlıktan sonraki en ulu makamdır. Neden kendine istemezsin de Reşü Dittin kalsın istersin?
27:07
Speaker A
Ben ordunun başıyım. Kılıç adamıyım. Kılıcın gölgesi vezirin dibitinden daha kudretlidir. Bu sarayda güç kadından doğar, erkeğin elinde büyür. Sen Alaaddin'e saltanat yolunu açtın.
27:22
Speaker A
Ben de sana istediklerini bahşedeceğim. Oğlunuz için gayretinizi bilirim. Bu gayret onun yüreğini size karşı yumuşatır mı bilemem.
27:33
Speaker A
Dilerim ki sizi affetmiş olsun. Sultan Alaattin bugün gelmeyecek mi? Bir aksilik oldu başına bir iş gelmiş olmasın sak to etmeye gerek yok ne de olsa kartal kafese sığmaz.
27:58
Speaker A
O kartalı kafesinden çıkaran koskoca Emir Ayabadır beyim. O istemeden Selçuklu toprağında kuş uçmaz. O istemeden çarşıya pazara tek bir mal girmez.
28:08
Speaker A
Olur mu öyle şey? Ordu komutanının hüküm yürüttüğü nerede görülmüş? Ondan önce vezir gelir. Yok mu bu devletin veziri?
28:15
Speaker A
Var. Vezir Reşudittin var da onun da adı var sadece. O da Emir Ayaban'ın yanında topaç gibi döner.
28:23
Speaker A
Kalanoslular bize pahalıya mal satar. Esnafın ahalinin kesesi kurumuş ama devletliler kendi zevki sefasına bakar.
28:32
Speaker A
Ağacı baltadan evvel içeriden kemiren kurtlar yıkar. Belki de Sultan Alaattin bütün bunlara derman olur.
28:42
Speaker A
Görmeden ümidi kesmemek lazım. Böyle harap olmuş mülkün başına daan çıkan adam yakışırdı zaten. Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz Sultan Alain'den?
28:57
Speaker A
Çünkü bazı insanların gözüne bir kere bakmak kafidir. Yıllar evvel birinden duymuştum. Kalp kalbi gözlerden okur.
29:15
Speaker A
Bu sos ne oldu? Yıllar önce ben söylemiştim bunu ona. Bu adam yıllar önce karşımda çıkan rüyamda gördüğüm kişi. Görürtir çabuk.
29:49
Speaker A
Ah. Sen mi benzettin? Yook, kusura bakmayın. Ben bu nasıl kayboldum? Şehre niye tek bir kıyafet girmeyi tercih ettiniz?
30:24
Speaker A
Sultanı olduğumuz mülkün ne halde olduğunu görmek için. Mülkü nasıl buldunuz? Baştan ayağa çürmüş. Gözlü haber yolladı. Elif Celalettin yanlaşmış.
30:41
Speaker A
İpek perdeler çekildi. Kuhurdanlıklar yakıldı. Miski amber kokusu tütsün pek severdi. Altın ipek alalılar serelim bir yoluna.
30:52
Speaker A
Onun gönlünü şlead nizama meyleder. Ona göre hazırlık görülsün. Emredersiniz. Destur Ümmüan Hatun. Tembihledin mi kızlara adabı? Dilrubak alfa.
31:31
Speaker A
Sultanın huzurunda dilinizden evvel edebiniz konuşacak. Gözünüzü ölçüyle kaldıracak. Sözünüzü ölçüyle söyleyeceksiniz. Bunları bilen yükselir, unutan kaybolur.
31:43
Speaker A
Anladınız mı? Anlaşıldı. Altın kapıların nice sultanı açıldı. Konya, şimdi sıra bende. Attal kafese sığmadı.
32:48
Speaker A
Şimdi doruklara yükselmenin vaktidir. Bütün gün aradık bulamadık artık yeter. Belli ki oanız bir an.
33:11
Speaker A
Kesin öldürdüm inanılmaz. Kös vurdu. Sultan Alaadtin geliyor. Sultan Alaaddin geliyormuş. Biz de gidelim. Hadi.
33:18
Speaker A
Ama Kalonoros'u hatırlatmak isterim. Önemli olan Sultan Alain'i yeni düşmanımızı görmek. Sultanımız meydana teşrif ettiğinde yoluna saçılar saçılacak. Kusur istemem.
33:36
Speaker A
Hata bağışlamam. Desturedi Ali Selçuk Melike Hatun. Dilruba Kalfa. Buyurun Melike Hatun. Sultanı saçıları biz saçacağız. Siz çıkmayın. Bu vazife harem halkınındır.
33:55
Speaker A
Melike Hatun'un saçı yola değil bahta saçılır. Ben kendi bahtımı kendi ellerimle karşılayacağım. Lakin Ulu Hatunumuz böyle emretti.
34:08
Speaker A
Ben meydana çıkınca onun da haberi olur. ol olsun. Devleti sultanım, darül mülkünüz Konya'ya hoş kadem geldiniz.
35:00
Speaker A
Destur Sultan Hazretleri geliyor. Açılın. Sultan Aleadin. Sultan Aleadin. Sultan Ali. İzin verin gelsin. Bunca zahmete beni görmek için mi girersin?
35:37
Speaker A
Adın ne senin? Aliaddin, siz Tokat Melikiyken Erim sizin askerinizdi. Yanınızda savaşırken şehit oldu. Vasiyeti vardı. Doğacak çocuğumuz erkek olursa adını Alaattin koy.
35:51
Speaker A
Demişti. Bu kutlu gününüzde sizi görmeye geldik. Oğlum çok istedi. Latdin. Sen büyüyünce ne olmak istersin?
36:14
Speaker A
Babam gibi olmak isterdim ama hiç göremedim onu. Ölüm. Babanın gölgesi çekilince güneş bile ısıtlamaz e sana.
36:27
Speaker A
Peki ister misin Alaattin Keykubat seni ısıtan bir güneş olsun? Seni yetiştiren, büyüten bir el olsun.
36:55
Speaker A
Sultan İzzetli'nin gazabından kaçış yok. attin Eh Hay nar canım le yarım Nur leyde hay yaral ey Oh Huderun hu sükun hu ya huderun huderun hu sükun Yahudun kimsin?
40:09
Speaker A
Ne oldu? Hayır olamaz. Bu adam latin olamaz. Sultanım. Hanedanımızın övüncü, tahtımızın ulu kartalı. Gölge nur getirsin. Cihan önüne saçılar gibi saçılsın.
41:56
Speaker A
Sultanımız Konya'ya girmiş. Teşrifatta kusur istemem. Melike usulünce karşılamaya gitti zaten. Teşrifatın alasında hizmetkarlarımız hazırlar. Ulu hatun dururken size ne hacet? Sultan damadımızdır. Bizim de oğlumuzdur.
42:13
Speaker A
Siz hizmetlilerinizi kendi dairenize çekin. Ama yakında hepsi hareme yerleşecek. Malum kızım Sultan Altunu olacak.
42:24
Speaker A
Biz de bütün cariyelere, hizmetkarlara yeniden nizam vereceğiz inşallah. H buraya kim yerleşecek, kim gidecek? Ben karar veririm.
42:36
Speaker A
Hala ulu Hatunsan kimin ihsanlığıyla olduğunu unutmayasın. Allah'tan Tuğrul Şahımız cömertlik gösterdi de Alaattin zindandan kurtuldu.
42:48
Speaker A
Ne demişler? beylik vermekle olur. Sen şart sunmayı cömertlik mi sanırsın? Onun sunduğu şart bile mükafattır.
