Amerika Orta Doğu’ya Nasıl Çöktü? I Her Şey Nasıl Başla… — Transcript

ABD'nin Ortadoğu'daki petrol ve siyasi etkisi, Suudi Arabistan'daki gelişmeler ve bölgedeki Soğuk Savaş dinamikleri anlatılıyor.

Key Takeaways

  • Petrol, ABD'nin Ortadoğu'daki politikalarının merkezinde yer almıştır.
  • ABD'nin bölgedeki askeri varlığı Suudi Arabistan ile yapılan stratejik anlaşmalarla başlamıştır.
  • Soğuk Savaş, Ortadoğu'daki güç dengelerini ve çatışmaları derinleştirmiştir.
  • İran'daki rejim değişikliği bölgedeki ABD etkisini zayıflatmıştır.
  • Radikal hareketler ve terör örgütleri, Soğuk Savaş sonrası oluşan koşullarda güç kazanmıştır.

Summary

  • Birinci Dünya Savaşı sonrası petrolün stratejik önemi artmış ve ABD Ortadoğu'ya yatırım yapmaya başlamıştır.
  • 1930'larda Suudi Arabistan'da Amerikan petrol şirketleri faaliyet göstermeye başlamış, bölgeye Amerikan kültürü taşınmıştır.
  • Suudi Krallığı, ABD'ye büyük petrol arama imtiyazları vermiş ve ABD bölgede ilk askeri varlığını kurmuştur.
  • 1950'lerde Soğuk Savaş etkisiyle Sovyetler Birliği Ortadoğu'da etkisini artırmaya çalışmış, ABD ise bölgedeki müttefiklerini desteklemiştir.
  • İran'da Musaddık'ın devrilmesi ve Şah rejiminin iktidara gelmesi ABD'nin bölgedeki stratejik başarısı olarak görülmüştür.
  • 1979 İran İslam Devrimi ABD ile ilişkileri bozmuş, bölgedeki dengeleri değiştirmiştir.
  • Irak-İran Savaşı, bölgedeki güç mücadelelerini derinleştirmiş ve ABD'nin Saddam Hüseyin'e dolaylı desteği olmuştur.
  • Afganistan'daki Sovyet işgali sonrası oluşan radikal savaşçı kuşağı Suudi Arabistan'a dönmüş ve El Kaide'nin temelleri atılmıştır.
  • Suudi yönetimi, Usame Bin Ladin gibi radikal figürlerin faaliyetlerini sınırlandırmaya çalışmıştır.
  • ABD'nin Ortadoğu'daki petrol ve askeri varlığı bölgenin siyasi ve sosyal yapısını derinden etkilemiştir.

