Kimsenin Anlatmadığı Yabancı Dil Öğrenme Teknikleri! — Transcript

Dünyanın en iyi dil öğrenicilerinin kullandığı bilimsel destekli yabancı dil öğrenme tekniklerini keşfet.

Key Takeaways

  • Dil öğrenmede yetenekten çok motivasyon ve dil farkındalığı önemlidir.
  • Gerçek akıcılık bilinçsiz edinim yoluyla kazanılır, gramer bilgisi sınav başarısı içindir.
  • Dil öğrenmeye başlamadan önce hedef dilin seslerine uzun süre maruz kalmak gereklidir.
  • Shadowing tekniği telaffuzu geliştirir ancak kelime ve anlam için ek yöntemler gerekir.
  • i + 1 prensibi doğru uygulanmalı; seviyenin çok üstündeki içerikler öğrenmeyi zorlaştırır.

Summary

  • Giuseppe Mezofanti'nin 38 dili akıcı konuşması ve dil öğrenme sırrı müzik, kalıplar ve iletişim üzerineydi.
  • Dil öğrenmede yetenekten çok motivasyon ve dil farkındalığının önemi vurgulanıyor.
  • Geleneksel dil eğitimi yöntemlerinin (gramer ve kelime ezberleme) yetersizliği anlatılıyor.
  • Stephen Krashen'in edinim ve öğrenme ayrımı ile gerçek akıcılığın edinim yoluyla geldiği açıklanıyor.
  • Dil öğrenmenin temelinin kulağı geliştirmek olduğu ve bunun için hedef dilin seslerine maruz kalmanın gerekliliği anlatılıyor.
  • Altı aşamalı dil öğrenme sistemi tanıtılıyor, ilk aşama dilin müziğini duymak.
  • Gölgeleme (shadowing) tekniği ile duyulan kelimelerin eş zamanlı tekrar edilmesi öneriliyor.
  • Fiziksel hareketle öğrenmenin desteklenmesi ve dışarıda yürürken shadowing yapılmasının faydaları anlatılıyor.
  • Krashen'ın i + 1 prensibi ile seviyenin biraz üstündeki içeriklerle öğrenmenin verimliliği açıklanıyor.
  • Yanlış uygulanan yöntemlerin neden başarısız olduğu ve doğru yol haritası detaylandırılıyor.

