Bir devalüasyondan diğerine, liberal ekonomi arayışları… — Transcript

1946 sonrası Türkiye'de devletçilikten liberal ekonomiye geçişin nedenleri ve dönemin ekonomik parametreleri detaylıca inceleniyor.

Key Takeaways

  • 1946 sonrası Türkiye ekonomisinde liberal ekonomi politikalarına geçiş savaş sonrası dönemde başlamıştır.
  • Tarımda makineleşme ve göç, ekonomik ve sosyal yapıyı derinden etkilemiştir.
  • Dış finansman ve yabancı yatırımlar Türkiye ekonomisinde yeniden önemli hale gelmiştir.
  • Tüketim odaklı ekonomi anlayışı Keynesyen etkilerle yükselmiştir.
  • 1950'deki siyasi iktidar değişimi değil, 1946'daki ekonomik politika değişikliği esas kırılma noktasıdır.

Summary

  • 1946 sonrası Türkiye ekonomisinde ticari sermaye birikimi ve hizmetler sektörü ön plana çıkmıştır.
  • Tarımda teknoloji kullanımı (örneğin traktör) yaygınlaşmış, tarım kapitalistleşmiş ve köyden şehre göç artmıştır.
  • Göç ve tarımdaki makineleşme gecekondu kültürü ve arabesk müzik gibi sosyal sonuçlar doğurmuştur.
  • 1950'lerde karayolları yapımı artmış, ulaşım politikası demiryolundan karayoluna kaymıştır.
  • Türkiye 1947'den sonra yoğun şekilde dış finansman kullanmaya başlamış, ABD kaynaklı krediler önemli rol oynamıştır.
  • Doğrudan yabancı yatırım girişleri 1923-45 arasında durmuşken 1946 sonrası yeniden başlamıştır.
  • Tüketim eğilimi artmış, Keynesyen iktisat anlayışının etkisiyle tüketim öncelikli ekonomi politikaları benimsenmiştir.
  • 1946, Türkiye'de devletçilikten liberal ekonomiye geçişte kırılma noktasıdır; 1950'deki siyasi değişim değil.
  • Devletçilikten vazgeçmenin nedenleri hem iç konjonktür (savaş sonrası ekonomik tahribat, piyasa kısıtlamaları) hem de uluslararası konjonktür değişimidir.
  • Savaş yıllarında alınan Milli Koruma Yasası ve Varlık Vergisi gibi tedbirler ticaret burjuvazisini rahatsız etmiştir.