42:57
Speaker A
Bir ana dahi zindandaki oğlunu 8 yıl unutabilir. Ama benim kızım unutmadı. Sevda gençlik kuşudur. Uçup gider.
43:14
Speaker A
Kalacak olan esaslı hatunluktur. Allah'tan Melike kızımız da baba tarafından kanında asalet mayası var. Destur Sultan Ahaddin Hazretleri.
43:40
Speaker A
Ye. e Küçükken sürgün Alain olarak çıktım. Buradan büyüdüm. Melik Alahaddin olup gittim. Sonra mahkum Alahaddin oldum.
44:38
Speaker A
Refsi Sultan Alaattin hazırlıkmış. Kaç sultan değişti burada? Şükür ki siz gittiğinizden beri nizam değişmedi.
44:46
Speaker A
Hiçbir şey değişmediyse değiştirecek çok şey var demektir. Vezir Reşiddin. Sizi muhafaza edecek candarları tayin ettim Sultan.
45:08
Speaker A
Kılıç siz, kın biz. Ben bu kına sığacak kılıç değilim. Ay hayat en yakınımdakileri kendim seçmem gerektiğini öğretti. Yoksa adama sırtından yaklaşırlar.
45:37
Speaker A
Sultanül Muazzam Alaidtin Keykubat Hazretleri. Ben Alaaddin. Ölümlerin bağrında doğan, karanlıklarda düşler kuran. Ömrü çetin yollarla sınanan ama hep kalbinin götürdüğü yolda yürüyen.
46:06
Speaker A
Zemheri gibi yalnızlıkları, ateş gibi ihanetleri sabırlaşan, bitti dendiği yerden doğan, aşkın ve tahta, adını yazdıran ben Alaattin Keykupat.
46:37
Speaker A
Hüren hayallerinizdi bu tahtsak iken düşleriniz. Vallahi hepsine şahidim yıllardır. Gerçekleştiğini görmek nasıl bir istir sultanım?
46:55
Speaker A
Hala bir tarafı yarım. H Neden yardım ettin bana? Gördüklerim yardım etmem. Ama bir de göremediklerimin merakı var.
47:51
Speaker A
Kimsin? Bu neyi değiştirecek? Bir baktım Sultan İzin'in adamlarının kutusuna düştüm. Böyle bir adam merak edilmeye değerdir.
48:09
Speaker A
Ben kalbinden başka pusatı olmayan bir adamım. Tahmin etmiştim. Nereden tahmin etmiştin? Kalp kalbi gözlerden peki senin gözlerin niye saklıyorsun benden?
48:42
Speaker A
Gördüklerin sana et. Ama göremediğim bir yüzüm var. Selçuklu topraklarında yüzünü gizleyen biri de merak edilmeye değerdir.
48:52
Speaker A
Dönsene yüzünü bana. Sen kendini sır gibi sakladıkça benim yüzüm de hep sır kalacak. Dur git dursana.
49:14
Speaker A
Emriniz üzere yıllarca aradık durduk. Ama bulamadık kim olduğunu. Allah'ım bunu en zor zamanımda karşıma çıkardığım kör zindanlarda rüyam oldu.
49:29
Speaker A
Düşümü gerçek kılan Rabbim elbet yarım kalan tamamlar. Bu vakit gizlenen ne varsa açığa çıkar.
49:55
Speaker A
Bu adam düşmanmış meğer. Hem de en büyükler. Çıksaydınız karşısına, söyleseydiniz kim olduğunuzu. Belki bu düşmanlık da bir son bulur.
50:16
Speaker A
Annemin acısı da son bulacak mı? Benim kaderim annemin kanı yıla yazıldı. O kalın orası için can verdi. Ben de onun nasi yaşatmak zorundayım.
50:30
Speaker A
Annenizi öldüren Alaaddin değildi ama değildi ama Selçuklarda şimdi hepsinin başında o var. Kalın intikamla dolu.
50:54
Speaker A
Sizi etkileyen onun yüreğiydi. O gün o adamın Alain olduğunu bilseniz bile hisleriniz değişecek miydi?
51:05
Speaker A
Kalbinize rağmen onunla düşman olacak mısınız? Sultanım güme altın uzunuza gelmektiler. Neredesin ısırma saçlı kız? Neredesin?
51:46
Speaker A
Neredesin oğlum? Ana oğlum çerparem. Sen nasıl buldun beni ana? İzzet'in senin buralarda olduğunu öğrenmiş oldum.
52:28
Speaker A
Yüreğim ağzıma geldi. Seni bulup sana kıyacaklar diye. Yolumuza pusu koymuşlar. Bu olmasaydı belki de çoktan ölmüştüm.
52:45
Speaker A
Gözlerinden başka bir şeyini bilmem. Senin de başına benim yüzümden bela gelmesin. Ben giderim buradan. Sen kalma.
52:59
Speaker A
Sen hiç bir gidemezsin oğlum. Atabeyim sen de mi geldin? Bilirdim beni yalnız bırakmayacağını. Taht için canımızı hedefe koymuşlar.
53:29
Speaker A
Ama biz bunu da atlatırız. Neleri atlatmadık ki birlikte? Gayributah kavgası bitmiştir. Melik Alaattin teslim ol.
54:02
Speaker A
Ana çabuk git buradan. Ana sen de mi? Ana bir şey desene. Mecburdum oğlum. Canına kıyacaklardı.
54:31
Speaker A
Sen bana ciğer parem demedin mi? İnsan ciğerine nasıl giyar? Neceği nasıl giyer? Sen sen ne ziyaret edersin? Sen benim atabeyimdin.
54:48
Speaker A
Nasıltımı yaşadım da? Hepimizin dağı devlettir. Onun da tek bir doruğu vardır. Sultan İzzettin. Peki bana olan inancın?
55:00
Speaker A
Bana olan inancına ne oldu? Hangi makamla kandırdı seni izzettin? Desene. Gördüm ki bu yol sadece seni değil, devleti de büyük bir fırtınaya sürükler.
55:14
Speaker A
Tek sebebim budur. Bu laflar o adamın lafları değil. Ben şu kadarcıktım, sürgünlere yolladılar. Senin elini tuttum. Beni düşmana rehim verdiler. Seninle kaçtım.
55:27
Speaker A
Bu laflar o adamın lafları değil. Benim Atayimin lafları değil. Ben de senin için her türlü zorluğa katlandım ama kader böyle istedi. Alaattin abinin yazgısına taht yazıldı. Sana da ruh ve boyun yemek düşer.
55:54
Speaker A
Ben ihanete verilen hükmü boyun eğmem. Bırakın. Tamam bırakın yeter. Öldürün beni. Öldürün. İnsan sevdiklerini yaniyle nasıl yaşar? Ben zaten öldüm. Paramparça ettiniz beni.
56:16
Speaker A
Yeter dedim. Öldürün oğlum. Oh. Sultan Alaattedin vakti değildir. Buyurdu. gelir gelmez en yakın adamını kendi seçti.
57:03
Speaker A
Bizlere dokunur mu derse? Ben bu devletin taşlarını kendi elimle dizdim. Birini çekerse hepsi üzerine yıkılır.
57:15
Speaker A
Sen tasaray etmeceittin. Ümatında konuştum. Vezirlik sende kalacak. Bir cülüs merasimi başlamak üzere Emir Hazretleri gidelim.
57:31
Speaker A
Sultan Alaaddin'in saltanatına destur verelim. İnşallah senin doğuracağın oğullarının da böyle cüusunu görürsün. İnşallah. Sultanımız anasıyla doya doya hasret gidermiş. Belli ki.