Full Transcript — Download SRT & Markdown

00:00
Speaker A
1774 yılında İtalya'nın Bologna şehrinde bir marangozun oğlu dünyaya geldi. Ailesi fakirdi. Babası okuma yazma bile bilmiyordu ama bu çocukta bir gariplik vardı. Bir gün babasının atölyesinde çalışırken yan binadaki bir rahibin Latince ve Yunanca ders verdiğini duydu.
00:16
Speaker A
Hiç kitap görmeden, hiçbir ders almadan sadece duvarın arkasından dinleyerek her kelimeyi ezberledi ve daha 8 yaşındaydı.
00:23
Speaker A
Bu çocuğun adı Giuseppe Mezofanti'ydi. Büyüdüğünde ise insanlık tarihinin en büyük dilahisi olacaktı. 38 dili akıcı konuşuyordu. 30 dili akıcılıktan daha az biliyordu. 50'den fazla lehçeyi anlıyordu ve hayatı boyunca İtalya'dan hiç çıkmamıştı. Lord Byron onunla tanıştığında bu adam tam bir dil
00:40
Speaker A
canavarı. Babil kulesinin yapıldığı dönemde evrensel tercüman olarak yaşamalıydı." demişti. Bir gün Papa dünyanın dört bir yanından giren öğrencileri Mezofanti ile buluşturdu.
00:50
Speaker A
Öğrenciler aynı anda birbirlerinin üstüne konuşarak kendi dillerinde soru sordular. Mezofanti her birinde sırayla kendi dillerinde aksan bile takılmadan cevap verdi. Odadaki herkes donup kalmıştı. Şimdi sana bir soru sorayım.
01:02
Speaker A
Bu adam sence süper bir insan mıydı? Özel bir beyin yapısına mı sahipti? Yoksa genetik olarak bizden farklı mıydı? Hayır. Mezofanti'nin kendisi bunu en iyi açıklayan kişiydi. Sırrım basit.
01:13
Speaker A
Her dilde önce müziği duyarım. Sonra kalıpları yakalarım ve insanlarla konuşurum. Asla gramer kitabıyla başlamam." demişti. İşte bugün sana tam olarak bunu anlatacağım. Okulların, kursların ve dil uygulamalarının sana öğretmediği ama dünyanın en iyi dil öğrenicilerinin uyguladığı yöntemlerden bahsedeceğim. Bunlar bilimsel
01:30
Speaker A
araştırmalarla desteklenmiş ve gerçekten işe yarayan teknikler. Çayını, kahveni al çünkü başlıyoruz. Öncelikle bir şeyi yıkmamız lazım. Dil öğrenme konusunda insanlığın en büyük yalanı dil öğrenmek için ya yeteneğin olacak ya da o ülkede yaşayacaksın fikrinin dayatılması. Bu bir yalan ve bu yalan yüzünden
01:46
Speaker A
milyonlarca insan başlamadan pes ediyor. Evet, bazı insanların dil öğrenmeye daha yatkın olduğu doğru. 2021'de yayınlanan bir araştırma çok dilli insanların yüksek dil yeteneği puanlarına sahip olduğunu gösterdi. Ama aynı araştırma çok daha önemli bir şeyi de buldu. Bu insanları başarılı yapan asıl faktör
02:03
Speaker A
yetenek değil, motivasyon ve dil farkındalığı kombinasyonuydu. Yani mesele dil kulağının olup olmaması değil. Mesele nasıl öğrendiğindi.
02:12
Speaker A
[müzik] Ve çoğu insan sence nasıl öğreniyor? Tamamen yanlış bir şekilde şunu düşünmeni istiyorum. Okulda yıllarca İngilizce dersi aldın. Gramer kurallarını ezberledin. Present perfect tense ile past simple arasındaki farkı sınavda biliyordun. Ama birisi sana İngilizce bir soru sorduğunda ne oldu?
02:27
Speaker A
Donup kaldın. Ağzından düzgün bir cümle çıkmadı ve o an ben dil öğrenemiyorum dedin. Ama sorun sende değil. Öğrenme yöntemindeydi. Geleneksel dil eğitimi gramer kurallarını öğren. Kelime listelerini ezberle. Bu ikisini birleştirerek cümle kur şeklinde çalışıyor. Kulağa mantıklı geliyor değil
02:43
Speaker A