Full Transcript — Download SRT & Markdown

00:09
Speaker A
Önce bu dönemin temel parametrelerini ortaya koymak gerekir diye düşünüyorum. Yani dönemin önce bir fotoğrafını çekmek gerekir. Yani bu dönemi böyle çok bir cümleyle filan anlat deseler şunu derim: Ticari sermaye birikiminin öne çıktığı dönem diye söyleyebilirim. Ticari sermaye birikimi
00:38
Speaker A
Genelde hizmetler sektörü, spesifik olarak da ticaret öne çıkıyor. Bir önceki dönemde, yani o 1923'ten I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar uzanan zaman diliminde belirleyici, başat sektör sanayiydi. 1946'dan itibaren sanayi ikinci plana düşüyor diyebiliriz. Yani ticaret ön plana çıkıyor. Dönemin ikinci önemli
01:10
Speaker A
Parametresi, tarımsal üretimde teknoloji kullanımının yaygınlaştığını görüyoruz. Yani traktör ateşi diyebiliriz. Traktörün ülkeye girişiyle tarımsal üretimde bir hareketlenme var. Sadece traktör teknoloji kullanımı değil, bunun dışında işte destekleme alımlarının başlaması, yani Toprak Mahsulleri Ofisi taban fiyat destekleme
01:42
Speaker A
Alımları yine tarımsal üretimdeki hareketliliği anlatabileceğimiz şeyler. Bir başkası, karayolları yapılıyor. 1950'lerde Türkiye geleneksel ulaşım politikasını, yani demiryoluna dayalı bir ulaşım politikası vardı. Karayolları öne çıkıyor. Şimdi bir taraftan destekleme alımları, bir taraftan karayolları, yani pazara
02:17
Speaker A
Ulaşımın, pazara erişimin kolaylaşması. Diğer taraftan teknoloji kullanımının yaygınlaşması, tarım kapitalistleşme. Şunu kastediyorum: Piyasa için üretim yapma eğilimi artıyor. Yani daha önce geçimlik düzeyde üretim, tarımsal üretim yapılırken artık piyasa için üretim yapılıyor. Tarım kapitalist. Şimdi bu teknoloji sıçraması, teknolojik sıçramanın, yani tarımdaki makineleşmenin
02:58
Speaker A
Başka önemli çıktıları da var. Bir tanesi göç. Yani bu köylerden şehirlere göç olgusunun arka planında tarımda teknoloji kullanımının yaygınlaşması vardır. Yani 10 kişinin yaptığı işi iki kişi yapabilir hale geldiği için 8 kişi işsiz kalıyor, onlar da şehirlere gidiyorlar. Şimdi bu tarımda
03:27
Speaker A
Kapitalistleşme, tarımda makineleşme, göç uzantısı, gecekondu kültürü uzantısı, arabesk. Arabeski biz Ferdi Tayfur rahmetli oldu, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses şarkıları olarak alıyoruz. Öyle değil, o aslında arabesk kültürün yansıması. Yani arabesk kültür dediğimiz şey şu: Aslında adam köyden şehre
03:57
Speaker A
Gelmiş, şehirde yaşıyor ama köyde hayatını da şehre taşıyor. Yani ne şehirli olabilmiş ne köyünü unutabilmiş. Şarkılar filan da onun uzantıları. Şimdi bu gecekondular oluşuyor. Devletin mali yükü artıyor. Çünkü gecekondularda yaşayan insanlara bir takım hizmetleri götürmek, belediyecilik hizmetleri götürmek
04:24
Speaker A
Gerekiyor. Kanalizasyon yapılacak, işte sağlık ocağı yapılacak, okul yapılacak vesaire. Devletin mali yükünü artırıyor. Bir taraftan da sanayileşme ivme kazanıyor. Yani göç, köylerden şehirlere göç, sanayileşmeyi de olumlu yönde etkiliyor. Çünkü köyden insanlar şehirlere gelmişler, daha önce görmedikleri bir takım şeyleri
04:55
Speaker A
Görüyorlar; elektrikli ev aletleri filan gibi. Bunlar insanların ihtiyaçlar listesine yazılıyor. "Mutlaka ben bunu alacağım," diyor. "Buzdolabı alacağım, çamaşır makinesi alacağım" vesaire. Bu da sanayinin ivmesini yükseltiyor. Dönemin bir başka önemli parametresi, Türkiye epey bir aradan sonra yeniden dış finansman kullanmaya
05:25
Speaker A
Başlıyor. Yani 1923'ten itibaren Türkiye çok sınırlı düzeyde, yani yaklaşık 40-50 milyon dolar civarında bir dış kaynak kullanmış ki onları da kalem kalem biliyoruz nerede kullanıldığını. İşte 10 milyon dolar Amerika Birleşik Devletleri'nden alınmış, 1930 senesinde kurulan Türkiye Cumhuriyet Merkez
05:53
Speaker A
Bankası'nda sermaye olarak konmuş. 16 milyon sterlin, ona kabaca 20 milyon dolar diyebiliriz rahatlıkla, İngiltere'den alınmış. O da 1939 senesinde kurulan Karabük demirçelik fabrikası için kullanılmış. Yaklaşık 10 milyon dolar Sovyetler Birliği'nden alınan bir kredi var. O da bu geçen seminerimizde bahsettiğimiz 1,5
06:23
Speaker A
Yıllık sanayi planı kapsamında kurulan fabrikalarda, yani o kabaca 100 milyon dolar civarında bir şey vardı. Onun maliyeti vardı. 10 milyon doları Sovyetler'den alınan krediyi, yani yüzde dış kaynak, yüzde 90 yurtiçi kaynak kullanılmıştı. İşte 20 milyon dolar
06:46
Speaker A
Karabük demirçelik, 10 milyon dolar ABD'den Merkez Bankası, 10 milyon dolar da bu Sovyetler Birliği. 40 milyon dolar 1923'ten 46'ya, 47'ye kadar. Evet, 47'den itibaren Türkiye yeniden yoğun bir biçimde dış finansman kullanmaya başlıyor ve uzunca bir süre ABD kaynaklı kredileri
07:12
Speaker A
Kullanıyor. ABD bir kısmı bağış, hibe, bir kısmı geri almak üzere, yani borç biçiminde Türkiye'ye finansman desteği veriyor. Yani dışarıdan borçlanma tekrar gündeme geliyor. Osmanlı'nın içine düştüğü tuzak, yani bunları daha önce konuştuğumuzu hatırlıyorum. Osmanlı'yı Duyunu Umumiye idaresine
07:42
Speaker A
Götüren süreç dışarıdan borçlanmayla alakalıydı. Bu 1947'den sonra unutulmuş oluyor ve tekrar dış, dış, dış kaynak kullanımı başlıyor. Bir başka önemli parametre doğrudan yabancı yatırım girişleri gündeme geliyor. Türkiye tekrardan doğrudan yatırım alan bir ekonomiye dönüşüyor ki 1923,
08:14
Speaker A
45 arasında doğrudan yatırım girişleri durmuş vaziyetteydi. Tekrardan başlıyor. Bir başka önemli parametre ise tüketim eğilimi yükseliyor, ortalama tüketim eğilimi yükseliyor. Yani aslında bu geçen konuşmamızda bahsetmiştik, bundan Keynesyen devrimden söz etmiştim. Klasik artı neoklasik iktisadın yerine Keynes'in kurguladığı yeni bir
08:49
Speaker A
İktisat anlayışı ortaya çıkıyor batıda. Yani kabaca aradaki fark nedir? İşte Keynes'ten önceki iktisatçılar ekonomiye arz, üretim cephesinden bakıyorlar. Belirleyici olan üretimdir diyorlar. Keynes diyor ki bu yanlış, belirleyici olan tüketimdeki bir şeydir. Şimdi bu bir tüketim dalgası
09:26
Speaker A
Batıda var. Bu batıdaki tüketim dalgası bir şekilde Türkiye'ye de yansıyor. Yani bir tüketim patlaması olduğunu görüyoruz 1945 sonrasında. Şimdi burada
09:55
Speaker A
Neden devletçilikten vazgeçildi sorusuna girişmeden önce şunu söylemek istiyorum: Çok temel bir yanılgıdır bu. Değişimi şeyde başlatırlar, 1950'de. Siyasi iktidar değişimiyle ya 1950'de Mayıs ayında yapılan seçimlerde Demokrat Parti iktidar oldu ve Türkiye'nin iktisat politikaları değişti, devletçilikten liberal ekonomi politikalarına doğru yürümü filan denir. Bu küllüm yanlıştır. Kırılma noktası 1946'dır. Yani II. Dünya Savaşı'nın bitimi, yani milli iktisat anlayışı kökenli
10:30
Speaker A
Devletçi politikalarından vazgeçen Cumhuriyet Halk Partisi'dir. 1950'de iş başına gelen Demokrat Parti hükümetleri Cumhuriyet Halk Partisi'nin 1945'te, 46'da çizdiği çerçeve içinde hareket etmişlerdir. CHP'nin yeni iktisat politikasına rağmen değil. Bunu birazdan daha detaylı bir şekilde