58:14
Speaker A
Destur Sultanül Muazzam Alaadtin Keykubat Hazretleri. Hak saltanat kılıcını gaza için kuşananla olsun. Amin. Halk Selçuk soyunun güneşini üstümüzden eksik etmesin.
59:30
Speaker A
Amin. Tacı zehrini gökteki güneş de bir kılsın. Amin. Yer şahit, gök şahit olsun. Kut doğru durana, kılıç eğri olana. İzzet bize, zillet düşmana. Kudret devlete, adalet cihana.
60:06
Speaker A
Sultan-ı muazzam Alain Keykubat, Şehin Şahı Al. Şehin Şah. Şehinşah Şehinşah. H Ya Aladin de öğrendiyse kim olduğumu nereden öğrenecek? Sadece gözlerimizi görmüştü.
61:36
Speaker A
Bazen bir çift göz, bir ömür unutulmaz. Bunun sizi hatırlamasından mı korkuyorsunuz, hatırlamamasından mı? Saklan çabuk.
61:51
Speaker A
Bu AT zannettiğim adam. Emrettiğin gibi tedbiren Sultan Alain'in kılığına girdim. Bir tane kız çevirdi beni arkadan.
62:03
Speaker A
H nasıl bir kızmış? Sırma saçlıydı. Yeşil gözlü müydü? Evet yeşil gözlüydü. Bak bakalım şuna benzer miydi? Dokunma Gazi. Sadece bak.
62:16
Speaker A
Vallahi benzerdi. Sultanımız tebdil kıyafet olmasına rağmen bu kız nasıl oldu da onu tanıdı peşine düştü?
62:26
Speaker A
O her kimse mutlaka onda bir şey var. Ne olabilir ki? Sultanımızın yıllardır aradığı kız bu olabilir. Bütün şehri dedik dedik edeceğiz. O kız her kimse onu bulacağız. Sultanımıza götüreceğiz.
62:39
Speaker A
Alaaddin'in adamları bunlar. Birlikte dikkat çekmişiz biz. Yarıyorlar. Gidelim buradan artık. Yoksa açığa çıkacaksınız. Kreon Aladinle görüşmeden bir yere gitmem.
62:53
Speaker A
Ne söyleyeceğini öğrenmem lazım. Destur melik Celalettin Hazretleri. Nereden çıktı şimdi bu? Hayırlı olsun imanatun.
63:43
Speaker A
Bir oğlunu mezara indirip diğerini tahta çıkartmışsın. Malum olduğu üzere size gerek kalmadı. Niye zahmet edip geldiniz?
63:52
Speaker A
Biz bu devletin özböz çocuklarıyız. Devletimize sahip çıkmaya geldik. Tahta bir sultan gerekmiş. Çıkartmışsınız. Yahşi kıymet verdiğimiz emirler. Hatta öz dayımız dahi bize haber etmeden seçeceğini seçmiş.
64:15
Speaker A
Yahşi. Amma kardeşimin bu kutlu gününde haber etmemişsiniz. İşte o yaman. Kutlu olsun Kard Sultan.
65:06
Speaker A
Tahtta artar. Her omuz taşıyamaz. Taht ona layık olanların üzerinde yükselir kardeşim. Sen onu tasa etme.
65:21
Speaker A
Burdunla gelmişsin. Gören de ceng'e gidersin sanır. Seni Derya gibi orduyla karşılamak yaraştırdı kardeşim. Maşallah.
65:30
Speaker A
Sen de kartal gibi uçarak gelmişsin. Böyle taht boş bırakmaya gelmez. Mazallah. Sonra kuzgunlar üşüşür.
65:40
Speaker A
Sen de bir daha huzurumuza takdimle girmeyesin ki girdiğin gibi çıkabilesin. Bir şeyler diyor kaldı acaba gördünüz mü şu son?
67:03
Speaker A
Ben görenlerden duydum. Aslan gibi diyorlar. Gözüne bakmaya cesaret edemiyormuş insan. Vallahi de bu sarayda edep kalmamış.
67:12
Speaker A
Billahi de edep kalmamış. Sen gördün mü şır? Nasıl heybetli mi? Allah'ım ulu hatunum duymaz mı bunları? Duyarsa kıtır kıtır kesmez mi sizleri? O zaman görürsünüz heybeti. Haydi destur Sultanül Muazzam Alaaddin Keykupat Hazretleri söylediklerinden daha iyi kapat kapıyı destur
67:49
Speaker A
ziyneti Ali Selçuk Melike Hüme Hatun geç geç geç geç geç teksir halinde gözler yerde gözler Nal Şirina sultanı seyirlik mi edersiniz kendinize yoksa eve perkan da mı kalkmıştır koca sarayda?
68:09
Speaker A
Olur mu öyle şey hatunun kıymetlim? Ben sultanımızın geçtiğini sultanımız alemi aydınlatan bir güneş gibidir.
68:22
Speaker A
Gözler haddi aşarsa kör olur. Ayaklar haddi aşıp yaklaşırsa yanar kül olur. Haddi hududunuz benim gölgeme kadardır.
68:36
Speaker A
Haddini aşanın akıbete hayır olmaz. İşittiniz mi? İşittik. Size koyun etiyle ayran göndereyim mi? İstemez. İstemez.
69:01
Speaker A
Sizin olsun o kötü yemekleriniz. Yaattinin adamları öğrenmişse burada olduğum için o andan bir yere de kaçamayız.
69:11
Speaker A
Ben de çok mutlu değilim bu iğrenç yerde olmaktan. Ne güvenli yer burası. Hana gittiklerine emin misin?
69:20
Speaker A
Civara soruşturdum. Sırma saçlı yeşil gözlü bir kız varmış. Gördünüz mü dedim. Ana doğru gitmişler.
69:28
Speaker A
Ayaz Hı. Esah Sultan Alaattin bu yeşil gözlü kızı ahta vefa mı duyar? Ne demek o kardeşim? Kim ahta vefa duyduğunu bu kadar aratmış.
69:39
Speaker A
Bence sultanımız bu kıza vurulmuş. Sultan vefa dediyse vefadır. Yakalayalım artık şu kızı. Aklımı kaçıracağım.
69:49
Speaker A
Adem'i gece rüyamda sultan olarak görüyorum. Sabah gerçekten de sultan olarak karşıma çıkıyor. Kalbiniz temiz prensesim. Rüyanızda bildirilmiş size.
70:00
Speaker A
Bazı rüyalar Kaderdendir demiş Nerita. Unuttun mu? Kader onu karşınıza çıkardı işte. Hem de rüyanızda gördüğünüz gibi.
70:07
Speaker A
Anlamıyor musun Rita? Rüyamda Selçuklu sarayında gelin olduğumu da gördüm. Hem de Aladinin karısı olarak. Bu da sinirleriniz çok gerildi sizin. Şöyle oturun biraz.
70:23
Speaker A
Oturun. Su vereyim size. Tamam. Tamam. Hancı. Buyur beyim. Ne arzu edersiniz? Sırma saçlı yeşil gözlü bir kız.
70:51
Speaker A
Tövbe tövbe. Burayı ne sanıyorsunuz siz? Çık git başım belaya sokma benim. Öyle değil öyle değil. Öyle değil.
70:58
Speaker A
Sırma saçlı yeşil gözlü bir kız geldi mi buraya müşteri olarak? Öyle desene. Sırma saçlı yeşil gözlü kız az evvel geldi. Koyun etiyle ayran vereyim dedim de tiksindi.