mi? Ama bir saniye. Sen ana dilini böyle mi öğrendin? Tabii ki hayır. Sen Türkçeyi hiçbir gramer kuralı bilmeden öğrendin. Kimse sana şimdi şimdiki zamanı öğrenelim demedi. Sen anneni, babanı, çevreni dinledin. Sesleri taklit ettin. Yanlış söyledin. Düzeltildin ve tekrar söyledin. Bir gün farkında bile
02:59
Speaker A
olmadan konuşmaya başladın. Dil bilimci Stephen Krashen bunu edinim ve öğrenme ayrımıyla açıklıyor. Öğrenme bilinçli bir süreç. Gramer kurallarını ezberlemek gibi. Edinim ise bilinçsiz bir süreç,
03:10
Speaker A
dili kullanarak, duyarak, yaşayarak içselleştirmek gibi. Krashen'e göre gerçek akıcılık sadece edinim yoluyla gelir. Bilinçli gramer bilgisi seni sınavda başarılı yapar ama sohbette kurtaramaz.
03:19
Speaker A
Peki bu ne demek oluyor? Gramer öğrenmeyecek miyiz? Kelime çalışmayacak mıyız? Dediğini duyuyorum. Hayır, onlar da lazım. Ama sıralama ve yöntem yanlış.
03:27
Speaker A
Çoğu insan binayı çatıdan başlatmaya çalışıyor. Oysa önce temeli atman gerek. Ve o temel gramer değil, o temel kulağın. Şimdi sana dil öğrenmenin gerçek yol haritasını anlatacağım.
03:36
Speaker A
Herkesin bildiği kelime ezberle, gramer çalış döngüsünden tamamen farklı. Altı aşamalı bir sistem bu. Her aşama bir öncekinin üzerine inşa ediliyor ve her biri beyninin farklı bir mekanizmasını kullanıyor. Aşama 1. Müziği duy. Bu aşamayı kimse anlatmıyor. Çünkü herkes direkt kelime ve gramerle başlatıyor.
03:54
Speaker A
Ama çok dilli insanların neredeyse tamamı aynı şeyi söylüyor. Bir dili öğrenmeye başlamadan önce o dilin sesine, ritmine, melodisine haftalar boyunca maruz kalmak gerekiyor. Bunu şöyle düşün. Biri müzik aletini çalmayı öğrenmeden önce o müziği dinlemen lazım.
04:08
Speaker A
Hiç piyano sesi duymamış biri piyano çalamaz. Aynı şekilde bir dilin seslerini tanımadan o dili konuşamazsın.
04:13
Speaker A
Peki bunu nasıl yapabilirsin? Hedef dilinde podcast, haber, dizi veya müzik aç. Hiçbir şey anlamaya çalışma. Evet, doğru duydun. Anlamaya çalışma. Sadece dinle. Bulaşık yıkarken, yürürken, otobüsteyken arka planda çalsın. Beynin o dilin frekanslarını, ses kalıplarını, vurgularını, melodisini tanımaya başlasın. Bu saçmalık gibi geliyor.
04:31
Speaker A
Biliyorum. Anlamadığın bir şeyi dinlemenin ne faydası var diyorsun. Faydası şu ki beynin bir ses haritası oluşturuyor. Her dilin kendine özgü ses frekansları var. Fransızcanın nazal sesleri, İngilizcenin sesi, Almancadaki gırtlak sesleri, bunların hepsini beynin ancak uzun süreli maruziyetle ayırt
04:47
Speaker A
etmeyi öğreniyor ve bu ayırt etme yeteneği olmadan o sesleri ne duyabilirsin ne de üretebilirsin. Japon araştırmacılar bunu bebeklerde bile kanıtladı. 6 aylık Japon bebekler İngilizce R ve L seslerini ayırt edebiliyordu. Ama 12 aylık olduklarında bu yeteneği kaybettiler. Beyin kendi
05:03
Speaker A
diline ait olmayan sesleri filtrelemeye başlamıştı. [müzik] Yani yetişkin olarak yeni bir dil öğrenirken ilk yapman gereken şey bu filtreyi yeniden açmak ve bunu ancak o dile uzun süre maruz kalarak yapabilirsin. İlk iki hafta sadece bunu yap. Günde en az 30 dakika
05:17
Speaker A