11:01
Speaker A
İzah etmeye çalışacağım. Şimdilik sadece şunu söylüyorum: Kırılma noktası savaşın bitimidir. Savaş bittikten sonra iktisat politikalarında bir değişiklik meydana gelmiştir. Şimdi
11:34
Speaker A
Soru, kritik soru şu: Neden devletçilikten vazgeçildi? Yani 1923'ten itibaren Türkiye, hatta 1930 senesine kadar biraz daha böyle liberal vurguları olan bir
11:59
Speaker A
Devletçilik. 1930'dan sonra da katı bir devletçilik. Hatta daha önceki konuşmalarda iki ay Bayar devletçiliği, İnönü devletçiliği diye de bir sınıflandırma yapmıştım. 1930'dan sonra İnönü, yani devletçiliği süreklilik arz eden bir politika tercihi olarak benimseyen bir şekilde İnönü devletçiliği yapılmıştır filan demiştik.
12:28
Speaker A
Şimdi bundan vazgeçiliyor 1946'dan sonra. Neden? Şimdi bu sorunun cevabını verirken işte önce yurtiçi konjonktür kaynaklı bir takım gelişmelere bakacağız, sonra da uluslararası konjonktür değişimiyle alakalı sebeplere bir bakacağız. Önce yurtiçi konjonktüre bakıyoruz. Bir kere savaş, değerli arkadaşlar, iktisadi alanı
12:56
Speaker A
Tahrip etmiş. Türkiye'nin ekonomik politik düzeni perişan vaziyette. Her ne kadar doğrudan savaşa girilmemiş olsa bile. Şimdi savaş yıllarında işte Milli Koruma Yasası, Varlık Vergisi gibi birtakım tedbirler alınıyor. Yani piyasaları şey yapıcı, piyasalardaki o özgürlüğü kısıtlayıcı bir takım
13:26
Speaker A
Tedbirler alınıyor. Ticaret burjuvazisi bunlardan rahatsız, şikayetçi. Öte yandan tarımsal üreticilerde gidişattan pek memnun değiller. Çünkü savaş yıllarında ciddi bir iş gücü kaybı var. Şeyler askere alınmış, tedbir olarak iş gücü kaybı var, gelirler düşmüş, tarımsal ürün fiyatları düşmüş. İşte
14:00
Speaker A
Bir taraftan ticaret burjuvası, diğer taraftan tarımsal üre...
14:23
Speaker A
süre Aydemir gibi kadro bir dergi çıkıyor o yıllarda Bunlar çok etkililer daha önceki konuşmalarımız birinde bu kadrocular bahsetmiştim Hatta şöyle demişim buraya kadrocular Kalkınma reçetesi olarak bir tür devletçilik öneriyorlar Hatta onlar ne Kapitalist ne Sosyalist olan bir ün yol devletçiliği
14:51
Speaker A
öneriyorlar Hatta diyorlar ki bu devletçilik Sadece Türkiye için değil Türkiye gibi Kalkınma yarışında geri kalmış bütün ülkelere reet şey olab Deva olabilecek bir devletçilik gibi iddialı bir şeyleri de var Eee söylemleri de var zaten komisyonda daha çok böyle İnönü
15:14
Speaker A
devletçiliği yakın bürokratlar var ve kadrocular da devletçi Neticede ortaya çıkan rapor konjonktürde meydana gelen değişimlerle uyumlu değil hükü raporu Sümen altı ediyor uygulamıyor Çünkü dünya değişmiş şimdi bu söylenenler 1930'larda söylenenler müşterisi çok devletçilik o zaman geçer akçe ama 1945'ten sonra savaş bittikten
15:44
Speaker A
sonra bu söylemin devletçi söylemin müşterisi yok o rapor bir kenara konuyor uygulanmıyor ve Eee hükümet yeni bir komisyon kuruyor bu sefer komisyonda kadrocular yok yine ilgili bakanlıkların temsilcileri var fakat şey yapılırken e bakanlıklardan temsilciler seçilirken Eee liberal olanlar tercih ediliyor ve e dış
16:11
Speaker A
çevreler de etkili bu konuda ABD Çok etkili yani ABD'nin talepleri istekleri doğrultusunda Komisyon şekillendiriyor ve bu komisyon Eee 1947 Türkiye iktisadi Kalkınma planını hazırlıyor şimdi bu plan birebir uygulanmış değil fakat Eee Türkiye'nin 1947'den itibaren 1960'lara kadar izlediği Eee güzergahı net bir şekilde tanımlıyor
16:47
Speaker A
şimdi Aslında bu plan devletçi sanayileşmeden vazgeçildiğini çok Somut bir belgesi ya 1923 45 arasındaki o devletçi sanayileşmeden vaz geçildiğinin bir belgesi mesela diyor ki Karayolları ve enerji başta olmak üzere altyapı yatırımlarını ve zirai üretimi ön Öncel zirai tarımsal üretimi
17:14
Speaker A
y Sanayi daha önce Sanayi vurgusu vardı tarımsal üretim diyor Bir de diyor ki Madencilik enerji demirçelik Demir Yolları hariç Bunlar stratejik sektörler bu sektörler hariç mülkiyeti Devlet ait olan işletmelerin özel girişimcilere devredilmesi gerekir diyor özelleştirme 1947 Türkiye iktisadi kalkınma planı
17:40
Speaker A
devlete özelleştirme telkininde bulunuyor artı bir başka şey şimdi bu plan için ihtiyaç duyulan finansman yaklaşık yarısı dış finansman mesela 1 5 yıllık sanayi planı vardı 1934 38 arasında uygulanmıştı Demin de bir farklı bir bağlamda söz ettim ondan % 190 iç finansman % dış finansmanda
18:05
Speaker A
1947 kalkınma planı % dış finansman diyor yani finansman kaynağı konusunda bir Eee farklılık var öncelenmiş tarımı öncelemek kötü bir şey mi diye içinizden geçirebilirsiniz kötü bir şey değil aslında Fakat o tarihlerde Eee yani 1945'ten sonra kurulan yeni dünya
18:34
Speaker A
düzeninde Türkiye'ye verilen görev de o zaten birazdan ondan bahsedeceğim y Türkiye'den zaten bu isteniyor ya Yani küresel ekonomi politik düzenin yeni patronları Türkiye'den bunu istiyorlar zaten şimdi savaşın ardından Çok partili sisteme geçiliyor biliyorsunuz önce toprak reformu tartışmaları var
18:59
Speaker A
yani Cumhuriyet Halk Partisi içinde bazı insanlar bu hükümetin 1923'ten beri bu Toprak dağıtmasına bir mesafeli yaklaşıyorlar y bu olacak iş değil diyorlar bu Tartışma hareketleniyor ve 4 tane Cumhuriyet Halk Partisi üyesi isimlerini siz biliyorsunuz Celal Bayar Köprülü Refik koraltan Adan
19:25
Speaker A
Menderes partiden ayrılıyorlar Demokrat kuruyorlar başka partiler de var kurulan Fakat bu eee dörtlünün kurduğu Parti Çok etkili oluyor Şimdi bu partinin Cumhuriyet Halk Partisi'nden ne farkı var y Cumhuriyet Halk Partisi'ne göre biraz daha özel sektör yanlısı yani o
19:47
Speaker A
İnönü devletçiliği Bayer devletçiliği ayrımı yapmıştım ya şimdi İnönü devletçiliği şeyde kaldı diyelim CHP'de kaldı Bayer devletçiliği de zaten partinin birin kurucusu Bayer geçti biraz daha CHP'ye göre özel sektör yanlısı başka bir fark var mı yok yani dış politika eğitim gibi
20:09
Speaker A
konularda Cumhuriyet Halk Partisi'nin politikalarının destekleneceği söyleniyor Hatta şöyle bir [Müzik] eee şey anlatılır ne kadar doğru bilmiyorum E Bayer partiyi kurmadan önce reisi cumhur'a gidiyor İnönü'ye partiyi kuracaklar andan bahsediyor İnönü diyor ki eğitim politikanız nasıl olacak diyor Aynen diyor eğitim politikasında bir
20:38
Speaker A
değişiklik düşünmüyoruz Peki dış politikanız nasıl olacak diyor Aynen diyor Orada da bir değişiklik düşünmüyoruz Buyurun partinizi kurun o zaman diyor ya bu ne kadar doğru bilmiyorum ama böyle bir şey var Eee şimdi Aslında şunu da söylemek lazım Burada bayarla inön arasında çok büyük
21:00
Speaker A
farklar var mı Yok Birbirine çok yakın insanlar fakat şunu da gözardı etmemek gerekir farklılık Cumhuriyet Halk Partisi'ni destekleyenler Demokrat partiyi destekleyenler arasında y partilerin dayandıkları kitleler birbirinden farklı yoksa partilerin yöneticileri birbirine çok benziyorlar yay arasında işte sadece Eee birisi