71:14
Speaker A
Gavur esbaplı kız demişti bizim adam. Ulan onların ne haddine bizim aşımızdan tiksinler. Bırak şimdi aşı suyu. Hangi odaya çıktı kız?
71:25
Speaker A
Yukarıda köşedeki oda. Yürü çabuk. Haydi. Ne oldu? Ala'nin adamları buraya geliyorlar. Ne yapacağız prensesim?
71:45
Speaker A
Size zarar vermeyeceğiz. Açın kapıyı. Açın kapıyı. Nereye kaçtım kız? Balkondan kaçmışlar. Necazi çıktı bu kız.
72:24
Speaker A
Feşlerine düşeceğiz. Haydi Alaattin'in karşısına Ali Selçuk kızının zarafetiyle Tuğrul Şah kızının vakarıyla çık. Ona bir an önce düğün yapması gerektiğini verdiği sözü hatırlat.
72:48
Speaker A
Ben ona verilen sözlerden çok daha değerli şeyler hatırlatacağım. Sen merak etme. Sultanım Azamettim. Melike Hümeun görüşmekliler.
73:07
Speaker A
Buyursun sultanım. Hatunum. Sultanım, teşrifattaki nezaketine mukabele edemedik. Mazur gör. Meşguliyetin var. Bir de yılların yorgunluğu hepimizde.
73:39
Speaker A
Sana culu harmanımdır. Aşık yemiği. Çocukken oynardık bununla. Hangimiz daha talihli diye yarışırdık. Senden bir hatıra olarak saklamıştım.
74:01
Speaker A
Sen şansa inanırdın o zamanlar. Ben ise senin hep kazanacağını. Senin talihin ne? Benim kazandığım ne?
74:11
Speaker A
Benim talihim karşımda durur. Senin kazandığın ise benim gönlümün tahtı. Emir Ayabayla amcam Tuğrul Şah bir olup şart koydular.
74:24
Speaker A
Bu kazanmak mı sence? Babam izdivacımızı şart olarak sunmuş olabilir ama benim gönlüm hiçbir zaman şarta bağlı olmaz.
74:36
Speaker A
Onun hükmü her daim sendedir. Amcama telkinlerde bulunmuşsun tahta çıkmam için. Merak ederim bu yalnızca sevdadan mıdır?
74:51
Speaker A
Hayatta sevdadan üstün kıymetler de vardır. Haklıya hakkını vermek gibi. Bugün hakkı teslim eden Allah'tı.
74:59
Speaker A
Ben vesile oldum sadece. Herkes düğün haberi bekler bizden. Bir kere söz verdim. Söz dilden bir kere çıkar.
75:19
Speaker A
ve Allah'ın izniyle yerine gelir. müsaadenizle Alahatdin'in adamları nasıl anladı hamda olduğumuzu? Niye peşimizi bırakmıyorlar?
76:06
Speaker A
Bizi bulurlarsa Aladin'in karşısına çıkıracaklar. Bu kadar kaçmaktansa çıkalım artık. Ne olacaksa olsun. Asla ya. Onun karşısına çıkmam.
76:17
Speaker A
Kreon'la Konya'da buluşamayız artık. Alain'in ona ne söyleyeceğini kalan oros varınca öğreniriz. Ne olur çıkalım artık bu şehirden. Önce güvenli bir yer bulup kılık değiştirmemiz lazım.
76:30
Speaker A
Başka türlü bu adamlardan kurtulamayız. Hadi destur Sultan Alaattin Hazretleri. Hey Allah, hey hey Allah hey.
77:08
Speaker A
Devri saltanatımızın ilk divan-ı aliyesi mülke bereket. Millete saadet getire. Sultanım İznik'ten Pontus'tan Konstantini'den ve dahi Conoros'tan gelen elçiler tebrik için beklerler.
77:28
Speaker A
Kalanoros gelsin. Kalanoros elçisi. Efendi Vart sultanlığınızı tebrik ediyor. Armağan olarak bu kafesteki serçeği uygun gördü.
77:56
Speaker A
Sultan İzzettin zamanında olduğu gibi anlaşmanın devam etmesini istiyoruz. Kalanoroslular kalleşçe vurmak yerine konuşmayı öğrenebilmişler.
78:08
Speaker A
Madem bizden evvel bir dostluk kurulmuş, biz de devam ettirmek isteriz. Bu sebeple efendim huzuruma gelip eşim öpecek.
78:25
Speaker A
bana biat edecek. Bağlılığının göstergesi olarak vergi ödeyecek. Zindanda geçen yıllar bizim kim olduğumuzu unutturmuş anlaşılan.
78:35
Speaker A
Biz eşik öpmeyiz, biat etmeyiz, vergi vermeyiz. Asıl zindanda geçen yıllar ben size unutturmuş. Benim emniyetime tehdit olan hiç kimse emniyette olmaz. Hele ki bana yapılan hiçbir kalleşlik karşılıksız kalmaz.
78:58
Speaker A
Bir kılıç çekilirse sınırlarınızdan içeri tek bir mal girmez. Halkınız açlık ve ölümle boğuşur. O zaman tahtınız da emniyette olmaz.
79:23
Speaker A
Ben sizi iyi tanırım. Limanlarınıza güvenirsiniz. Ama bizim kasırgamızdan sizi koruyacak bir liman yok. Üç surlu, altı kapılı, yüz buçlu kalenize güvenirsiniz. Ama bizim gazabımızdan sizi koruyacak bir kale yok.
79:42
Speaker A
Şimdi al bunu efendine götür. De ki serçe gibi uysal olsun. Yoksa bir kartal gelir onun kafasını koparır.
80:38
Speaker A
Buyurun. Biz kadın şifanesine girmiştik ama yanlış oldu sanırım. Doğru geldiniz. Burası bimarhanedir. Burada musiki ve su sesiyle tedavi ederiz hastaları.
80:51
Speaker A
Musiki mi? Su sesi mi anlamadım. Dertli ruhların devasıdır musiki. Bedenimizi kirden nasıl suyla arındırıyorsak ruhumuzu da su sesiyle arındırırız.
81:04
Speaker A
Sen yabancısın galiba. Görmemiş olman tabii. Destur zete Ali Selçuk Melike Hatun. Şeref verdiniz Mekke Altun.
81:24
Speaker A
Nasıldır bimarede vaziyet? Elimizden geldiğince idare etmeye çalışıyoruz. Sağın bundan böyle burası benimdedir. Vakfınızın ihtiyacı benim şahsi hazinemden verilecek. Eksiklerinizi Ketçüden Nergiz takip edecek.
81:40
Speaker A
Şifaya muhtaç olan bütün hatunlar benim himayemdedir artık. Güzel kızımızın derdi nedir? Kara sevdaya tutulmuş, buhrana düşmüş.
81:57
Speaker A
Sevdiği düşman ailedenmiş. Kavuşamamışlar. Bunun devası uşak makamıdır. Aşıklar makamıdır. Çünkü nameler cümle sevdalının gönlüne ulaşsın.
82:09
Speaker A
Belki dil söylemez ama gönül cevap verir. Sultanım, kalan orasa maziden gelen bir düşmanlığınız olduğunu biliriz. Lakin devlet kinle değil siyasetle idare olunur.
82:57
Speaker A
Geçmişin knini gütseydim bugün çok kişinin kellesi giderdi. Ayaba ticaret mallarının çoğu kalanos limanından gelir bize. Standward limanı kapatırsa tüccarın işleri bozulur.
83:21
Speaker A
Sinop subaşısı Kutlu Boğa. Emredin Sultan. Sen derya erisin. Ne dersin vezirin söylediklerine? Vezir Reşiddin doğru der.