hedef dili. Anlamana gerek yok. Hissetmen yeterli. Aşama 2. Gölgeleme tekniği. Bu tekniğin adı Shadowing ve onu dil öğrenme dünyasına kazandıran kişi 50 dil bilen Profesör Alexander Argüelles. Teknik hedef dildeki bir konuşmayı dinlerken duyduğun her kelimeyi neredeyse eş zamanlı olarak
05:34
Speaker A
tekrar etmen. Konuşmacının bir gölgesi gibi olmalısın ama anlamıyorum ki ne dediğini. Nasıl tekrar edeyim diyorsun.
05:40
Speaker A
İşte asıl sihir bu kısımda. Anlamak zorunda değilsin. Sadece sesleri kopyalıyorsun. Tıpkı bir çocuğun annesinin söylediği kelimeleri anlam bilmeden tekrar etmesi gibi. Argüelles'in bu tekniği uygularken önerdiği bir detay var ve bu detay çoğu insanın gözünden kaçıyor. Hızlı adımlarla dışarıda
05:56
Speaker A
yürürken shadowing yapılmasını öneriyor. Peki neden? Çünkü fiziksel hareket beynin oksijenlenmesini arttırıyor ve öğrenme kapasitesini yükseltiyor. Ayrıca dışarıda yürürken mahcubiyet hissini aşmak daha kolay. Çünkü kimse seni dinlemiyor. Bu tekniği günde 15-20 dakika uygulayabilirsin. İlk başta saçma sesler çıkaracaksın. Dilini
06:13
Speaker A
kıvıramayacaksın veya hızına yetişemeyeceksin. İki hafta sonra o dilin müziğini yakalıyorsun. Ağzın o seslere alışıyor. Dilin kasları şekilleniyor ve farkında olmadan telaffuzun o dili yıllardır gramer çalışan ama hiç konuşmamış birinden çok daha iyi oluyor. Burada bir şeyi çok net
06:27
Speaker A
söylemem lazım. Shadowing telaffuzu çözer ama kelime ve anlam için yeterli değil. O yüzden üçüncü aşamaya geçmemiz gerekiyor. Aşama 3. i + 1 prensibi. Bu kavramı daha önce duyduysan bile muhtemelen doğru uygulamıyorsun.
06:40
Speaker A
Krashen'ın i + 1 prensibi şunu söylüyor. i senin seviyeni, +1 ise senin seviyenin tam bir adım üstünü ifade ediyor. Eğer maruz kaldığın içerik senin mevcut seviyenin tam bir adım üstündeyse yani anlayabildiğin ama biraz zorlandığın seviyedeyse beynin bir dili en verimli
06:55
Speaker A
şekilde edinir. Bunu ders çalışma taktiği olarak da vermiştim. Peki bunu dil öğrenmede nasıl uygularsın? İşte herkesin yaptığı hata burada gerçekleşiyor. İnsanlar A1 seviyesindeyken gidip İngilizce film izliyor ve hiçbir şey anlamıyor. 20 dakika sonra bırakıyor ve bu yöntem işe
07:09
Speaker A
yaramıyor diyor. Tabii yaramaz çünkü bu i + 50'ye eşit. i + 1 değil. Doğru uygulamayı ise şöyle y
07:16
Speaker A
Seviyene uygun materyaller bulmalısın. A1'deysen çocuk hikayeleri, basit podcastler, yavaş konuşulan dil öğrenme videoları, A2'deysen altyazılı kısa videolar, basit haberler, B1'deysen artık normal podcastler, diziler gibi ve burada en kritik detay altyazı kullanımı. Altyazıyı şöyle kullanırsan daha iyi olur. İlk izlemede hedef dilde
07:35
Speaker A
altyazı aç. Türkçe altyazı değil, hedef dilde. Çünkü Türkçe altyazı açtığında beynin Türkçeyi okumayı tercih ediyor ve kulağını kapatıyor. Hedef dilde altyazıyı ise hem okuma hem dinleme kasını aynı anda çalıştırıyor. İkinci izlemede altyazıyı kapat ve ne kadar anlayabildiğini test et. Burada Crhe'nın
07:51
Speaker A
çok önemli bir eklentisi var. Girde sadece anlaşılır olmamalı, aynı zamanda ilgi çekici de olmalı. Hatta zorlayıcı derecede ilgi çekici. Çünkü ilgi duymadığın bir materyali dinlediğinde beynin kapatıyor. Ama gerçekten merak ettiğin sonra ne olacak diye heyecanlandığın bir içerikte beynin dili
08:08
Speaker A