21:31
Speaker A
geçici devletçilik diğeri sürekli devletçilik filan diyor dış politika eğitim bu konularda hem fikirler şimdi bir başka önemli Yurtiçi konjonktürü anlamaya çalışıyoruz Neden devletçilikten vazgeçildi onu anlamaya çalışıyoruz üçüncü şey başlık şöyle atmışım Devletçilik ilkesi yeniden tanımlanıyor 1948 senesinde İstanbul'da
21:57
Speaker A
bir kongre İktisat Kongresi topl kongreyi organize eden Cumhuriyet Halk Partisi zaten Cumhuriyet Halk Partisi 1948'de halen iktidarda o kongrede Devletçilik ilkesi tartışılıyor Hani altı İlke var ya Cumhuriyet Halk Partisi'nin altı oku aynı zamanda şeyin temel nitelikleri cumhuriyetin temel nitelikleri onlardan
22:19
Speaker A
bir tanesi de devletçilik şimdi Devletçilik ilkesi rahatsız ediyor yeni yeni döneme yeni yeni dönemle çok uyumlu değil Devletçilik ilkesi tartışılıyor ve yeni Devletçilik ilkesi geliştiriliyor yeni devletçilik ilkesine göre devletin vazifesi özel girişimciliği desteklemekten ibarettir işte savunma eğitim Eee gibi klasik fonksiyonlarının
22:50
Speaker A
yanı sıra tamamen özel girişimciliği desteklemelidir devlet yeni devletçilik böyle Eee şimdi bu yeni devletçi ilkesine göre Aslında İktisat politikası hükümetin özel girişimciliği nasıl destekleyeceğini indirgenmiş vaziyette şimdi Aslında bu Bu söylediklerim üç tane konudan bahsettim Bunlar ayakları Çok fazla yere basmıyor
23:17
Speaker A
yani böyle havada duruyor bunların ayaklarının yere basması dış konjonktüre ilişkin birtakım değerlendirmeler yaptıktan sonra mümkün oluyor yani dış konjonktür çok bağlılı Bunlar kendiliğinden ortaya çıkmış şeyler değiller dış konjonktür bunları kaçınılmaz kılıyor Evet şimdi dış konjonktüre bakalım bir kere savaşın
23:42
Speaker A
ardından pax americana başlıyor bu paak amerikadan da sanırım ilk daha geldiğimizde geçen sene bu vakitler konuşmuştuk uzun uzun konuşmuştuk yani Amerikan barışı artık dünyanın yeni patronu ABD ve 1945 46 47 o senelerde ABD imgesi çok müspet Yani insanlar ABD dendiği
24:09
Speaker A
zaman menfi olumsuz şeyler pek düşünmüyorlar Hatta ben onu çok severim bir mecaz olarak Hayat Güzeldir diye bir film var Nazi kamplarında çekilmiş İşte orada bir küçük çocuk var Babası var Yahudiler toplanış şeyde eee e o küçük çocuğa bunun bir oyun olduğunu söylüyor
24:31
Speaker A
babası yani savaştan filan bahsetmiyor E sonra işte bu arada da Amerikan ordusu çıkartma yapmış Avrupa'ya gelmiş böyle yara yara şeye doğru geliyor işte Almanya'ya doğru filan geliyor kampı boşaltmak zorunda kalıyorlar trenlere bindirip götürüyorlar o çocuk nasıl oluyorsa kaçıyor filan saklanıyor bir
24:55
Speaker A
yere Kampta tek başına kalıyor bütün şeyler terk etmiş e kamptaki mağdurlar o gün için mağdurlar bunlar tabii yani yi şimdi günümüzde baktığımızda Bunlar E başka türlü okunabilir şeyler ama o günün koşullarında Bunlar mağdur sonra Amerikan askerleri kampa giriyorlar o
25:18
Speaker A
çocuğu buluyorlar işte onu alıyorlar çikolata veriyorlar kucaklarında oynatıyorlar falan filan Şimdi ABD imgesi o Nazi kampına girip küçük çocuğu faşist al almanlardan kurtaran ABD ABD imgesi 1970'lerin başından itibaren bozuluyor önce işte e Breton Wood sistemini iptal ediyor Yani dolarla altın arasındaki
25:44
Speaker A
ilişkiyi kopartılan geri Kalanına bir kazık atıyor sonra Vietnam'da yaptığı şeyler eee insanlık dışı uygulamalar filan ABD imgesini olumsuza çeviriyor Amerikan karşıtlığı 1970'lerin başından itibaren yükseliyor Yani bizim incelediğimiz dönemde ki aab de algı olarak olgu olarak aynı ABD hep
26:09
Speaker A
aynı algı olarak daha farklı bir yerde ve Türkiye ABD ile yakınlaşıyor yani savaş öncesinde Türkiye İngiltere ile yakın ticaret ilişkileri de ingiltere'yle yani kurucu iradenin Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere kurucu iradenin İngiltere ile yakınlaşmak gibi bir şeyi var arzusu var
26:33
Speaker A
yani I Dünya Savaşı yıllarında böyle bir Almanya muhabbeti sevgisi ortaya çıkıyor ama asıl İngiltere savaştan sonra İngiltere'nin yerini ABD alınca bu sefer Türkiye ABD ile yakınlaşıyor ve bu arada 1940'larda savaş yıllarında Türkiye'nin Sovyetler Birliği ile de arası açılmış vaziyette Sovyetler
26:57
Speaker A
Birliği daha önce konuş 1920'lerde Ankara'ya ciddi yardımlar yapmış bir ülke 1934'te yürürlüğe giren 1 Sanayi planının destek çalışmalarında uzman göndererek katkı yapmış finansman gönder y Türkiye Sovyetler Birliği ilişkileri çok düzgün ama savaş yıllarında bozuluyor bu sovyetlerle aranın açılması
27:25
Speaker A
Türkiye'yi biraz daha ABD'ye yakın ştır Bu arada zaten Bir de şey var biliyorsunuz Sovyetler Birliği'nin Türkiye'ye dönük tehditleri var yani tabirim maruz görün mazur görün Eee Türkiye savaştan sonra Amerikan emperyalizminin kucağına oturmak mecburiyetinde kalıyor ve Türkiye Marshall planına
27:50
Speaker A
dahil ediliyor Marshall Planı savaştan sonra ABD'nin Eee Batı Avrupa ve Japonya'yı Ayağa kaldırmak için Eee uyguladığı stratejinin bir parçası Batı Avrupa için Marshall Planı Japonya için Deutch planı yardım yapılıyor buralara yani çünkü ABD'nin bu ülkelere ihtiyacı var liberal kapitalist
28:17
Speaker A
sistemin ayağa kaldırılması gerekiyor Türkiye savaştan fiilen zarar görmemiş olmasına rağmen Marshall planına dahil ediliyor yani yardımlar almaya başlıyor bu bu Tabii şey ilginç neden Türkiye Marshall planına dahil ediliyor önce teknik tarafını söyleyelim E şimdi savaştan çıkmış tekrar ayağa
28:49
Speaker A
kalkmaya çalışan Avrupa'nın gıda ihtiyacı var Tekrar bacalarını tüür icap eden fabrikaların hammadde ihtiyacı var Savaş öncesi dönemde Avrupa'nın Gıda ve hammadde ihtiyacını karşılayan ülkelerden birisi Türkiye'yi bu ilişki devam etmeli ama Türkiye ekonomisi de Eee sıkıntıda o zaman Avrupa'nın Gıda ve hammadde ihtiyacını
29:20
Speaker A
karşılayabilmesi için Türkiye ekonomisinin hareketlendirilmiş Marshall planına Türkiye'nin dahil edilmesinin teknik sebebi bu ideolojik sebebi de şu yani Marshall planına dahil ettiğin zaman Türkiye'yi ideolojik olarak da şey yapıyorsun kuşatıyor y Türkiye'nin sistemin dışına çıkma şeylerini arayışlarını ciddi anlamda köreltmek
29:49
Speaker A
lazım koşulsuz değil Türkiye'nin Marshal planına dahil edilmesi şartsız değil Belli şartlar ileri sürülüyor bir kere diyor ki Kamu bu girişimciliğini daraltacak diyor özel girişimciliğine alan açacaksın yani devletçilikten vazgeçeceksin diyor devletçi 1923'ten 45'e kadar izlediğin devletçi politikalarda ısrar edersen Marshall
30:13
Speaker A
planın Marshal plana dahil etmem diyor bir başka şart demirçelik başta olmak üzere ağır sanayiden vazgeçeceksin diyor ağır sanayiden vazgeçecek sanayiden vazgeçeceksin diyor şuna mü ederim diyor hafif sanayiler işte Pamuktan donal de pijama yapabilirsin diyor bu önemli hafif Sanayi pamuğu al donut pijama yap
