Şiirin Çağrısı programında Batı Kanonu ve Türk Kanonu tartışılıyor, modernleşme süreci ve kültürel kimlik vurgulanıyor.
Ask about this video. Answers come from its transcript only — with the timestamp, so you can check them.
Generated from the transcript and can be wrong — check the timestamp.
Key Takeaways
- Batı kanonu, tarih boyunca kültürel bir birlik sağlamış ancak günümüzde küreselleşme ile zayıflamaktadır.
- Türk kanonu, Batı kanonuna alternatif olarak insanlığa sunulabilecek özgün bir edebi ve kültürel mirasa sahiptir.
- Modernleşme süreci Türkiye’de Batı etkisiyle yaşanmış ve bu durum kültürel ifade sorunlarına yol açmıştır.
- Türk kanonunun güncellenmesi ve yenilenmesi, kültürel kimliğin korunması açısından kritik önemdedir.
- Küresel kültür karşısında farklı milletlerin özgün seslerinin erimesi, kültürel çeşitliliğin korunması gerekliliğini ortaya koymaktadır.
What the video covers
- Programın ilk bölümünde şiirin çağrısı ve modernleşme süreci Avrupa üzerinden ele alındı.
- Batı kanonunun politik ve poetik mücadelelerle kültürel bir birlik sağladığı vurgulandı.
- Günümüzde küreselleşme ve çokkültürlülüğün Batı kanonunu zayıflattığı ve köksüzleştirdiği ifade edildi.
- Harold Bloom’un Batı Kanonu eserindeki kanuna ağıt bölümüne atıf yapıldı.
- Farklı milletlerin seslerinin eriyerek küresel kültür karşısında baskı altında kaldığı belirtildi.
- Türk kanonunun Batı kanonuna alternatif ve ideal sunma iddiası 1000 yıl öncesine dayandırıldı.
- Modernleşme sürecinin Türkiye’de de etkili olduğu ve Batı kavramlarıyla ifade sorunları yaşandığı dile getirildi.
- Türk kanonunun güncellenmesi ve yenilenmesi gerektiği, bu konuda yeterince emek harcanıp harcanmadığı sorgulandı.
- Kültürel kimlik ve edebi nehrin akışının korunmasının önemi vurgulandı.
- Programda Batı ve Türk kanonları arasındaki farklar ve güncel durumları tartışıldı.
Full Transcript — Download SRT & Markdown
Speaker A
Şiirin çağrısından merhaba.
Speaker A
İlk bölümümüzde programın adından hareketle şiirin çağrısı nedir, şiir bizi neye ve nasıl çağırır, bunu konuşarak başlamıştık.
Speaker A
Şiir insana yaşadığı zamanın politik ve poetik görünümünü anlama bilgisi kazandırdığından hareketle sanayi devrimi ve sonrasındaki modernleşme sürecini Avrupa üzerinden konuşmuştuk.
Speaker A
Zira modernleşme sürecinde ilk tepki, ilk reaksiyonlar yine sanatçılardan, şairlerden gelmişti.
Speaker A
Celal Bey bu noktada önemli bir tespitte bulunarak Batı'nın tüm bu süreçlerdeki mücadelesine, politik mücadelesine rağmen poetik planda kültürel zeminde bir birlik sağlayabildiğinden bahsetmişti.
Speaker A
Ve bu noktada karşımıza Batı kanunu olgusu çıkıyordu.
Speaker A
Bugün de Batı kanununun bugününü, günümüzdeki görünümünü kısaca değerlendirip Türk kanununa odaklanacağız.
Speaker A
Celal Bey hoş geldiniz.
Speaker B
Teşekkür ederim Hüseyin Bey, hoş bulduk.
Speaker A
Ben ilk bölümün kısaca üzerinden geçtim maddeler halinde.
Speaker A
Batı kanununun geçmişten bugüne görünümünü konuşmuştuk.
Speaker A
Peki bugün Batı kanununun içinde bulunduğu durum nedir?
Speaker A
Buradan başlayalım dilerseniz.
Speaker B
Evet, bugün aslında dünyanın geldiği küreselleşme süreçleri sonrasında dünyanın tamamında aşağı yukarı aynı entelektüel problemin olduğunu görüyoruz.
Speaker B
Aynı düşünce problemini yaşıyoruz dünyanın her yerindeki insanlar olarak.
Speaker B
Batılılar bunun farkında, daha çok farkında eğer bir kıyas yapmak gerekirse.
Speaker B
Harold Bloom meşhur eseri Batı Kanunu'nda bunu kanuna ağıt bölümünde ifade etti.
Speaker B
Dedi ki bugün Batı'da Batı'nın çağlar boyunca getirdiği kanununun durumuna ilişkin bir ağıt yakmak durumundayız.
Speaker B
Niçin?
Speaker B
Çünkü her yerde hiphop profesörleri türemiş.
Speaker B
İşte Gallik, Germanik birtakım teoriler var.