83:33
Speaker A
Fil dişi, tütsü, şeker ve nice kıymetli mal bize Akdeniz üstünden gelir. Biz de mallarımızı aynı şekilde Akdeniz üstünden Hicaz ve Mısıra satarız. Bu sebeple devletin ali menfaati için Kalanoros'un fethi şarttır.
83:49
Speaker A
Kalanoros'a savaş açmak hazineyi nedenli zarara uğratır sen bilir misin Subaşı? Kimin hazinesi eksilir Emir Hazretleri?
83:55
Speaker A
Devletin mi yoksa bu ticaretten pay alan şahısların mı? Kalonoros fethedilmedikçe hem devletin hem de ahalinin kesesi sömürülmeye mahkumdur.
84:12
Speaker A
Kalonoros'tan taarruzlar başlarsa huzur ve sükunet bozulur. Bu sebeple devlet erkanının sapa sağlam olması gerekir.
84:21
Speaker A
Evvela da sultana vekil olacak vezir merhum Sultan İzzetdin devrinde nice badireler atlatan vezir Reşuditin'in divi taşımaya devam etmesi devlet nizamı açısından münasip olanıdır.
84:39
Speaker A
Doğru dersin Ayaba. Eğer devlet bir kartalsa sultan başıdır vezir de kanatları. Lakin kanatlar onu geriye çeken değil, göğ yükseltendir. Tam da bu sebeple devri saltanatının veziri kutlu boğa o alacaktır.
85:16
Speaker A
Yıllarımı bu devletin vezirliğine verdim sultanım. Tecrübesiz bir subaşı bu divanın yükünü nasıl kaldırır? Devletin hali nice olur?
85:25
Speaker A
Vezir olmuşsun. Saray duvarlarının ötesini görememişsin. Her yanımız baştan ayağa çürümüşlük. Şimdi bir devletin halini düşünürsün.
85:34
Speaker A
Azine ferman buyurdum. Katline ferman okutma. Tez vezirlik tweetini teslim et. Ordu başı olarak orduyu taslam tamlamam hazır et. Bundan böyle tek vazifem budur.
85:55
Speaker A
Ayaba imarhaneye bir tekatunlar girer. Oraya sığınmış olabilirler emniyetli olmak için. Ben girmem ha. Beni kimse sokamaz lavratların içine. Y şu dilini sökmec.
86:37
Speaker A
i güzel güzel güzel. Destur Nurcian Alçun Koca Sultan gelecek. Böyle mi köşe hazırlanır? Anna göster de öğrensinler.
87:05
Speaker A
An ne bilir saray teşrifatınacan altunum bu işler bizim maharetimizdir. Destur altun hala hazırlanmadı mı sultanımızın köşesi?
87:22
Speaker A
Hazreti Kultun'un. Lakin Nurciyan Altun el atmak istedi. Hayırdır? Maksadımız kusur olmasın diyedir. Cariyeler belli ki usulünce öğrenememiş. Sultanımızın huzurunda mahcup olmayasınız istedik.
87:36
Speaker A
Anla göster nasıl olacağını. Destur. Burada herkes yerini ve haddini bilecek. Ulu hatunum hürmetlim. Sultanımız harem doğru mu gelir?
87:55
Speaker A
Sultanım azametlim harem teşrif etmeyecekmiş. Sultanımız sizin iradenizi mi tanımaz yoksa ola? Prensesim, sizi Konya'da göremeyince kalan orasına döndünüz sandım.
88:32
Speaker A
Boşver şimdi bunu. Aladin ne söyledi? beklediğimizden daha sert cevap verdi. Ya teslim olacaksınız ya da savaş dedi.
88:43
Speaker A
Kimse bizden kalanı orosu alamasın. Bize dair, bana dair başka bir şey söyledin mi? Hayır, hiçbir şey demedi.
88:57
Speaker A
Ona gerekince bağı böüreceğiz. Beni vezir yapmanız içeride çok su kaldıracaktır. Bir de bu kalınos meselesi.
89:11
Speaker A
Tam da istediğim gibi. Herkes safını belli etsin ki kime kanat geleceğimizi, kime pence indireceğimizi görelim.
89:24
Speaker A
Sultanım, Ümman Atun huzurunuza gelmektiler. Müsaadenizle Sultan. Dağ gibiydin seni bıraktığımda dağ gibi döndün. Şükür bir daha bağrını kaybedince ne olur bilir misin?
90:47
Speaker A
Karbon vurur. Zheri ayazında üşürdürur. İnsanı da sevdikleri terk edince öyle olur. Ben seni terk etmedim.
91:01
Speaker A
Sen karanlıklardayken gün ışığı bana haram oldu. İzzetli'nin adamları ecel gibi peşimdeyken bana sığın dedi.
91:11
Speaker A
Sığındım ne oldu? Halattin ayabayla bir oldun. Ritosak çektin. Hissettiğimle eline düşürüp beni 8 yıl zindana mahkum ettin.
91:23
Speaker A
Başka çare kalmamıştı. İzlettin senin canına kıyacaktı. Peki sen kime kıydın? Anama kıydın. Aldın onu benden.
91:36
Speaker A
Yapa yalnız bıraktın. Bir ananın evladını düşünmesi kabahat mi olur? Peki bir evlat anasına güvenemedikten sonra ne olur?
91:53
Speaker A
Beni kendi ellerinle o tuzağa çektiğin günden beri ben anasızım. Celalettin Allah hatun. Başlayıp el öperken böyle öfkeli değildin ya. Ne yapacaktım? Culusun arkasında başın dik duracaktın.
93:01
Speaker A
Bazen sert olan çabuk kırılır abla. Hatun ordum Konya dışında bekler hala kılıcımızı kınına soktuysak hepten köreltmedik.
93:10
Speaker A
Her şeyin vakti gelecek. Madem bu yolu seçtin, o halde öfkeni neden tahta oturana saçarsın?
93:18
Speaker A
Onu tahta oturtanlar kimler? Hangi eller onu semaya yüceltti? Emirler, bu sarayda kudretin iki membahaı vardır.
93:28
Speaker A
Biri Ümera, diğeri Harem. Birinin iplerini sen alacaksın, diğerinin ben. Yahşi dedim. Onu sultan seçenlerden başlayacağım.
93:43
Speaker A
Evvelarda oyabadan. Seni ben çıkardım o tafta ama sen Ne yaptın? Hayatının hatası. Sen de sözünde durmadın manat.
94:34
Speaker A
Kimse Emir ayavala oyun oynayamaz. Öfkemi tutuşturdunuz. Hepiniz olacaksınız. Tahtın etrafında değil, sofranın etrafında aile olmuş. Ocağımız daim olsun.
94:59
Speaker A
Bismillah. Amin. Bismillahirahmanirim. Soframız eksik ama maşallah kardeşimin heybeti babamı aratmaz. Hele de insanın böyle bir anası olunca babasının yerine kurulmaz mı?
95:14
Speaker A
Öksüzlüğün de şükür olsun. Burchan ablam gibi ablam var. Celalettin. Kırk anaya bedel. Bitirdiğine üzülme. Sahip olduklarının kıymetini bilim.
95:30
Speaker A
Bugün ailemiz bir sofradaysa Tuğrul Şah amcanızın da payı var. Ondan hiç bahsetmezsiniz. Ne etmiş Tuğrul Şahmi? Erzurum'dan kadayıf olması mı yollamış soframıza?