arka planda işliyor. Bu ne demek? Dil öğrenmek için sıkıcı ders materyalleri kullanmak zorunda değilsin. Sevdiğin konuda içerik bul. Futbol seviyorsan İngilizce futbol yorumları dinle.
08:17
Speaker A
Psikoloji seviyorsan İngilizce psikoloji podcastleri dinle. Yemek yapmayı seviyorsan hedef dilde yemek tarifleri izle. B'nin sevdiği konuda dili fark etmeden emiyor. Aşama 4. Aralıklı tekrar sistemi. Şimdi sana çoğu dili öğrenenin görmezden geldiği ama başarılı olanların sessizce uyguladığı bir bilimsel gerçeği
08:34
Speaker A
anlatacağım. 1885 yılında Alman psikolog Herman Ebingaus bir deney yaptı ve insanlık tarihinin en önemli hafıza keşiflerinden birini ortaya koydu. Bunun adı unutma eğrisiydi. Ebing House buldu ki yeni öğrenilen bir bilginin %50'si 30 dakika içinde unutuluyor. 24 saat sonra
08:51
Speaker A
%7080'i gitmiş oluyor. Bir hafta sonra ise neredeyse hiçbir şey kalmıyor. Bu felaket gibi görünüyor ama Ebing Kaos bir şey daha keşfetti. Eğer bilgiyi tam unutulmak üzereyken tekrar edersen unutma eğrisi düzleşiyor. Her tekrarda eğri biraz daha yatay hale geliyor ve 45
09:06
Speaker A
tekrardan sonra bilgi uzun süreli belleğe geçiyor. Bunu bir çimento gibi düşün. İlk döktüğünde sıvı her yere akıyor ama üstüne yeni bir kat döktüğünde biraz daha sertleşiyor. Bir kat daha, bir kat daha ve sonunda taş gibi oluyor. Her aralıklı tekrar o
09:20
Speaker A
bilginin üstüne yeni bir çimento katı dökmek gibi. Ve bu prensip dil öğrenmede altın değerinde. Çünkü dil öğrenmenin en büyük düşmanı zaten unutmak. Yeni kelimeler öğreniyorsun. 3 gün sonra hiçbirini hatırlamıyorsun ve hafızan berbat diyorsun. Hayır, hafızan normal.
09:35
Speaker A
Sen sadece Ebing Hoaus'un keşfettiği doğal bir süreci yaşıyorsun ve bunun çözümü var. Çözümün adı ise aralıklı tekrar sistemi. Bu sistem şöyle çalışıyor. Bir kelimeyi ilk öğrendiğinde ertesi gün tekrar et. Biliyorsan 3 gün sonra tekrar et. Yine biliyorsan bir
09:49
Speaker A
hafta sonra, sonra iki hafta, sonra bir ay. Her doğru tekrarda aralık büyüyor. Her yanlışta ise aralık sıfırlanıyor ve bunu manuel yapman gerekmiyor. Anki denen ücretsiz bir uygulama tam olarak bunu yapıyor. Sana kartlar gösteriyor.
10:03
Speaker A
Bildiklerini uzak geleceğe atıyor. Bilmediklerini ertesi güne koyuyor. Algoritmik olarak Ebingus'un unutma eğrisine göre çalışıyor. Herhangi bir işbirliğim veya sponsorluğum yok. Öneri olarak sunuyorum bunu size. Ama burada çoğu insanın düştüğü bir tuzak var.
10:17
Speaker A
Apple e= Elma gibi tek kelime kartları yapma. Bunun yerine kelimenin içinde geçtiği tam cümleler kullan. Çünkü beynin kelimeleri bağlam için de çok daha iyi hatırlıyor. İzole kelime beynin için anlamsız bir veri parçası ama cümle içindeki kelime bir hikayenin parçası ve
10:31
Speaker A
hikayeler beyninde çok daha sağlam yer ediyor. Günde 1520 yeni kart ekle ve her gün eski kartları tekrar et. Bu günde 15-20 dakika sürer ve 3 ay sonra elinde 1500 2000 kelimelik bir hazine birikmiş olur. Bu günlük konuşmanın %8085'ini
10:46
Speaker A
anlamaya yetecek bir kelime haznesi demek. Aşama 5. Dili tersine mühendislikle çöz. Şimdi sana Tim Feris'in yönteminden bahsedeceğim ama onu çoğu kişinin anlatmadığı bir açıdan anlatacağım. Feris yapı söküm düzesi dediği 12 basit cümle oluşturmuş. Elma kırmızıdır. Bu John'un elması. Ben