30:37
Speaker A
böyle hafif sanayiler olu ama ağır sanayi Kimya Sanayi gibi demirçelik Sanayi gibi bunları bunlarla işin olmayacak diyor Tabii bu bu bu tür ürünlere Senin ihtiyacın var onları sana ben vereceğim Evet şimdi Marshall planına dahil olmak için dahil etmek için öne
31:00
Speaker A
sürülen koşulları dikkate alın bir de yeni Devletçilik ilkesi 1947 Türkiye iktisadi kalkınma planı bunları hatırlayın ne kadar ciddi bir örtüşme olduğunu görürsünüz ya 1947 iktisadi Kalkınma planının Eee tarımı önceleme filan şey değil tesadüfi değil Marshall Planı karşılığında ABD öyle istediği için ağır
31:24
Speaker A
sanayiden vazgeçiş Eee özelleştirme burgusu değil mi açıkça söylüyor kamu girişimciliği Daralt diyor özel girişimciliğe alan aç diyor Evet Eee ABD'nin istekleri doğrultusunda Türkiye sanayiden ağır sanayiden vazgeçiyor Arkadaşlar şimdi şeye bakalım sermaye birikiminin kaynaklarına sermaye birikiminin kaynaklarını işte birikimin iç
31:55
Speaker A
kaynakları ve dış kaynakları diye ikiye ayırıyoruz birikimin iç kaynakları derken de iki tane başlık açıyoruz para politikaları ve maliye politikaları olmak üzere önce parasal alana bakalım Eee 1900 46'dan 45'ten 46'dan itibaren Türkiye genişletici para politikası izliyor y para arzını artırıyor 1923'ten
32:23
Speaker A
savaşın bitimine Savaş başlayıncaya kadar diyorum Dünya Savaşı başlayıncaya kadar daraltıcı para politikası izlemişti Türkiye Çünkü Osmanlı tecrübesinden biliyorlardı ki Eee para arzının aşırı genişletilmesi enflasyon doğuruyor 1 Dünya Savaşı yıllarındaki aşırı Ultra genişletici para politikasının neticesi 1920'lerde ki yüksek enflasyon bunu bildikleri için I
32:52
Speaker A
Dünya Savaşı başlayıncaya kadar Eee Kredi musluklarını çok sıkı tutuyorlar Savaş koşullarında yeniden genişletici para politikası izlemek zorunda kalıyor Türkiye'yi yönetenler savaştan sonra buna devam ediliyor yani savaştan sonra tekrardan e daraltıcı para politikası izlemek belki mümkün ama hayırdı genişletici para politikası devam ediyor
33:16
Speaker A
Yani genişletici para politikası demek şu Merkez Bankası parayı basıyor bu para bir şekilde belli kanallardan bankalara aktarılıyor bankalar ticari bankalar yatırım bankaları da bu parayı Merkez Bankası kaynaklı parayı müteşebbis lere kredi olarak veriyor aslında bu çok da kötü bir şey
33:37
Speaker A
değil yani eğer krediler üretken yatırımlarda kullanılır ise sermaye birikimine doğrudan katkı yapıyor üretken yatırımlar tarım ve sanayi yatırımları dır arkadaşlar yani sermaye birikimine doğrudan katkı yapan yatırımlar Tarım ve sanayi yatırımıdır fakat bakıyoruz Kredi genişlemesinin dte üçlük kısmı Ticaret başta olmak üzere
34:09
Speaker A
hizmetler sektörüne gidiyor konuşmanın başında başat sektör Ticaret demiş Evet bu ticaretin gelişmesinin 1950'lerde bir sebebi de bu genişletici para politikası Kredi genişlemesi ve bu kredilerin büyük ölçüde Ticaret sermayesi olarak kullanılması y yani genişletici para politikasının sermaye birikimine katkısı
34:33
Speaker A
çok sınırlı düzeyde oluyor ikincisi maliye orada da genişletici maliye politikası izleniyor devlet finansman açığı vermeye başlıyor Aslında 1923'ten itibaren Eee bu devletin finansman dengesi ciddi anlamda sağlanmış durumdaydı I Dünya Savaşı yıllarında biraz sıkıntılar yaşanmak beraber İşte o Varlık Vergisi toprak
35:03
Speaker A
mahsulleri vergisi gibi uygulamalarla Eee bütçe zafiyeti bir şekilde önlenmiş Eee Yeni dönemde 46 sonrasında Eee kamu harcamaları kamu gelirlerinin üzerinde artırılarak eee şey E ne derler tekrar devletin finansman açıkları verdiği bir yeni dönem başlıyor fakat şimdi bir de şuna
35:31
Speaker A
bakıyoruz bütçeden yapılan yatırım harcamalarının Payı % 20'ler gibi çok düşük bir düzeyde yani maliye politikası yoluyla sermaye birikimine çok fazla katkı yaptığını da katkı yapıldığını da söyleyemiyoruz evet sermaye birikiminin iç kaynakları şey değil çok işlevsel değil Onu demeye
35:56
Speaker A
çalışıyorum Bir de birikimin dış kaynakları var burada da yine Eee dışarıdan borçlanmayı ve doğrudan yatırım girişlerini kastediyoruz dış finansman kullanımı 1946'dan 47' sonra artıyor Bunu zaten konuşmanın başında da söylemiştik savaştan net borçluluğu sıfır olarak çıkan Türkiye 1950'lerin ortalarına geldiğinde dış borç yükü
36:28
Speaker A
ağırlaşmış bir ülke durumuna düşüyor Şimdi net borçluluğu sıfır net borçluluğu sıfır ülke demek şu demek değerli arkadaşlar Evet Türkiye'nin I Dünya Savaşı bittiğinde dış borcu var demin sıraladık işte 10 milyon dolar şeyden Sovyetler 10 milyon dolar abd'den 20 milyon dolar İngiltere'den filan
36:48
Speaker A
dedik ya bir borç var fakat fakat altın ve döviz rezervleri var yani Türkiye altın ve döviz rezervlerini kullanarak dış borcunu kapatabilen bir ülke Dolayısıyla net borçluluğu sıfır diyoruz ona evet savaştan sonra Türkiye ABD kaynaklı krediler kullanmaya başlıyor borç yükü
37:12
Speaker A
ağırlaşıyor şimdi şöyle de bir şey var Başka ülkelerden borç alırsınız bunu sermaye birikimini artırmak için kullanırsınız bu ideal olan bir durumdur yani 16 milyon sterlin veya 20 milyon dolar İngiltere'den alıp e Karabük demirçelik fabrikasını kurmak sermaye birikimine katkı yapmak demektir bu
37:33
Speaker A
olumlu da bir şeydir fakat 1946'dan sonra dışarıdan alınan borçlar abd'den alınan borçlar bakıyoruz Eee kamu işletmelerinin cari giderlerinde kullanılıyor veya zirai alet alımında O işte traktör biçer döver vesaire onlarda kullanılı bunun sermaye birikimine katkısı daha sınırlı düzeyde oluyor Ve bu arada borç yükü
38:03
Speaker A
ağırlaşıyor doğrudan yatırım girişleri artıyor yani doğrudan yatırım girişle sermaye birikimine katkı yapan bir ekonomiye dönüşüyor Türkiye Uzunca bir aradan sonra tabii bu doğrudan yatırım girişlerinin artması bir yasa değişikliğiyle alakalı 1954'te yabancı sermaye giriş düzenleyen yasada bir değişiklik yapılıyor ve
38:32
Speaker A
yabancı sermayenin ayni olarak yani makine parçaları lisans patent hakkı gibi de gelmesine izin veriliyor ve bu şey eee yabancı doğrudan yatırım girişlerini eee bir şekilde hızlandırıyor Fakat bu arada daha sonra çarpık sanayileşme olarak isimlendirilebilir bu eee Avrupa'da iktisadi ömrünü
39:07
Speaker A
tamamlamış teknolojik yenilenmeye muhtaç hale gelmiş yatırımların Türkiye'ye aktarılmasıyla oluşan bu sanayileşme Türkiye'nin başını fazlaca ağırıyor çünkü bunlar ithal girdi kullanan işletmeler yabancı işlet ithal girdi kullanıyorlar yani üretimi artırmak için daha fazla ithalat yapmak gerekiyor ikincisi Biraz önce söylediğim
39:35
Speaker A
gibi Eee teknolojik yenilenmeye ihtiyaçları var teknoloji yenilemedi için yani yüksek maliyetlerle çalışmak mecburiyetinde kaldıkları için Türkiye pazarına getirilmiş işletmeler bu da bu da demin söylediğimiz gibi çarpık bir sanayileşmenin başlamasına sebep olu Şimdi bir de sektörler itibariyle duruma bakıyoruz tarım sektörü çok hareketli