Full Transcript — Download SRT & Markdown

00:00
Speaker A
San Francisco'dan yedi bin mil ötede,
00:03
Speaker A
ABD'nin yaklaşık üçte biri büyüklüğünde,
00:06
Speaker A
kumlardan ve güneşin kavurduğu topraktan oluşan ilkel bir çöl uzanıyor.
00:13
Speaker A
Daha yakın zamanda insanlık Birinci Dünya Savaşı'nı yaşamış ve bu savaş ilk kez modern makinelerle yapılmıştı.
00:21
Speaker A
Bu makinelerin çalışması için en önemli şey ise petroldü, yani petrol geleceğin gücünü belirleyecekti.
00:28
Speaker A
Tam o sıralar yükselen yeni süper güç Amerika Birleşik Devletleri de bunun farkındaydı.
00:38
Speaker A
1930'lu yıllarda ABD'nin Ortadoğu'da kayda değer bir varlığı yoktu.
00:42
Speaker A
Bölge hala Avrupa imparatorluklarının nüfuz alanıydı.
00:46
Speaker A
Ancak bu topraklarda petrol olabileceğine dair güçlü işaretler vardı.
00:49
Speaker A
Bu yüzden Kaliforniya merkezli bir petrol şirketi, gözünü dünyanın en sert coğrafyalarından birine, Arap Yarımadası'nın uçsuz bucaksız çöllerine dikmişti.
00:59
Speaker A
Yatırımcılar için bu girişim neredeyse bir kumardı.
01:05
Speaker A
Bu çölün altında gerçekten petrol olup olmadığı bilinmiyordu.
01:09
Speaker A
Eğer petrol çıkmazsa, şirket yöneticileri binlerce hissedarın parasını kelimenin tam anlamıyla kumlara gömmüş olacaktı.
01:19
Speaker A
Üstelik bu risk yalnızca ekonomik değildi.
01:22
Speaker A
Bu topraklar yeni kurulmuş, son derece katı bir dini monarşinin kontrolündeydi.
01:29
Speaker A
Suudi Arabistan Krallığı.
01:32
Speaker A
Mekke Medine gibi İslam dininin önemli şehirlerinin burada olması, krallığa siyasi gücün yanında dini merkezilik kazandırıyordu.
01:40
Speaker A
Bu nedenle ülke dış dünyaya ama özellikle Batılı yabancılara karşı temkinliydi.
01:45
Speaker A
Suudi halkı o dönemlerde Amerika'yı büyük şeytan olarak görüyordu.
01:48
Speaker A
Bu yüzden Amerikalı mühendislerin ve jeologların bu topraklarda çalışma fikri başlı başına sıra dışı bir durumdu.
01:55
Speaker A
Fakat paranın açamayacağı kapı pek yoktur.
01:58
Speaker A
Suudi Kralı sonunda Amerikalı şirkete devasa bir imtiyaz verdi.
02:02
Speaker A
Yaklaşık 1 milyon kilometrekarelik geniş bir bölgede petrol arama hakkı tanıdı.
02:07
Speaker A
Bu karar o gün için büyük bir tepkiyle karşılansa da atılan imzalar bütün bölgeyi etkileyecek bir sürecin başlangıcı olacaktı.
02:14
Speaker A
Ve bunu siz de video bittiğinde daha iyi göreceksiniz.
02:20
Speaker A
3 Mart 1938 gününde Amerikalı mühendisler sonunda aradıkları petrolü buldular.
02:25
Speaker A
Petrolün kokusunu alan onlarca Amerikan şirketi kısa sürede Arap çöllerine akmaya başladı.
02:32
Speaker A
Amerikalı mühendisler ve işçiler aileleriyle birlikte bölgeye geldi.
02:36
Speaker A
Çölün ortasında kurulan tesislerin çevresinde kısa sürede küçük yerleşimler oluştu.
02:42
Speaker A
Bu yerleşimler Suudi Arabistan'ın ortasında Amerikan kasabalarını andırıyordu.
02:46
Speaker A
İçki tüketimi, açık hava sinemaları, kadınların araba kullanması.
02:50
Speaker A
Bu yaşam tarzı Suudi Arabistan'da yasaktı.
02:52
Speaker A
Bu yüzden birçok Suudi için ortaya çıkan manzara rahatsız ediciydi.
02:56
Speaker A
Amerikalılar kendi ülkelerinde adeta kendi kültürlerinin bir adasını kurmuşlardı.
03:01
Speaker A
Fakat bütün huzursuzluklara rağmen petrol akıyordu.
03:05
Speaker A
Bir süre sonra Amerikan hükümeti Suudi Kraliyet ailesinin kapısını çaldı.
03:09
Speaker A
Petrol kentinin güvenliği için ülkeye küçük bir askeri tesis kurmayı teklif ettiler.
03:15
Speaker A
Bunun hem petrolü, hem Suudileri, hem de Amerikalıları korumak için gerekli olduğunu söylüyorlardı.
03:20
Speaker A