95:44
Speaker A
Sultanımızla Melike evlenecek onun sayesinde. Daha ne olsun? Ali Selçuk ocağının daim olması için düğün gerek Sultan. Düğün ola ki soy yürüye.
96:11
Speaker A
Ulahatun olarak sultanımızla Melike'nin düğün için hazırlıklarını gördüm. Tase etmeyin. Vay kardeş Sultan vay. Melike Hatun'la evlenip Tuğrul Şahim'i arkan alacağım. Yahşi.
96:26
Speaker A
Tuğrul Şah'ımızın şartı buydu. Sultanımız da devletin selameti için bu evliliğe razı geldi. Vay yaman emmim vay.
96:35
Speaker A
Demek sultanımızla amcamın arasındaki anlaşmanın mührü sen oldun Melika. Benim iradem bütün siyasi anlaşmaların üstündedir.
96:44
Speaker A
Gönül fermanla değil rızayla birleşir. Verilecek tek ferman sultanın düğün fermanıdır. Hele bir kalanoros meselesini halledelim. Düğünün vakti gelir. Vakti geldiğinde de gereken neyse yapılır.
97:32
Speaker A
Kalonorus'un onurunu korumak için daha ne bekliyoruz? Adem Alaattin savaş istiyor, o halde savaş başlasın.
97:39
Speaker A
Prens Arakel haklı. Ordumuz toplansın efendi vardı. Biçirelim onları yok edelim. Savaşçılıkları bizi felakete götürür.
97:49
Speaker A
Daha önce ittifak yapıyoruz diye kızıyordun. Şimdi savaşa karşı çıkıyorsun. Çünkü artık karşımızdaki adam değişti.
97:55
Speaker A
Tanımadığınız birine kılı çekerseniz baştan yenilirsiniz. Sen nereden tanıyorsun? Hı? Sadece gidip gördün. Siz benim düşmanlarımızı bir bakışta gözlerinden bile tanıyacağımı biliyorsunuz.
98:12
Speaker A
Kılıcı çektiğimiz zaman göreceğiz ne kadar güçlü olduğunu. Yıllar önce izlediğine destek vererek beni dinlemediniz. İşler buraya kadar geldi. Bugün dinleyeceksiniz.
98:23
Speaker A
Saçmalık bunlar. Ablanı dinleyeceğiz. Arakel su artık. Ne yapılmaz istiyorsun? Adam düped tehdit etmiş. Tehdit ediyse demek ki her şeye hazırlıklı.
98:36
Speaker A
Şimdi saldırırsak onun istediğini yapmış oluruz. Bize beklememiz için bir sebep söyleyin. Yoksa savaş canları çalsın.
98:46
Speaker A
Eğer bir fikrin varsa şimdi söyle. Var. Sultanın dene. Ben gideceğim. Delilik bu. Ne demek ben gideceğim?
98:57
Speaker A
Seninle anlaşacağını mı zannediyorsun? Anlaşmak zorunda değilim ama beni dinlemek zorunda. Onun gücünü tartacağım. Eğer sandığınız kadar zayıfse döner ilk kılıçı ben çekirim.
99:13
Speaker A
Ama değilse bu savaş büyük olur. Biz de ona göre hazırlanacağız. Ulu hatunum. Melike Hatun sen Alaattin'in sofada söylediklerine bakma. Nasıl bakmayacağım?
99:38
Speaker A
Düpe düzerteledi düğünü. Ne vakit olacağı da belli değil. Bana başka bir sebebi var gibi geldi.
99:46
Speaker A
Bir tuhaflık sezdim sultanımızda. Onu tereddüt ettiren bir tuhaflık. Senin sezdiğin bize çoktan ayağın olurdu.
99:55
Speaker A
Kuruntu edersin. Size nasıl ayağın olacak? Sultanımız doğru düzgün konuşmaz bile sizinle. Lafını sözünü bilde konuş.
100:12
Speaker A
Ben herkese ayağın olanı söylerim. Izdivaç meselesi Ulu Hatun'un da mesuliyetindedir. Ben bu sarayda bir ulu hatun olduğuna güvenerek geldim.
100:23
Speaker A
Umarım yanılmış olmam. Müsaadenizle. Güzel günlerde kullanıl. Nedir bu elbiseler? Kendi terzlerime diktirdim. Cariyelerimize ihsanımız olsun istedim.
101:23
Speaker A
Burada biz giydiririz, biz donatırız. Kimi nasıl istersek o hale büründürüz. Hatta senin elbiselerin bile benim terslerimin elinden çıkar. Ben başkalarının emrindekilere itimat etmem.
101:37
Speaker A
Kendi aşçılarım, terzlerim, atlarım, şifacılarım hepsini hareme yerleştirdim. Cariyelerim de sultan kardeşim armağanımdır. Niyetin hareme nüfus etmekse buna izin vermem.
101:52
Speaker A
Sultan Alahaddin de öyle mi düşünür? İradenizi tanıdığını bile görmedik. Ben bu iradeyi icazetle değil kudretimle kazandım.
102:02
Speaker A
Sen de bilirsin ki iki kılıç bir kına sığmaz. Biri mutlaka sahibini keser. Bu saray yalnızca sizin değildir.
102:12
Speaker A
Babam Sultan Gıyasettin'in de ocağıdır. Kılıçkından çekilecekse kesilecek kişi ben olmam. Neden böyle bir şey yaptınız prensesim?
102:37
Speaker A
Sizi tanıyamasın diye o kadar gizlediniz kendinizi. Şimdi kendi ayağınızla ona gidiyorsunuz. Mecbur ettiler beni. Yoksa savaşa girecekler. O zaman daha çok can yanacak.
102:56
Speaker A
Rüyanızda onu Selçuklu Sarayıda gördünüz. Ardından Selçuklu sultanı olduğunu öğrendiniz. Şimdi de karşısına çıkacaksınız. Bu sizi hiç kaygılandırmıyor mu?
103:05
Speaker A
Beni bir tek kalan oros kaygılandırıyor. Ben bunu yapmazsam her şeyi mahvete diyecekler. Peki Alaattin sizi tanırsa?
103:15
Speaker A
Tanırsam beni unutmamış demektir. Ben onu değil sizi soruyorum. Benim kalbim acılarla pişti. Düşmanlarımız zaaf yapmayacak kadar güçlüdür.
103:39
Speaker A
Hım. Gel. Anna geldi. Ulu. Ulu hatunum. Anna sen ne kadar güzelleşmişsin. Toy bir kızdın senin elinden tuttuğumda.
104:12
Speaker A
Nurcan'a ihsan ettiğimden beri yüzümü hiç kara çıkarmadı. Sizden ne öğrendiysem onu yaptım. Ol hatun.
104:20
Speaker A
Bugün de sadakatinin ve terbiyinin mükafatını alacaksın. Sultanın has odasına gitmeyi seni layık gördüm. Sultan'ın has odasına mı?
104:33
Speaker A
Hı hı. Ama nasıl olur? Niye olmasın? Yani ben Nurcayan Hatun'un hizmetkarıyım. Nurcayan Hatun'un hizmetkarı da Harem'in iradesine tabidir.
104:49
Speaker A
Yani bana. Yoksa sen aykırı mı düşünürsün? Bağışlayın. Öyle demek istemedim. Eğer sultanımız seni odaya kabul buyurursa bahtın değişir.
105:07
Speaker A
Hiç istemez misin? Ulu hatunun nasıl uygun görürse. Mihrişah emredin. Anna'yı sultanımıza layık bir şekilde hazırlayın. Emredersin altını.