11:03
Speaker A
John'a elmayı veriyorum. Elmayı ona vermek istiyorum gibi cümleler ve her yeni dilde bu 12 cümleyi bir ana dil konuşucusuna çevirtip karşılaştırarak o dilin temel yapısını, kelime sırasını, çekim eklerini, zamirleri, zaman yapılarını tek bir sayfada çıkarıyor. Bu yöntem sence dahilce mi? Kısmen. Çünkü
11:19
Speaker A
eksikleri olan bir yöntem. İlk olarak 12 cümle bir dilin yapısını çözmek için yeterli değil. Ama en azından sana bir harita vermiş oluyor. Harita olmadan yola çıkmak haritayla yola çıkmaktan her zaman daha zor. İkinci olaraksa bu yöntem sadece dil bilgisi yapısını
11:33
Speaker A
gösteriyor. Kelime hazned büyütmüyor, telaffuzunu geliştirmiyor veya dinleme becerini arttırmıyor. Yani tek başına yeterli değil ama diğer aşamalarla birleştiğinde çok güçlü bir temel oluşturuyor. Benim önerimse şu: Feris'in 12 cümlesini bir başlangıç noktası olarak kullanabilirsin. Hedef dilinde bu cümleleri çevir ve sonra kendine şu
11:51
Speaker A
soruları sor. Bu dilde kelime sırası nasıl? Özne fiil nesne mi yoksa özne nesne fiil olarak mı sıralı? Sıfatlar isimden önce mi sonra mı geliyor? Çoğul nasıl yapılıyor? Zaman ekleri nereye ekleniyor? Soru cümlesi nasıl oluşturuluyor? Gibi. Bu soruların cevaplarını tek bir kağıda yaz. Bu kağıt
12:08
Speaker A
artık senin dil haritan. Bundan sonra her yeni cümleyle karşılaştığında bu haritaya bakıp, "Aa, bu yapı burada da geçerli." diyeceksin. Beynin kalıpları tanımaya başladığında dil artık kaos değil bir sistem haline gelmiş olacak.
12:19
Speaker A
Aşama 6. Konuşmaya başla. Ve işte herkesin korktuğu ama yapılması şart olan aşama burası. Poliglotları sıradan dil öğrenenlerden ayıran en büyük özellik ne biliyor musun?
12:28
Speaker A
Mükemmeliyetçilik eksikliği. Evet, doğru duydun. Poliglotlar mükemmeliyetçi değil. Hata yapmaktan korkmuyorlar. Yanlış söylemekten utanmıyorlar. Eksik, yanlış, aksanlı, ne olursa olsun konuşuyorlar. 13 dil konuşan İtalyan poliglot Luka Lamparolo bunu şöyle açıklıyor. Dil öğrenmedeki en büyük engel dil bilimsel değil psikolojik.
12:47
Speaker A
Hata yapma korkusu insanları konuşmaktan alıkoyuyor ve konuşmaktan kaçınan biri asla dili tam anlamıyla öğrenemez.
12:54
Speaker A
Kash'nin duygusal filtre hipotezi de bunu destekliyor. Kaygı, stres ve utanma seviyesi yüksek olduğunda beynin dil edinimini bloke ediyor. Yani sen hata yapma korkusuyla kasılıp kalıyorsun ve beynin tam olarak öğrenmeyi durduruyor.
13:07
Speaker A
Ama rahatladığında, eğlendiğinde, "Yanlış söylesem de olsun" dediğinde beynin sünger gibi emmeye başlıyor. Peki nasıl konuşmaya başlarsın? İlk 100 gün boyunca hata saymayı bırak. Ciddi söylüyorum. Hata kavramını hayatından çıkar. Bir çocuk ben gittim okula dediğinde kimse onu düzeltmez. Herkes
13:23
Speaker A
anlar. Sen de I go to school dersen karşındaki seni anlayacak. İkincisi ise dil değişim platformlarını kullan.
13:29
Speaker A
Tandem, Hellothal gibi uygulamalarda hedef dilin ana dil konuşucularıyla bağlan. Sen ona Türkçe öğret. O sana hedef dilini öğretsin. Karşılıklı bir alışveriş olduğu için ortam daha rahat oluyor ve utanma hissi azalıyor. Bu programlarla da işbirliğim yoktur.
13:43
Speaker A