Suudi yönetimi için bu son derece hassas bir meseleydi.
03:23
Speaker A
Amerikalıların petrol araması başka şeydi, askeri üs kurulması ise bambaşka.
03:29
Speaker A
Kraliyet ailesi ikilem içindeydi.
03:33
Speaker A
Bir yanda dini hassasiyetler ve toplumun tepkisi, diğer yanda yeni keşfedilen petrolün getirdiği muazzam servet.
03:38
Speaker A
Sonunda pragmatizm ağır bastı ve Suudiler bu teklifi kabul ettiler.
03:43
Speaker A
Ama sembolik açıdan çok önemli bir şart koştular.
03:48
Speaker A
Amerikan bayrağı Suudi toprağına dikilmeyecekti.
03:51
Speaker A
Amerikalılar bir işaret bırakmak isterse ancak bir binanın yanında küçük bir plaket koyabileceklerdi.
03:58
Speaker A
Böylece bayrak teknik olarak toprağa dikilmemiş sayılacaktı.
04:04
Speaker A
Kısa bir süre sonra Amerika Birleşik Devletleri Ortadoğu'daki ilk askeri varlığını bu petrol sahasının hemen yanına kurdu.
04:10
Speaker A
Ayrıca oluşturulan petrol kentlerini, tesisleri ve hava şeridini ise birilerinin inşa etmesi gerekiyordu.
04:15
Speaker A
Bunun için Amerikalıların özellikle güvendiği büyük bir Suudi inşaat şirketi devreye girdi.
04:22
Speaker A
Şirket Muhammed adında bir girişimci tarafından kurulmuştu.
04:26
Speaker A
Petrol kenti de, hava şeridi de ve birçok altyapı projesi de bu şirketin elinden çıktı.
04:32
Speaker A
Muhammed bu işle birlikte adeta bir imparator kadar para kazanmıştı.
04:37
Speaker A
Zamanla 22 kadınla evlendi ve toplamda 54 çocuğu oldu.
04:41
Speaker A
Fakat o an kimse bilmiyordu ki bu şirketin hikayesi ilerleyen yıllarda Ortadoğu tarihinin en dramatik olaylarından biri olacaktı.
04:50
Speaker A
1950'lerden itibaren dünya iki kutuplu bir sisteme bölünmüştü.
04:54
Speaker A
Bir tarafta Amerika Birleşik Devletleri, diğer tarafta dev rakibi Sovyetler Birliği.
05:01
Speaker A
Sovyetler Amerika'nın Ortadoğu'daki faaliyetlerinden rahatsızdı ve kısa sürede bu coğrafyada daha aktif hale gelmeye başladılar.
05:08
Speaker A
Sovyetler Ortadoğu'daki yeni bağımsız ülkelerle ilişkiler kuruyor, askeri yardımlar sunuyor ve Amerikan varlığından rahatsız olanlar için bir alternatif oluşturuyordu.
05:16
Speaker A
Sovyetlerin bölgede saf tutmaya çalışması Amerika'yı tedirgin ediyor ve Soğuk Savaş Ortadoğu'ya taşınıyordu.
05:23
Speaker A
Bu rekabetin en dramatik örneklerinden biri İran'la yaşandı.
05:28
Speaker A
50'lerin başında İran'da demokratik seçimlerle iktidara gelmiş lider olan Muhammed Musaddık bulunuyordu.
05:34
Speaker A
Musaddık politikalarında milli bir çizgideydi.
05:39
Speaker A
Batıya karşı daha bağımsız davranmaya çalışıyordu.
05:43
Speaker A
Bu durum İngiltere ve Amerika'da ciddi bir endişe yarattı.
05:47
Speaker A
Sonunda CIA ve İngiliz istihbaratının desteklediği bir darbe ile Musaddık görevinden uzaklaştırıldı.
05:54
Speaker A
Yerine Batı ile çok daha uyumlu bir yönetim getirildi.
05:59
Speaker A
Şah Muhammed Rıza Pehlevi.
06:02
Speaker A
Pehlevi iktidarını sağlamlaştırabilmek için Amerika ve Batı ile yakın bir ittifak kurdu.
06:08
Speaker A
İran'ın petrolünü yeniden Batılı şirketlere açarken ülkeyi de Batı'nın Ortadoğu'daki en önemli müttefiklerinden biri haline getirdi.
06:16
Speaker A
Tüm bunlar olurken İran halkı da günden güne fakirleşiyordu.
06:19
Speaker A
Soğuk Savaş mantığıyla bakıldığında Washington bunu stratejik bir başarı olarak görüyordu.
06:24
Speaker A
Fakat İran toplumunda bu müdahalenin yarattığı öfke yıllar boyunca birikecek ve bir noktada patlayacaktı.
06:35
Speaker A
Ancak aynı yıllarda Ortadoğu'da büyük bir kırılma yaşandı.
06:40
Speaker A
İran'da yıllardır Batı'nın desteklediği Şah rejimi büyük bir halk hareketiyle devrildi.