105:44
Speaker A
Gel sultanım azamettim. Bir cariye huzurunuza kabul bekler. Sultanım sultanım. Niye gönderdiler seni? Bu gece has odanızda olacağım.
106:42
Speaker A
Adın ne? Anna. Ne zamandır saraydasın? Bu sarayda değilim. Nurcayan'ın hizmetindeyim ama Selçuklu cariyelerinin hepsi sultanına hizmetkardır.
106:58
Speaker A
Böyle mi öğretti manatun? Böyle öğretti. Bu gece de böyle olmasını buyurdu. Sen ne dedin peki?
107:27
Speaker A
Hangi cariye bir sultan hayır diyebilir ki? Emirayap hazretleri istirahatteler. Ben onu ebedi istirahate yollayacağım merak etme.
108:24
Speaker A
Kanını döktüğün askerlerimi yetiştirmek için ne emekler verdin bilir misin? Vay vay vay. Kendi canı kılıcın ucundayken askerlerini düşünen komutan gözlerimi yaşarttı.
108:38
Speaker A
Herkes buğday bir saman. Alaattin Yahşi biz yaman. He. Emirler Meclisi'nin kararıydı. Koskocaman devleti avucunda tutan ayaba 3 be emire mi laf dinletemedi?
108:51
Speaker A
Bazı teammüllere benim de gücüm yetmiyor. Alatin benden büyük mü değil? 8 yıl boyunca zindanda eri kolu bağlı kaldı mı? Kaldı. O taht benim hakkımda.
109:01
Speaker A
Hakkımı yedirdin. Hakkımı çiğnettin. Sana güvenmekle hata etmişim. Emirler meclisine karşı çıkarsak büyük felaket kopardı. Ortalık toz duman. Siz bana güvensizlikten bahsediyorsunuz.
109:13
Speaker A
Oysa yaşamanız bana olan güveninize bağlı. Ne demek olur bu? Tilkileri bilir misiniz? Bırak tilkiyi çakalı. Ne demek olur bu?
109:26
Speaker A
Alaattadin düşmanlarıyla bir bir hesap görecek. Kalanosla başladı. Orayı alırsa kudretine gücümüz yetmez. Kalan orosan sonra siz varsınız. Malum vaktiyle Sultan İzzetli'nin safındaydınız.
109:45
Speaker A
Ama zindandayken kapısını çalan tek kişi de bendim. Onun vefasını bilmez misin? Ama sevdiğinizden değil, değil mi?
109:56
Speaker A
Rakibinin vaziyetini kollamak için gittiğinizi de bilir. Buraya ordunuzla neden geldiğinizi bildiği gibi. Tilki demiştim ya. Alaaddin bir tilki gibi sinzi ve kurnaz. Bugün yüzünüze güler.
110:10
Speaker A
Yarın bir hamle sizi avlayıp paramparça eder. Bana bunu yapamaz. birlikte hareket edersek yapamaz tabii.
110:20
Speaker A
Ama siz benden habersiz kafanıza göre bir şeyler yapmaya kalkarsanız sonsuz saat değil tabut olur.
110:40
Speaker A
Melikim melikim. O ipini koparmış nana gibi. Nereye böyle? Anna anna mı? Ne olmuş? Anna bu gece sultan has odasına gitmiş.
110:59
Speaker A
Ne demek has odasına gitmiş? Bizim himayemizdeki kızın ne işi var orada? Callak. Allah şirin adını öğrendim.
111:09
Speaker A
Bu sizin erlinizi çiğnemektir. Sultanım hayr ola kutlu boğa. Mühim bir mesele var demişsin. Divandan sonra Emir Ayva'yı gözetime aldırdım. Birileriyle görüşmüş gizli kapaklı haberler yollamış. bir tertip için de olabilir.
111:44
Speaker A
Ben sana demiştim. Yaptıklarımız içeriği kaynatacak. Biz de kimin hangi safta durduğunu göreceğiz diye. Gördük işte.
111:51
Speaker A
Ne emredersiniz sultanım? Emir Ayvan'ın bize kurduğu tertibi öğreneceğim. Madem bize meydan okur o zaman biz de meydana çıkacağız.
112:13
Speaker A
Celalettin sultanım. Hayır ola nereden gelirsin bu vakitte? Kalınoros'a sefer edecekmişsin. Ayoya dedim ben de geleceğim ordumla.
112:27
Speaker A
Cenk'ten geri durmak bize yaraşmaz. Seni de uyku mu tutmadı Hasoda Sultan Kardeş? uyuyacak vakit değil. Vazife bekler.
112:36
Speaker A
Bize düşen nedir? Hiçbir şey. Hele hazırlıklar görülsün belki sana lüzum bile kalmaz. Bir kusur mu istedin?
112:46
Speaker A
Daha değil. Bu sarayda herkes yürüdüğü yere izini bırakır. Biz de onu görürüz. Tilki gibi.
112:57
Speaker A
Hani yeyi sürer ya. Kartal gibi keskin görüşlüdür ya. Yanlış yere adım atma ki kusur da işlemeyesin. Bizim yerimiz her daim kartalın yanı olmuştur sultanım.
113:11
Speaker A
Tahtayken de, kafesteyken de. Bizim de sevdiklerimiz kanatlarımızın altındadır. Düşmanlarımız da pençemizin ucunda. Kimi nerede tutacağımızı iyi biliriz.
113:54
Speaker A
Aba haklıymışlak. Bu bizi öldürmeye kafaya koymuş. Hem Anna'yı alacaksın hem de beni tehdit edeceksin. Ha ne yapacağız melekim?
114:05
Speaker A
Sezdirmeden takip edip nereye gittiğini öğrenin. Alaattadin bu saraya sağa dönemeyecek. Siz ne yaptığınızı sanırsınız.
114:22
Speaker A
Sen burayı koyisardaki fakirhanen mi belledin? Nasıl olur da Anna'yı Hasodaya yollarsınız? Onu münasip gördüm. Onu yolladım.
114:31
Speaker A
Anna benim elim ayağımdır. Onu sana ben hediye ettim. Selçuklu mülkündeki bütün cariyeler benim hizmetime tabidir.
114:42
Speaker A
Nereye git dersem giderler, kal dersem kalırlar. Bunu sana söyledim ama anlamadın. Demek ki kudretimi görmen lazımmış. Ben de gösterdim.
114:54
Speaker A
Bu yaptığınız bana hakarettir. Ben bunun altında ezilecek değilim. Sen her daim benim ayaklarımın altındasın.
115:07
Speaker A
Aklını başına toplamazsan da ezilmeye mahkumsilebilirsin. Sultanım, araba yerüstünde fitne kıvılcımını tutuşturmuş. Yerin altına haberleri geldi mi?
115:44
Speaker A
İşittik sultanım ve de ne yapmaya çalıştığını öğrendik. Nedir? Aldığımız malumatlara göre bu Ayaba bütün adamlarını teyakkuza geçirmiş.
115:55
Speaker A
Ordunun içinde kıpırdanmalar başlamış bile. Sultanım bu arabanın ettiği hainlik yetmedi mi? Vuralım artık bunun gafil başını.
116:05
Speaker A
Araba bütün nizamı kendine bağlamış. Öyle dediğin gibi başını vurursak ardından ne geleceğini bilemeyiz. Öyle tek hamlede yok edilecek biri değil. Adım adım gücünü kıracağız. Tokat Melikienikken yetiştirdiğimiz gaziler neredeler?
116:21
Speaker A
Kayseri, Malatya, Sivas, Ankara. Hepsi burada gizlenmiş halde. Meydana çıkmak için emirlerinizi beklerler. Güzel. Haber şurun hepsi hazır olsunlar.