İşinize yarayacağı için örnek veriyorum. Üçüncüsü ise bir dakika kuralını uygula. Her gün hedef dilde en az bir dakika konuş. Kendi kendine konuş, aynada konuş, telefonuna kayıt yap. Sadece bir dakika. Bu kadar küçük bir hedef beyninin direncini kırıyor ve
13:58
Speaker A
alışkanlığını başlatıyor. Dördüncü olarak ise kendi kendine konuşma pratiği yap. Bu dili gibi görünebilir ama poliglotların favorisi bu yöntem. Günlük hayatında yaptığın şeyleri hedef dilinde anlat. Şimdi kahve yapıyorum, bardağı aldım, su koydum. Şekeri unuttum. Bu konuşma kasını güvenli bir ortamda
14:15
Speaker A
çalıştırmanın en etkili yolu. Kimse seni duymuyor. Kimse seni yargılamıyor ve beynin gerçek konuşma anında bu kalıpları otomatik olarak çekmeye başlıyor. Şimdi sana çoğu dil öğrenme videosunda göremeyeceğin üç taktik vereceğim. Bunlar poliglotların kendi aralarında paylaştığı ama ana akım dil
14:30
Speaker A
öğrenme içeriklerinden neredeyse hiç bahsedilmeyen şeyler. Bonus 1: Gold List yöntemi. Bu yöntem Poliglot David James tarafından geliştirildi ve geleneksel ezberden tamamen farklı çalışıyor. Bir deftere hedef dilde 202 kelime veya kısa ifade yaz. Yazarken anlamlarını düşün ama ezberlemeye çalışma. Sonra defteri
14:48
Speaker A
kapat ve iki hafta boyunca o sayfaya bakma. İki hafta sonra aç ve listeye bak. Hatırladıklarını işaretle.
14:54
Speaker A
Hatırlamadıklarını yeni bir listeye taşı. İki hafta daha bekle ve bunu tekrar et. Bu yöntemin sırrı beynin stressiz ortamda, baskı olmadan doğal seçilim yaparak öğrenmesine izin veriyorsun. Ezberlemeye çalışmak beyninde stres yaratıyor ve paradoksal olarak hatırlamayı zorlaştırıyor. Ama ezberleme sadece yaz ve unut dediğinde
15:14
Speaker A
beynin rahatça çalışıyor ve doğal olarak bazı kelimeleri haznesinde tutuyor. Bonus 2. Dili yaşa stratejisi.
15:21
Speaker A
Telefonunun dilini değiştir. Sosyal medya akışını hedef dilde içeriklerle doldur. Alışveriş listeni hedef dilde yaz. Takvimini hedef dilde tut.
15:29
Speaker A
Günlüğünü hedef dilinde yaz. Eksik, yanlış veya karışık olsun. Önemli değil. Bu stratejinin arkasındaki bilim beynin bir dili ne kadar çok farklı bağlamda görürse o kadar hızlı gerçek kabul ediyor. Dili sadece ders saatinde görürsen beynin onu okul bilgisi olarak
15:44
Speaker A
sınıflandırıyor. Ama dili hayatının her yerinde görürsen beynin bu önemli bu lazım bunu kalıcı yap sinyali gönderiyor. Bonus 3. Minimal çift tekniği. Bu teknik dil bilimden geliyor ve neredeyse hiçbir popüler dil öğrenme içeriğinde bahsedilmiyor. Minimal çiftler sadece tek bir ses farkıyla
16:01
Speaker A
birbirinden ayrılan kelime çiftleri. İngilizcede ship ve sheep, bet ve bed, light ve right gibi bu çiftleri dinleyerek ve tekrar ederek beyninin ses ayrım kapasitesini eğitiyorsun. Neden bu kadar önemli? Çünkü telaffuz sadece doğru sesi çıkarmak değil. Telaffuz doğru sesi duymakla başlıyor ve sen bir
16:18
Speaker A
sesi duyamıyorsan o sesi çıkaramazsın. Minimal çiftler kulağını kalibre ediyor. Tıpkı bir müzisyenin kulak eğitimi yapması gibi. Her dil için minimal çift listeleri internette ücretsiz bulunuyor.
16:28
Speaker A
Günde 5 dakika bu çiftleri dinle ve tekrar et. Bir ay içinde telaffuzundaki farkı kendin bile şaşırarak göreceksin.
