Bağdat'ta hasta ve sakat bir adamın Allah'a hamd etmesi üzerine derin bir sohbet.
Ask about this video. Answers come from its transcript only — with the timestamp, so you can check them.
Generated from the transcript and can be wrong — check the timestamp.
Key Takeaways
- Zor şartlarda bile Allah'a hamdetmek büyük bir erdemdir.
- İman nimetinin değeri ve önemi büyüktür.
- Maddi ve bedensel eksiklikler hamdetmeye engel değildir.
- Bizler, mazeretsiz hamdetmeyi unutanlardan olmamalıyız.
- Ruhun ebediliği ve Allah’ın affı ümitle beklenmelidir.
What the video covers
- Bağdat'ın sıcak ve zorlu koşullarında sakat ve kör bir adamın toprak üzerinde uzanması anlatılır.
- Adamın hasta haline rağmen Allah'a hamd etmesi ve bunun sebebi sorgulanır.
- Adam, sıkıntılarını gideren ve afiyet veren Allah'a şükrettiğini ifade eder.
- İmanın ve Peygamber ümmetinden olmanın en büyük nimet olduğu vurgulanır.
- Kör, sakat ve kimsesiz olmasına rağmen hamd eden bu adamın makamına ulaşamadığımız belirtilir.
- Bizim ise ne bir mazeretimiz olduğu ne de hamd etmemizin sebebi sorgulanır.
- Ruhun bedenden çıkacağı ve Allah’ın affının umulduğu dile getirilir.
- Hamd etmenin, iman nuru ile bedenin aydınlanmasıyla mümkün olduğu ifade edilir.
Full Transcript — Download SRT & Markdown
Speaker A
Bir zamanda Bağdat'ta, Bağdat'ta.
Speaker A
Yani Bağdat biliyoruz ki sıcak bir yerdir, klima yok, hiçbir şey yok o zamanlarda.
Speaker A
O zamanda sakat kör biri var.
Speaker A
Hasta bir kişi kendini toprak üzerinde uzandırmış.
Speaker A
O kişi Elhamdülillah Allah'a hamd ederim diyor.
Speaker A
Bu hasta haline Allah'a hamd ediyor.
Speaker A
Biri geldi dedi: "Sen sakatsın, sen hastasın, sen görmüyorsun, sen kimsesizsin ve bu sıcak toprağın üzerinde uzanmışsın ve hala Allah'a hamd ediyorsun. Niye hamd ediyorsun?"
Speaker A
Adam şu cevabı verdi: "Benim ve benden başkalarının sıkıntılarını gideren Allah'a hamdolsun."
Speaker A
Bana afiyet veren Allah'ıma hamd ederim. Ben anlamadım. Diyor. Ne demek istiyorsun?
Speaker A
Allah'a hamd ederim bedenimi iman Nuru ile nurlandırdı. Allah'a beni küfür ehlinden yapmadığı için şükür ederim. Zamanı gelecek bu ruh bu bedenden çıkacak. İnşallah Allahu Teala o zaman beni affedecek.
Speaker A
Nimetlerin en büyüğü iman nimetidir ve Peygamber Aleyhisselam'ın ümmetinden olmamız.
Speaker A
Biz daha o kişinin makamına ulaşamadık. Hem kör, hem sakat, hem kimsesiz, o sıcak yakıcı toprağın üzerinde olup hamd eden kimselerden olmamışız daha.
Speaker A
Biz o kişinin haddine ulaşmamışız. Biz ne körüz, ne sakatız, ne bir özrümüz var. Peki neden dolayıdır ki biz hamd etmiyoruz?
Topics:Allah'a hamdimanşükürBağdatsakatlıksabırruhun ebediliğiPeygamber ümmetimanevi sohbetHazneurfa