116:33
Speaker A
Sultanım, devletin ordusuna karşı gazilerimizi mi süreceğiz? Kimseyi kimseye karşı sürmeyeceğiz. Önümüzde kalan oros meselesi var. Ordunun iplerini elimize alana kadar gaziler bize burada lazımlar. Çarşılardan sokaklara her yere hükmederler. Sokağa hakim olamayan memleketine hakim olamaz.
116:54
Speaker A
Elimiz her eve, her sokağa, her pazara erişecek. Var mı başka mesele? Mühim bir mesele daha var sultanım. Siz tebdil kıyafet gezerken peşinizden bir kız koşturmuş.
117:05
Speaker A
Şüphelendik, soruşturduk, peşine düştük ama izini kaybettirdiler. Nasıl bir kızmış? Sırma saçlıymış, yeşil gözlüymüş. Biz yıllardır aradığınız o kız olduğundan şüphelendik.
117:21
Speaker A
Yoksa o da sizi mi arar sultanım? Ah. Ben kalbimden başka pusatı olmayan bir adamım.
118:02
Speaker A
Babam ne oldu? Neden dein ha? Neden Alaltin'in karşısına çıkmak istedin? Anlatım sebebini. Baba kendinden çok eminsin.
118:16
Speaker A
Alaattin'i çok iyi tanıyormuş gibi. Bilmediğin bir şey mi var? Hayır. Saklayacağım. Ne olabilir? Peki dediğin gibi olsun ama bil ki içim hiç rahat değil.
118:42
Speaker A
Umarım gittiğin gibi dönebiliriz. Bir tekem yaş. Ne işin var burada Celalettin? Nice vakit oldu görüşmeyeli. Dostunu özlemedin mi Arakel?
119:29
Speaker A
Zaten canım sıkın. Hiç çekemem çeneni. Bu gece baban yine eleki gibi horladın mı seni?
119:35
Speaker A
Ablan Destina'nın sözü senden daha kıymetli değil mi? Vah ablası kadar olamayan arakelim. Bah Alaaddin de seni horlayıp tahta kurulmuş. Sen kendi derdine yan Celalettin.
119:48
Speaker A
Alaattin'in başı gövdesinde kaldıkça ikimiz de hak ettiğimizi alamayız. O ölecek, biz yükseleceğiz. Ne diyorsun sen? Alaattin senin üstünden muna tuzak mı kuruyor yoksa? Ha babasının bile adam hesabına katmadığını Sultan Alaattin ne yapacak?
120:17
Speaker A
Ama onu öldürürsek kalın olsa bir kahraman gibi girersin. Herkes nasıl bir yiğit olduğunu görür.
120:25
Speaker A
Babam bile önünde duramaz. Ben de tahta çıkarım ve kalın osa elişmem. Sen niye öldürmüyorsun?
120:32
Speaker A
Ben pusu atarsam askerlerin benden olduğu anlaşılır. Bir sultan katiline kim taht verir? Arakel. Babam şu an size saldırmak istemiyor. Bunu asla söyleyemem ona.
120:42
Speaker A
Sen de ona söylemeden yap o vakit. O kadar altın yedirdiğin sadık adamım var. Sultan Alaattin'in işini bitirmeye yeter de artar bile.
120:54
Speaker A
Nerede olacak Alaattin? Az sayıda adamla çorak vadi istikametine doğru gitmiş. Bırakın prensesle görüşmem lazım diyorum. Verin.
121:20
Speaker A
Bırakın. Bırakın gelsin. Bırakın dedim. Çık buradan. Prensesle görüşmem lazım. Bırakın dedim. Ne oldu? Niye geldin?
121:47
Speaker A
Önemli olmasaydı gelmezdim prensesim. Kardeşiniz Prens Arakel. Gece Handaydı. E Sultan Alaattin'in kardeşi Celaldin'le görüştü.
121:57
Speaker A
O Celaleddin'den iyi bir şey çıkması. Ne görüştüler? Öğrenebildin mi? Prens Arakel Sultan Ali'i öldürecekmiş.
122:22
Speaker A
Helalettin'in dediği doğruymuş. Az adamla çıkmış Alaattin. Demek ki kendine o kadar güveniyor. Hazır mı her şey? Hazır prensim.
122:30
Speaker A
Belli ki saraya dönecek. Çorak vadide işini bitireceğiz. Haydi. Yeni gelen kızları ne yaptınız? Türkçe öğrenmeleri için her birini eskilerin arasına dağıttık.
122:51
Speaker A
Mutlaka okuma yazma da öğrensinler. Her birini kıdemlerden biri iktimesi altına aldım. Onları temihlerim hala.
122:59
Speaker A
Ümüan Atun. Ne demek oluyor bunlar? Benim kızım düğün beklerken sen bir cariyeyi hasodaya nasıl yollarsın?
123:07
Speaker A
Münasip olanı yerine getirdik. Ne ben ne de sultan bu hususta kimseye izahat verecek değiliz.
123:12
Speaker A
Yemelik duyarsa ne olacak? Bir sultanın hatunun nasıl olacağını kızına öğreteceksin. Sen de haremde kimin iradesinin yürüdüğünü bileceksin.
123:26
Speaker A
Bizzat ilgilenmeni istiyorum. Takip edeceksiniz. Ne demek sultanın has odasına cariye gitmiş? Sen ne dediğini bilir misin?
123:35
Speaker A
Şirin adan işittim hatunum. Ümmüan hatunumuz kimseye duyurmadan tertip etmiş. Ümmühan hatun benim arkamdan iş çevirmez. Size arz edilmemiş hatunum.
123:46
Speaker A
Kız hala has odadaymış. Münasip görürseniz has odaya varıp kendi gözlerinizle görün. Aşkına su soğaz belli Zor durumda. Mübariz su kırbasını ver.
124:33
Speaker A
Sultanım burası hiç tekin değil. İzin verin. Ben vereyim suyu. Peygamber efendimiz en faziletli sadakanın su vermek olduğunu buyurur. Tehlike var diye ben hayırdan mahrum mu kalayım? Sen su kurbasını ver emniyeti al.
124:49
Speaker A
Tedbir alın. Tanrı aşkına su soğuk. Biraz yine son gel bakalım seni bu sıcağın bağrında buralara ne getirdi böyle ölüm sultan alem sultanım Kartalı Ker ölüm vadisine girdi. Artık ona kurtuluş yok. Alartin geriye acı bir atış olacak.
126:42
Speaker A
Bazen de kartalın sesium getirir. Hay Kimsin? Söyle kimsin? Söyle kimsin? Eyvah yandık çıra gibi hatunum kıymettim sultanımız odur.
129:42
Speaker A
Çekil. Sen gece hasodada mıydın? Sana derim. Gece sultanla beraber miydin? Evet. Ah. H Ah.
132:05
Speaker A
Ah. Ah! Ah! Niye öldürmüyorsun beni? O kadar adamı öldürdün beni niye öldürmüyorsun? Huderun hu sükun huuderun huderun hu sükun huahuderun Saya Yara nara hay canım leyara nure ya leydera.
134:36
Speaker A
Hay yaral ey Huderun sükun hu sükun Yahudun
Topics:Aşk ve TahtSelçuklutaht mücadelesiAlaattinDestinaKonyasaray entrikalarıtarih dizisiprenses Melike Hatunzindan

Get More with the SozAI App

Transcribe recordings, audio files, and YouTube videos — with AI summaries, speaker detection, and unlimited transcriptions.

Or transcribe another YouTube video here →