40:05
Speaker A
Daha doğrusu 1946 62 döneminde yani incelediğimiz dönemde üç sektörde ciddi anlamda Hareketli yani üretim artışları var büyüme var fakat Eee hizmetler sektörü Ticaret başta olmak üzere diğer ikisine göre daha hareketli olduğu için öne çıkıyor yani hizmetlerin ağırlığı artıyor toplam içindeki ağır ağırlığı
40:28
Speaker A
artıyor şimdi tarımın hareketli olmasının sebebi şey teknoloji teknolojik sıçrama traktör ve diğer zirai aletler kullanımı Kredi imkanlarının artması Ziraat Bankası kredileri Bir Hayli yaygınlaştırılıyor 1950'lerde işte Tarımsal destekleme taban fiyat filan var Bunlar yani hükümet açıkça tarımsal üreticileri kollayan bir politika
40:53
Speaker A
izliyor İkincisi de Karayolları yapımı yani ürünü pazara daha kısa sürede ve daha düşük maliyetlerle ulaştırmak mümkün hale geliyor Bu e tarımsal üretim artışı için ciddi bir motivasyon sağlıyor bütün bütün bunlar Tarımda bir başka önemli değiş değişiklik şu y tarım deyince Aslında
41:16
Speaker A
bizim coğrafyada tahıl akla geliyor yani % 180 % 0 tahıl Buğday arpa mısır 1950'lerde tahıl dışı tarımsal üretimin şey yaptığını g goruz artış kaydettiğini g Sanayi bitkileri çay gibi pamuk gibi vesaire sebze meyve üretimi Bunlar da ön plana çıkmaya başlıyor Evet Sanayi
41:40
Speaker A
sektöründe de ciddi bir Hareketlilik var şimdi tarımsal üreticilerin gelirlerinin artması Aslında Sanayi üretimini pozitif yönde etkiliyor Çünkü kırsalda yaşayan insanlar da artık Sanayi malları talep etmeye başlıyorlar gelir artığı için tekstil ürünleri talep ediyorlar Mesela bu da Sanayi üretimini olumlu
42:05
Speaker A
yönde etkiliyor şimdi bu arada özel girişimcilik de 1950'lerden itibaren Sanayi sektörüne ilgi göstermeye başlıyor şimdi 1923'ten itibaren İktisat politikaları özel giriş ciliği Sanayi alanında yatırım yapmaya özendirmek şeklinde kurgulanmış teşvikler verilmiş krediler dağıtılmış daha önceki konuşmalarda bunlardan söz ettik fakat özel
42:43
Speaker A
girişimciler Hatta şöyle bir tabir kullanmıştım yerli üretici olmak yerine ithal malların yerli satıcısı olmayı tercih ediyorlar y devlet onlardan yerli üretici olmalarını istiyor kredi veriyor teşvik veriyor Fakat onlar ısrarla ithal malların yerli satıcısı olmayı tercih ediyorlar yani sanayiye
43:08
Speaker A
ilgi göstermiyorlar üretime ilgi göstermiyorlar Nitekim 1930'dan itibaren Büyük Dünya buhranı koşullarında devlet fiilen sahaya iniyor Sanayi yatırımı sanayi üretimi yapıyor geçen konuşmada bunlardan söz etmiştik fakat ilginçtir 1950'lerden itibaren özel girişimciler de Sanayi yapmaya ba sanayiye ilgi göstermeye başlıyorlar bunun da e Aslında şey
43:38
Speaker A
yapılması izah edilmesi gerekiyor özel girişimciler niye 1920'lerde 30'larda 40l göstermedikleri ilgiyi 1950'lerden itibaren gösteriyorlar ve sanayici oluyorlar Sanayi burjuvazi şey yapmaya başlıyor şekillenmeye başlıyor Şimdi bir de İlgin bir şey teşvik yasası 1942'de süresini tamamlamış 15 senelik bir yasa
44:06
Speaker A
1927'de çıkartılmıştı geçen konuşmada bahsettik Bundan bundan 1927'de çıkartılmış teşvik yasası yani Sanayi yatırımı sanayi üretimi yapmayı düşünen müteşebbis lere işte yatırım indirimi gümrük muafiyeti gibi bir sürü kolaylıklar tanınıyor süresi 15 sene 1942'de olmuş ya 1942'de itibaren teşvik yasası
44:31
Speaker A
yok 1963'te kadar yok teşviksiz dönem y 1942'de 1963 senesine kadar Türkiye'de sanayi üretimi teşvik edilmiyor teşvikli dönemde göstermediği ilgiyi teşviklerin olmadığı dönemde gösteriyor Çünkü Eee koşullar doğal teşvik oluşturuyor Hani başlangıçta dönemin parametrelerini sıralarken işte bir tüketim Rüzgarı tüketim eğilimindeki artış filan
45:02
Speaker A
demiştim tüketim malları talebi O kadar yoğun ki 1950'lerde Eee kamu İşletmeleri bu talebi tek başına karşılayamıyor ve orada ciddi kararlılıkları oluşuyor o karlılığı görünce özel girişimciler özellikle temel tüketim malları üretimindeki yüksek kararları görünce o alana giriyorlar yani kamu
45:27
Speaker A
girişimciliği ile özel girişimcilik 1950'lerde birlikte Sanayi yapıyor ikincisi yani özel girişimcilik neden sanayiye ilgi gösterdi onu anlamaya çalışıyoruz Bu doğal teşvik ortamının yanı sıra ikinci olarak 1950 senesinde kurulan Türkiye Sınai Kalkınma Bankasını görüyor TSKB Bu banka günümüzde yok
45:54
Speaker A
1950'de eee bir Dünya Bankası pilot Projesi olarak Türkiye'de kuruluyor Dünya Bankası burada bir parantez açalım biliyorsunuz Eee 1944 senesinde Amerika Birleşik Devletleri'nde toplanan Breton Woods konferansında kurulan iki örgütten biri diğeri IMF biri Bu Dünya Bankası dünya Bankası'na verilen
46:25
Speaker A
görev yani sistemin patronu ABD bütün bunları ABD organize ediyor ABD'nin dünya Bankası'na verdiği görev şey eee Marshall planıyla koordineli bir biçimde liberal kapitalist sistemin savaştan zarar görmüş merkezlerini imar etme görevi zaten Dünya Bankası'nın uzun adı İmar ve Kalkınma uluslararası İmar
46:54
Speaker A
ve Kalkınma Bankası filan gibi bu banka 1900 44'tür yani Japonya İngiltere falan ayağa kalkmış vaziyette ve sistem küresel sistem 1950'den itibaren dünya Bankası'na yeni bir görev veriyor Kalkınma yani liberal kapitalist sistemin çevresindeki ülkelerin Kalkınma sorunlarıyla ilgilenme görevi veriyor
47:28
Speaker A
bu Bu Dünya Bankası'nın bu görevi 1950'den 1990'ların başına kadar devam ediyor tam 9293 galiba tarihi hatırlamıyorum yeni bir görev Kalkınma görevinden yeni bir yoksullukla mücadele günümüzde Dünya Bankası 3ün evresinde yani yoksullukla mücadeleyi yürütüyor ama 1950'den 90'ların başına kadar
47:50
Speaker A
Kalkınma Eee çevre ülkelerinin Kalkınma sorunlarıyla ilgilenme görevi Evet bu görev bağlamında Dünya Bankası bir pilot uygulama olarak Türkiye'de 1950 senesinde hemen İlk Türkiye sınay Kalkınma Bankasını kurduruyor İşte bu bankada şey ticaret ve sanayi odalarının hisseleri var özel girişimcilerin
48:15
Speaker A
hisseleri var bir takım kamu hisseleri var bildiğim kadarıyla bankanın görevi şey yapmak Kredi dağıtmak krediler vermek Sanayi İşletmeleri için hafif sanayiler için için krediler vermek Hatta bizzat kendisi şey kurmalı ne derler işletme kurmalı filan bu Türkiye Sınai Kalkınma
48:37
Speaker A
Bankası'nın 1950'den itibaren dağıttığı krediler de şeyde etkili oluyor özel girişimciliğin Sanayi alanına ilgi göstermesinde etkili olan bir Diğer husus bir üçüncü husus da Eee devletin 1950'lerde yaptığı altyapı yatırımlarının oluşturduğu dışsallıklar devlet karayolu yapıyor devletin yaptığı karayolu Eee ulaşım maliyetlerini ürünü
49:02
Speaker A