16:35
Speaker A
Şimdi genel olarak anlattıklarıma bakalım. Bu videonun başında sana Mezofanti'nin hikayesini anlattım. 38 dil konuşan İtalya'dan hiç çıkmamış bir marangozun oğlu ve onun sırrı ne bir süper beyin ne de gizli bir yetenekti.
16:48
Speaker A
Sırrı doğru yöntemdi. Önce dinledi, sonra taklit etti, sonra kalıpları yakaladı ve en son konuştu. Gramer kitabıyla başlamadı. Sınavlara çalışmadı. Sadece dili yaşadı. Ve bugün sana anlattığım altı aşama tam olarak bu prensibin modern ve bilimsel versiyonu.
17:03
Speaker A
Kısaca tekrar etmemiz gerekirse birinci aşama müziği duy. İlk iki hafta sadece dinle. Anlamaya çalışmadan hissederek.
17:10
Speaker A
İkinci aşama gölgeleme. Duyduğunu eş zamanı tekrar ederek telaffuzunu inşa et. Üçüncü aşama anlaşılır girdi.
17:16
Speaker A
Seviyenin bir adım üstünde ilgi çekici içeriklerle dili edin. Hedef dilde altyazı kullan. 4.üncü aşama aralıklı tekrar. Anki veya benzeri bir uygulamayla kelimeleri cümle içinde öğren. 5. aşama yapısı hüküm. 12 cümleyle dilin haritasını çıkar.
17:30
Speaker A
Kalıplarını tanı. 6. aşama konuş. Mükemmel olmadan, hata yaparak utanmadan konuşmaya başla. Bir dakika kuralını hayatına entegre et. Şimdi senden bir şey istiyorum. Bu videoyu izledikten sonra öğrenmek istediğin dili seç ya da zaten çalıştığın bir dil varsa onu al ve
17:45
Speaker A
bugün birinci aşamayı başlat. Hedef dilinde bir podcast bul. Bir müzik listesi oluştur ve 30 dakika sadece dinle. Anlamaya çalışma. Yarın da dinle.
17:54
Speaker A
Bir hafta boyunca her gün dinle. Bir hafta sonra o dildeki seslerin sana ne kadar tanını gelmeye başladığını fark et. Bunu yaptıysan aşağıya hangi dili seçtiğini yaz. İngilizceye başlıyorum.
18:04
Speaker A
Almanca deniyorum. Japonca seçtim şeklinde yazabilirsin. Videoyu izleyen diğer kişiler de senden ilham alabilir. Hatta aynı dili seçenler beraber pratik de yapabilirler. Çünkü dil öğrenmek yalnız yapılan bir yolculuk değil. Bu tarz videoların devam etmesini istiyorsan abone olmayı ve videoyu
18:20
Speaker A
beğenmeyi unutma. İzlediğiniz için teşekkürler. Bir sonraki videoda görüşmek üzere. Hoşça kalın.
Topics:yabancı dil öğrenmedil öğrenme teknikleriGiuseppe Mezofantishadowing tekniğii+1 prensibiStephen Krashendil edinimimotivasyondil farkındalığıdil eğitimi

Frequently Asked Questions

Giuseppe Mezofanti kimdir ve dil öğrenme sırrı nedir?

Giuseppe Mezofanti, 38 dili akıcı konuşan İtalyan bir dil dahisidir. Dil öğrenme sırrı, dili müzik gibi duymak, kalıpları yakalamak ve insanlarla konuşmaktır; gramerle başlamaz.

Dil öğrenmede yetenek mi yoksa motivasyon mu daha önemlidir?

Araştırmalar göstermiştir ki dil öğrenmede asıl başarı faktörü yetenek değil, motivasyon ve dil farkındalığıdır. Yani nasıl öğrendiğiniz yetenekten daha önemlidir.

Shadowing tekniği nedir ve nasıl uygulanır?

Shadowing, hedef dildeki bir konuşmayı dinlerken duyduğunuz kelimeleri eş zamanlı olarak tekrar etmektir. Anlamaya gerek yoktur, amaç telaffuzu geliştirmektir ve dışarıda yürürken yapılması önerilir.

Get More with the Söz AI App

Transcribe recordings, audio files, and YouTube videos — with AI summaries, speaker detection, and unlimited transcriptions.

Or transcribe another YouTube video here →