06:46
Speaker A
Yerine Ayetullah Humeyni liderliğinde İran İslam Cumhuriyeti kuruldu.
06:50
Speaker A
Yeni yönetim kısa süre sonra Amerika Büyükelçiliği'ni basarak diplomatları rehin aldı.
06:55
Speaker A
Ve açıkça anti-Amerikan bir çizgiyi benimsedi.
06:58
Speaker A
İran'daki devrim yalnızca iç düzeni değil bölgeyi de değiştirmişti.
07:03
Speaker A
İran'ın hemen batısında Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak vardı.
07:08
Speaker A
70'ler ve 80'lerdeki petrol gelirleri Irak'ı bölgenin en güçlü devletlerinden birine dönüştürmüştü.
07:15
Speaker A
Bağdat'ta dev saraylar yükseliyor, şehirlerde Saddam'ın heykelleri dikiliyor, ülke giderek büyük bir askeri makineye dönüşüyordu.
07:21
Speaker A
Saddam devrim sonrası zayıfladığını düşündüğü İran'a saldırarak hem sınır sorunlarını çözmek, hem Şii ideolojisini Irak'ta engellemek,
07:29
Speaker A
hem de petrol açısından zengin Huzistan bölgesini ele geçirmek istedi.
07:33
Speaker A
Ve 1980'de Irak ordusu İran'a saldırdı.
07:36
Speaker A
İki ülke arasında 8 yıl sürecek yıkıcı bir savaş başlamıştı.
07:42
Speaker A
Yüz binlerce insan hayatını kaybetti.
07:44
Speaker A
Şehirler ve petrol tesisleri hedef alındı.
07:47
Speaker A
Zaten İran devriminden rahatsız olan Amerika başta olmak üzere birçok Batılı ve bölgesel güç Saddam Hüseyin'e dolaylı destek vererek Irak'ın yanında yer aldı.
07:56
Speaker A
Savaşta iki ülkede büyük zararlar alsa da bu savaş Saddam Hüseyin'i biraz daha yıpratacaktı.
08:02
Speaker A
Biz Usame'ye geri dönelim.
08:05
Speaker A
Afganistan'da Sovyetlere karşı yürütülen büyük savaşın ardından geriye çatışma içinde büyümüş ve ideolojik olarak sertleşmiş bir savaşçı kuşağı kalmıştı.
08:13
Speaker A
Bu deneyimden sonra Suudi Arabistan'a dönen Usame, Afganistan'da kurduğu ilişkilerle örgütsel yapı üzerinden yeni bir hareket oluşturdu.
08:21
Speaker A
Bu hareket sonradan El Kaide adını alacaktı.
08:25
Speaker A
Suudi Arabistan yönetimi ise Bin Ladin'den oldukça rahatsızdı.
08:30
Speaker A
Kraliyet ailesi için Amerika ile kurulan ilişkiler stratejik ve ekonomik açıdan son derece önemliydi.
08:35
Speaker A
Petrol gelirleri ülkeyi hızla zenginleştirmiş, Suudi elitleri dünya çapında yatırımlar yaparak Avrupa ve Amerika'da güçlü bağlantılar kurmuştu.
08:41
Speaker A
Bu nedenle Usame'nin söylemleri Kraliyet ailesini zor durumda bırakıyordu.
08:46
Speaker A
Suudi yetkililer onun faaliyetlerini sınırlandırmaya çalıştı.
08:51
Speaker A
Hatta pasaportuna el konuldu.
08:53
Speaker A
Daha radikal söylemlerden vazgeçilmesi istendi.
08:57
Speaker A
Ancak Usame günden güne daha da sertleşiyordu.
09:00
Speaker A
Sadece Amerika ve Sovyetler karşıtı değil, Saddam'a da muhalifti.
09:05
Speaker A
Ona göre Saddam fazlasıyla seküler, son derece otoriter ve İslam dünyasını temsil etmekten uzak bir yöneticiydi.
09:12
Speaker A
Bir noktada Irak ordusu dünyanın en büyük dördüncüsü olarak anılmaya başlandı.
09:18
Speaker A
Saddam ise askeri gücün kendisine daha büyük fırsatlar sunduğunu düşünüyordu.
09:26
Speaker A
Daha çok petrole sahip olabilirse, Irak'ın gücü katlanarak artacaktı.
09:31
Speaker A
Bu düşünce Saddam'ı son derece zengin bir komşuya yöneltti.
09:37
Speaker A
Kuveyt.
09:39
Speaker A
1990'da Irak ordusu sınırı geçti ve Kuveyt'i işgal etti.
09:44
Speaker A
Bu olay bölgedeki dengeleri anında sarstı.
09:47
Speaker A
Çünkü Kuveyt ile Suudi Arabistan arasında yalnızca birkaç yüz kilometrelik çöl vardı.
09:54
Speaker A
Eğer Saddam Kuveyt'i geçebiliyorsa, aynı ordunun Suudi Arabistan'a yönelmesi işten bile değildi.
10:03
Speaker A
Usame bin Ladin de Saddam'ın yükselişinden rahatsız olanlardan biriydi.