pazara taşıma maliyetlerini düşürüyor yani bir şey eee işletme cebinden 25 kuruş harcamadan maliyetlerinde bir iskonto elde etmiş oluyor devletin yaptığı altyapı yatırıma sah buna pozitif dışsallıklar deniyor bu pozitif dışsallıklar veya devlet işte şey yapıyor elektrik enerjisi santralleri kuruyor barajlar yapıyor
49:25
Speaker A
elektriği kapıya kadar getiriyor işletmenin enerji maliyeti ciddi ölçüde düşüyor Bu pozitif dışsallıklar da altyapı yatırımları kaynaklı pozitif dışsallıklar da özel girişimcilerin 1950'lerde Efendim Eee Sanayi sektörüne ilgi duymasının bir diğer sebebi bu arada tabii devlet Eee özel girişimciler artık Sanayi yapıyorlar biz
49:55
Speaker A
onlar Sanayi yapmadık lı için bu alana girmiştik Hadi Geri çekilelim demiyor Bilakis Kit düzeni biraz daha genişletiliyor yani Kit düzeninin temelleri geçen ayki konuşmamızda söylemiştik 1930 34 arasında uygulanan 1 beşlik Sanayi planında kullan işte Sümerbank fabrikaları filandı Kit
50:16
Speaker A
düzeninin temelleri 1950'lerde ilaveler yapılıyor Kit düzenine işte Makine Kimya Endüstrisi Mela o o dönem gübre Sanayi et balık kurumu çimento azot Sanayi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Devlet Malzeme Ofisi Seka Ereğli demirçelik Türkiye Kömür İşletmeleri gibi devasa kamu İşletmeleri kuruluyor
50:42
Speaker A
1950'lerde Evet sanayi sektörü de ciddi anlamda hareketli As Ama asıl hareketli olan sektör hizmetler sektörü Burada da Karayolları yapımıyla alakalı yoğun Hani E5 diye bildiğimiz yeni adı galiba D1 olan şey o dönemde yapılıyor Bu arada konut yapımına çok
51:05
Speaker A
önem atf ediliyor 1950'lerde ve ticaret sektörü gelişiyor şimdi bu Buraya kadar anlattıklarım bu dönemin şeyleri temel ekonomik Ne diyelim göstergeleri olarak kabul edin asıl şeyimiz başlıkta yaptığımız vurgu bir dev diğerine demiştik şimdi ondan bahsetmek gerekiyor 1 devalüasyon 1946 sanırım eylülünde
51:34
Speaker A
7 Eylül 1946 7 Eylül 1946'da Bir Amerikan doları 1.3 liraymış 2.8 liraya çıkartılmış yani % 1115 filan 1.3 2.8 çıkartılmış İlginç olan şu ki Türkiye birinci devalüasyonu dış fazla verdiği bir dönemde yapıyor Türkiye dış fazla veriyor yani Türkiye'nin ihracat
52:07
Speaker A
gelirleri ithalat harcamalarından fazla teori bize diyor ki yani teori diyor ki Eee niye şey yapılır devalüasyon yapılır dış açık varsa yani devalüasyon dış açığı kapatmak için Eee Belki de son çaredir ya bütün çareler tükenmiştir döviz rezervlerini falan erittin ama dış açığı kapatamıyor
52:32
Speaker A
Tabii dış açık olduğu için Kur yukarı doğru gidiyor son çare olarak devalüasyon yaparsın En azından kanamayı durdurursun fakat Türkiye mesela 1946 senesinde devalüasyonun yapıldığı 1946 senesinde Gayri safi yurt içi hasılaya nispetle % 1.3 Dış ticaret fazlası verilmiş yani Gayri safi yurt içi hasanın % 1.3
53:02
Speaker A
kadar ihracat gelirleri ithalat harcamalarından fazla yani devalüasyon yapılmasını gerektiren herhangi bir sebep yok ama buna rağmen yapılıyor neden işte anlamaya çalışıyoruz Şu olabilir savaş yıllarında enflasyon vardı Türkiye'de aslında Çok da yüksek bir enflasyon değil % 10'lar 15'ler civarında bir
53:26
Speaker A
enflasyon bu enflasyon e şeyin ihraç mallarımız fiyatlarını dünya fiyatlarının üzerine çıkardı yani şey ihracat zorlaştı devalüasyon yapıp ne yapalım mallarımız fiyatlarını döviz cinsinden ucuzlatın ve Bu malları satalım rekabet gücümüzdür stoklar arttı pamuk stokları filan bunları eritelim şimdi bu ikisi de
54:02
Speaker A
fasarya neden Türkiye'nin Marshall planına dahil edilmesinin ideolojik olmayan sebebi Avrupa'nın Gıda ve ham madde ihtiyacını karşılaması ya ortada hazır bir pazar var zaten ABD senden diyor ki bol bol gıda maddesi üret sebze meyve tereyağı üret domates biber üret
54:26
Speaker A
krom çık bakır çıkar bunları şey Avrupa'ya sat hazır bir pazar var yani senin şey yapmana gerek yok damping yapmana gerek yok şey değil bu bu bu bu ikna edici bir sebep değil bir başka sebep şey deniyor dövizin yani devalüasyon yapmak
54:46
Speaker A
demek dövizin değerini artırmak demek Allah Allah dövizin değerini artırıp dışarıdan borçlandık ya düzeltiyorum savaş yıllarında Türkiye aynı zamanda içeriden de borçlandı iç borcu da var iç borcun şeyini düşürmek maliyetini düşürmek reel değerini düşürmek Yani şöyle de okunabilir vatandaşa kazı atmak Çünkü
55:14
Speaker A
içeriden borcu vatandaşından alıyorsun devalüasyon yaptığın zaman vatandaşına kazık atmış oluyorsun yani vatandaşın sana verdiği paranın döviz karşılığı düşmüş olu 1ce 500 kazık atıyorsun yani artı ayıp bununla sınırlı değil sadece vatandaşına kazık atmıyorsun öte yandan dövizin değerini yükselttiğinde dış borcun değerini artırmış oluyorsun
55:39
Speaker A
1000 doları 1000 doları ödemek için 1.3 1300 L lazımdı şimdi aynı 1000 doları ödemen için 2800 L toplaman lazım Bu da kabul edilir bir şey değil 4 gerekçe bence çok makul şimdi Türkiye IMF kurulmuş 1944'te Türkiye'de IMF'ye üye olmak için
56:04
Speaker A
müracaat etmiş ki IMF üyeliği sanırım 1947'de Türkiye IMF'ye üye oluyor şimdi IMF Eee üye ülkelerin izlediği para ve maliye politikalarına bir şekilde müdahil oluyor y IMF üyesi olduğun zaman zaten IMF'nin senin iç işlerine karışı karışmasını kabul etmiş oluyorsun yani öyle
56:32
Speaker A
istediğin gibi devalüasyon yapamazsın IMF izin verirse devalüasyon yapabilirsin diyorlar ki ya IMF bize belki devalüasyon yapma izni vermez Üye olduktan sonra şöyle IMF üyesi olmadan adam akıllı bir devalüasyon yapalım tek gerekçe bu diğerleri şey yani akıl kabul etmiyor diğerleri Evet
56:56
Speaker A
Asu takip eden senelerde dış ticaret açıkları başlıyor mesela 1946 1962 döneminin ortalaması % N8 Türkiye Gayri Safi Yurtiçi halının % N8 kadar 4662 döneminde dış açık veriyor devalüasyonu yaptığı 1946 senesinde % 1.3 Dış ticaret fazlası veriyordu Bu da ilginç
57:23
Speaker A
yani devalüasyondan sonra şey dış açık vermeye Tabii bunun sebep bu bu Anlaşılır bir şey ama ayrıntıya girmek istemiyorum neden Türkiye 1900 50'lerde 60'larda dış açık vermeye başladı bu yani anlayabileceğimiz bir şey fakat ayrıntıya girmek istemiyorum Çünkü çok e teknik konulara girdiğimiz
57:48
Speaker A
zaman ben de sıkılıyorum dinleyicilerden de anlıyorum sıkıldıkları Evet ikinci devalüasyon 1958 Şimdi arkadaşlar 1953 itibaren büyü bozuluyor ya mesela 1950'de Demokrat Parti iktidarı değil mi 1950'de iktidar değişmiş Demokrat Parti ilk yıllarında başarılı Amerikan yardımları var Marshall yardımı var krediler geliyor
58:18
Speaker A
filan bayağı Ciddi bir şey var başarılı bir rahatlama var hatta mesela büyüme hızı 46 53 olarak yani şeyi de kapsıyor CHP'nin son dönemini de kapsıyor bu 11.6'' lık bir büyüme var Çok yüksek bir büyüme var enflasyonda % % 4 % 111 L
58:38
Speaker A
civarında büyüme % diyelim ona Çünkü bu Bunlar şey eee Kalkınma Bakanlığının daha sonraki oluşturduğu yeni bir seri pardon [Alkış] y biraz yüksek gibi gözüküyor % 10'lar diyelim enflasyon % 4'ler düzeltiyorum % 1,5 var enflasyon ciddi anlamda aşağı çekilmiş ama