Speaker B
Her türlü cinsel eğilim meselesi gündeme geliyor.
Speaker B
Toplumsal cinsiyet meselesi tartışılıyor.
Speaker B
Sınırsız bir çok kültürlülük hakim olmaya çalışıyor.
Speaker A
Tüm bileşenlerin bir araya geldiği ama tek başına hiçbir özge tadın, özge damarın olmadığı.
Speaker A
Dolayısıyla köksüz, nevzuhur, nevi şahsına münhasır bambaşka bir şey oluyor.
Speaker B
Burada ne oluyor?
Speaker B
Dünyanın farklı yerlerinde Roger Garaudy'nin ifadesiyle söyleyecek olursak insanlığın yarattığı medeniyet destanı aslında yok oluyor.
Speaker A
Evet.
Speaker B
Çünkü farklı farklı milletlerin her birinin bir sesi var.
Speaker B
O sesin oluşturduğu bir edebiyat var.
Speaker B
O edebiyat büyük bir fikir, hayat görüşü küresel kültür karşısında baskı altında kalıyor ve eriyor.
Speaker B
Bu tabii belki de dünyanın gidişinin böyle olduğunu kabul etmek ve buna uyumlanmak gerekiyor.
Speaker B
Böyle bir eğilim de var.
Speaker B
Yani hakim olarak dünya buraya gidiyorsa.
Speaker B
Biz de buna uyalım diye bir eğilim de oluyor.
Speaker B
Fakat buradaki itirazlar bence çok kıymetli.
Speaker B
Çünkü bir eğilim, bir sel önüne gelen her şeyi içine katıp götürür.
Speaker B
Fakat selin çekilmesi vardır.
Speaker B
Sel bir nehir değildir.
Speaker B
Sel gelir ve yok olur gider.
Speaker B
Asıl olan nehrin akışıdır.
Speaker B
Şimdi nehrin akışının ifadesi önemli.
Speaker B
Burada bizim de aslında Türk kanununu konuşmaya başladığımızda bizim için bizim nehrimizin akışının bizde oluşan seller gittiğinde asıl kalacak olanı vurgulamamız anlamına geldiğini söylememiz lazım.
Speaker A
Tam da bu noktada sanırım şunu sormak isabetli olur diye düşünüyorum.
Speaker A
Haliyle uzunca yıllardır modernleşme süreci nasıl Batı'da başlayıp coğrafyaya yayılmışsa.
Speaker A
Biz de bundan nasibimizi aldık toplum olarak, ülke olarak.
Speaker A
Kültür olarak.
Speaker A
Dolayısıyla Batı'nın kavramlarıyla birçok şeyi ifade etmeye çalışıyoruz.
Speaker A
Ki belki kendimizi tam ifade edemememizin ana sebeplerinden birisi de budur.
Speaker A
Literatürel anlamda.
Speaker A
Batı kanununun karşısına Batı kanununun kendi iç yapısı, dinamikleri dikkate alındığında.
Speaker A
Aynı paralelde bir Türk kanunundan bahsedebiliyor muyuz ya da bahsetmeli miyiz?
Speaker B
Bu üzerinde kesinlikle tartışılması gereken bir konu.
Speaker B
Enine boyuna tartışılması gereken bir konu.
Speaker B
Aslında biz bunu belki 200 yıldır tartışıyoruz.
Speaker B
Fakat yaşanan zamanda bunu aktüel yapmak durumundayız.
Speaker B
Yani yenilemek durumundayız.
Speaker B
Güncelleştirmek durumundayız.
Speaker B
Bu takati kesinlikle göstermeliyiz.
Speaker B
Çünkü bu soru kıymetli bir soru.
Speaker B
Fakat bu soruya cevap verirken biz yeterince emek veriyor muyuz?
Speaker B
Burası çok mühim.
Speaker B
Şimdi bizim açımızdan daha kıymetli bir durum var.
Speaker B
Çünkü bizim kültürümüzün, kanunumuzun Batı kanununun dünyaya getirdiği her ne var ise.
Speaker B
Ki bu getirilen şey anlamsızlık, türlü savaşlar oldu.
Speaker B
Ona karşı bir alternatif, bir sunma durumumuz var.
Speaker B
Bir ideal sunma durumumuz var.
Speaker B
Biz bunu böyle görmüyoruz.
Speaker B
Yani bizim kanunumuzun insanlığa, yeryüzündeki insanlığa sunduğu nedir?
Speaker B
Bu konuda bizim bir aslında temel bir iddiamız var.
Speaker B
Yani bu iddia 1000 yıl evvelden şekillenmiş ve tarih boyunca da kendini yenilemiş.
Speaker B
Bugün biz böyle bir durumda değiliz maalesef.
Topics:Şiirin ÇağrısıBatı KanonuTürk Kanonumodernleşmekültürel kimlikkültürlerarası etkileşimkültürel çeşitlilikkültürel miraskültürel yenilenmeküreselleşme