59:14
Speaker A
5462 yani incelediğimiz dönemin ikinci dilimine baktığımızda büyüme 4' lere düşmüş enflasyon % 10'lara çıkmış Evet 1953 itibaren büyü bozuluyor büyünün bozulmasının siyasi sebepleri var iktisadi sebepleri var dış konjonktür le alakalı sebepleri var filan Şimdi biz Tabii daha çok şeyle ilgilenmek
59:36
Speaker A
durumundayız Eee iktisadi sebeplerle ilgilenmek durumundayız Çünkü ideolojik tarafta şeyi biliyoruz e yeni iktidarla Bürokrasi arasında bir çatışma olduğunu biliyoruz yani Bürokrasi şeyi hazmedemiyor yeni iktidarı pek hazmedemiyor yani iktidar kurulduğu andan itibaren zaten bir Gerilim var 1953'te iktisadi dengeler bozulduktan
60:02
Speaker A
sonra yani büyüme yavaşlayıp enflasyon [Müzik] ivmelendirmek enflasyon yani dış açık ve enflasyon Türkiye'nin ekonomi politik düzeninin Osmanlı'dan itibaren temel şeyleri sıkıntılı alanları şimdi enflasyona karşı şey yapıyor hükümet 1954'te filan fiyat denetimleri getiriyor banka kredilerini sınırlandırıyor faiz oranlarını yükseltiyor bunlar klasik şeylerdir
60:52
Speaker A
Eee anti enflasyonist tedbirler fakat sonuç Kara borsa fiyat denetimleri demek Kara borsa Kara borsa vurgunculuk plan başlıyor İlginç olan şu ki Türkiye'de makroekonomik dengeler bozulunca ABD yardımları da azalmaya başlıyor ABD de kendini kasmaya başladı dış finansman girişleri kredi
61:14
Speaker A
olarak hibe olarak azalmaya başlıyor ve IMF başta olmak üzere uluslararası Finans kurumları Türkiye'yi devalüasyon yapma konusunda şey uyar ylar devalüasyon yap devalüasyon yap 1946 devalüasyonu yapılmış sonuçları görülmüş Dolayısıyla yönetim devalüasyona pek sıcak bakmıyor direniyor fakat Eee şeyin siyasi alanında
61:43
Speaker A
karmaşıklaşması o bürokrasiyle siyaset arasındaki Eee çatışmanın [Müzik] şiddetlenmesi ister istemez hükümeti 1958 kararlar almaya zorluyor 4 Ağustos 1902 devalüasyon şimdi bu 4 4 Ağustos 1958 kararlarında amaç makroekonomik istikrarı yeniden sağlamak şunu söyleyelim 24 Ocak 1980 kararlarıyla 4 Ağustos 1958 kararları tıpatıp birbirine
62:18
Speaker A
benziyor İkisi de aynı baktığımız zaman gördüğümüz şeyler bir kere diyor ithalatın Önündeki engelleri kaldıracaksın y ithalat sınırlamalar vazgeçeceksin yani ekonomiyi izole etmeyeceksin ondan sonra para arzını ve bütçe harcamaları para arzını kısac bütçe harcamalarını daraltacak Yani para arzı enflasyona sebep
62:45
Speaker A
oluyor para arzının artırılması bütçenin gevşetilmesi de ne yapıyor faizleri yükseltiyor dış borç Devleti Finans finansman dengesini bozuyor Bu bir şekilde Eee dış borç yükü olarak yansıyor başka Kit ürünlerine zam yapacaksın kamu iktisadi teşebbüsünün ürünlerine zam yapacaksın hepsinin önemlisi devalüasyon yapacaksın
63:12
Speaker A
Evet 4 Ağustos 1958'de Bir Amerikan doları 2.8 liraydı 9 lira oluyor Yani yaklaşık 3 kattan fazla artırılıyor 28'den 9A 38'i ilyon veri dolar Aynı Duruyor mu sabit Tabii sabit kur o yıllarda sabit kur günümüzdeki gibi değil sabit kur hükümet veya işte Merkez
63:40
Speaker A
Bankası Neyse kuru belirliyor İkinci bir emre kadar kur aynı Tabii bu resmiyette el altında şeyler oluşuyor ya adamın dövize ihtiyacı var kar şey döviz kaçakçılığı filan yapılıyor yani kur resmen 2.8 lira Adam 7 lira verip döviz alıyor dolar alıyor
64:00
Speaker A
Onlar ayrı o şey alan Eee ne diyorlar ona şey alan suçluluk alanı Onun bir kriminal kriminal alan illegal alan filan ve bu esnada hükümetle bürokrasinin arasındaki kavganın şiddeti artıyor ve 27 Mayıs darbesine doğru gidiyor 27 Mayıs yani 27
64:21
Speaker A
Mayıs darbesinin şeyleri işte kilometre taşları oluşuyor darbelerle şeyler arasında ilgi iki tane örnekten genelleme yapılabilir mi bilmiyorum ama söyleyelim 4 Ağustos 1958 kararları 27 Mayıs 1960 darbesi arada bir bu5 sene falan var Veya 2 sene var değil mi 24 Ocak 1980 kararları 12
64:49
Speaker A
Eylül 1980 Darbesi arada 8 ay var yani iki tane örnekten ne kadar genelleme yapılabilir bilmiyorum ama Eee bu Tabii bu şeylerin istikrar tedbirlerinin arkasında da şey var biliyorsunuz makroekonomik istikrarsızlık dalgasının aşırı yükselmiş olması lazım var 1953'te başlıyor istikrarsızlık dalgası dış açık
65:14
Speaker A
enflasyon 1958 kararları 27 Mayıs 1960 darbesi 1973'te başlıyor Türkiye'de makroekonomik istikrarsızlık dalgası 7273 tamam 1980 24 Ocak yani istikrarsızlık dalgası 56 sene bir kaos Tabii sadece Makroekonomi alanında değil bu ideolojik alanda siyasal alanda da şey yaşanıyor istikrar İMF nezarete
65:44
Speaker A
istikrar tedbirleri arkadan darbe iki tane örnek Şimdi bir de şey yapalım bitirmeden önce Temel verilere bakalım büyüme dönemi ikiye ayırdım 46 53 54 62 2 al dilime ayırdım ş büyüme ilk şey dilimde 10 civarında İkincide 4E düşüyor büyüme
66:13
Speaker A
yavaşlıyor enflasyon 1 bu5 lardan 10'lara yükseliyor bir taraftan büyüme yavaşlıyor bir taraftan enflasyon artıyor devlet 46 3 arasında bütçe dengesi var bütçe açıkları fazla şey değil denge kuru ikinci dilimde Gayri safi yurt iç hasılaya nispetle % N1 bütçe açığı
66:38
Speaker A
var dış ticaret dengesi 46 53'e 0 Gayri safi yurt hasa nispetle % n7 açık var 2de % 0.9 hep kötüye gidiyor göstergeler dış ticaret hacmi yani ihracat ı ithalat bölü gayr Safi yurt içi hasıla 8.2 5.1 düşüyor para arzı 9 lardan 12'l
67:08
Speaker A
çıkıyor y genişletici para politikası genişletici maliye politikası şeyleri açmak için ve netice itibariyle 1960 darbesiyle Evet bugün özellik kısa tutmaya çalıştım çünkü baktım Eee 1 buç saat ilk gelmişim buraya O şeyde gözüküyor Eee şeylerde bir bu5 saat konuşmuşum sonra Efendim
67:37
Speaker A
blok ders Yapı Ben hep blok ders yaparım zaten hakikaten blok ders yaparım Eee sonra 130 1 25 1 155 şimdi galiba Bir saate düşürdük saat
Topics:Türkiye ekonomisidevletçilikliberal ekonomi1946tarımda makineleşmegöçdış finansmanKeynesyen ekonomikarayollarıgecekondu kültürü

Frequently Asked Questions

Türkiye'de devletçilikten liberal ekonomiye geçiş hangi yılda başlamıştır?

Devletçilikten liberal ekonomiye geçişin kırılma noktası 1946'dır. 1950'deki siyasi iktidar değişimi bu süreci başlatmamış, CHP 1946'da bu değişimi başlatmıştır.

Tarımda makineleşmenin Türkiye ekonomisine etkileri nelerdir?

Tarımda traktör gibi teknolojilerin yaygınlaşması üretimi artırmış, köyden şehre göçü tetiklemiş ve bu göç gecekondu kültürü ile arabesk müzik gibi sosyal sonuçlara yol açmıştır.

Türkiye 1947 sonrası dış finansman kullanımında nasıl bir değişim yaşamıştır?

1947'den itibaren Türkiye yoğun şekilde ABD kaynaklı krediler ve dış finansman kullanmaya başlamış, böylece dış borçlanma yeniden gündeme gelmiştir.

Get More with the Söz AI App

Transcribe recordings, audio files, and YouTube videos — with AI summaries, speaker detection, and unlimited transcriptions.

Or transcribe another YouTube video here →