10:08
Speaker A
Suudi yönetiminin karşısına çıkarak Afganistan'da savaş tecrübesi olduğunu ve adamlarıyla birlikte Saddam'a karşı savaşmaya hazır olduğunu iletti.
10:17
Speaker A
Fakat Suudi Kraliyet ailesi bu öneriyi ciddiye almadı.
10:22
Speaker A
Afganistan'daki savaşın dağlarda ve mağaralarda yürütüldüğünü hatırlatıp Kuveyt'te mağara yok diyerek Bin Ladin'i küçümsediler.
10:30
Speaker A
Sonunda Suudi Kral başka bir yardım seçeneğine yöneldi.
10:35
Speaker A
Amerika.
10:40
Speaker A
Washington kısa sürede 37 ülkeden oluşan dev bir koalisyon kurdu.
10:45
Speaker A
Uçak gemileri, bombardıman uçakları, yüz binlerce asker ve modern savaş teknolojisi bölgeye gönderildi.
10:52
Speaker A
Savaş uzun sürmedi.
10:54
Speaker A
Birkaç hafta içinde Irak ordusu Kuveyt'ten çıkarıldı ve Saddam geri çekilmek zorunda kaldı.
11:01
Speaker A
Irak Ordusu yenildi.
11:04
Speaker A
Askeri amaçlarımıza ulaştık.
11:07
Speaker A
Kuveyt bir kez daha Kuveytlilerin elinde.
11:10
Speaker A
Kaderleri kendi kontrollerinde.
11:13
Speaker A
Suudi Kraliyet ailesi için bu büyük bir atlamaydı.
11:17
Speaker A
Fakat operasyonun önemli bir sonucu daha vardı.
11:21
Speaker A
Yardıma gelen Amerikan ordusu savaş boyunca Arabistan'da üsler kurmuş ama savaştan sonra bunları kaldırmamıştı.
11:31
Speaker A
Büyük askeri yapıların önemli kısmı bölgede kalmaya devam etti.
11:35
Speaker A
Ama bu gelişmelere en çok öfkelenen kişi Usame bin Ladin'di.
11:40
Speaker A
Üstelik Suudi yönetimi kendi teklifini reddetmiş, onun yerine büyük şeytan olarak gördüğü Amerika'yı çağırmıştı.
11:47
Speaker A
Bu noktadan sonra Bin Ladin'in mücadelesi daha da sertleşti.
11:51
Speaker A
Suudi Arabistan'dan ayrıldı ve farklı ülkelerde faaliyet göstermeye başladı.
11:56
Speaker A
Kurduğu ağ üzerinden ABD'ye karşı çeşitli saldırılar planladı.
12:00
Speaker A
Ancak Bin Ladin ve lideri olduğu El Kaide için asıl büyük kırılma 11 Eylül 2001 sabahında yaşandı.
12:09
Speaker A
El Kaide tarafından kaçırılan yolcu uçakları New York'taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine ve Washington'daki Pentagon'a çarptı.
12:18
Speaker A
Binlerce insan hayatını kaybetti.
12:23
Speaker A
ABD başkanı G.Bush'un saldırıyı öğrendiği an.
12:26
Speaker A
Amerika için bu saldırı bir savaş ilanıydı.
12:30
Speaker A
Ve artık Ortadoğu'daki bütün saldırganlığı meşru hale getireceği bir bahane olmuştu.
12:39
Speaker A
Gerisi zaten bildiğimiz hikaye ve bu süreçle ilgili pek çok videom var.
12:43
Speaker A
Bir zamanlar Kaliforniya merkezli bir petrol şirketinin Arap çöllerinde başladığı arayış,
12:49
Speaker A
10 yıllar içinde devasa bir kaosa dönüşmüştü.
12:54
Speaker A
Ve bu hikaye hala bitmiş değil.
12:57
Speaker A
Sonraki süreçte ABD, Afganistan ve Irak'ı işgal etti.
13:00
Speaker A
Saddam Hüseyin idam edildi.
13:04
Speaker A
Birçok Arap ülkesinde rejimler çöktü ya da ciddi şekilde sarsıldı; iç savaşlar patlak verdi ve Ortadoğu'da yüz binlerce insan hayatını kaybetti.
13:12
Speaker A
ABD, Usame bin Ladin'i Pakistan'da öldürdü.
13:16
Speaker A
Ancak savaşın ideolojik zemini ortadan kalkmadı ve IŞİD ortaya çıktı.
13:21
Speaker A
İsrail - Filistin çatışmaları ağırlaştı.
13:23
Speaker A
İran - Amerika gerilimi tırmanışa geçti.
Topics:ABDOrtadoğupetrolSuudi ArabistanSoğuk Savaşİran DevrimiEl KaideSaddam HüseyinMusaddıkCIA

Frequently Asked Questions

ABD Ortadoğu'ya ilk ne zaman ve nasıl girdi?

ABD, 1930'larda Suudi Arabistan'da petrol arama faaliyetleriyle bölgeye girmiştir. Suudi Kralı, ABD'li petrol şirketine geniş bir arama imtiyazı vererek bu süreci başlatmıştır.

İran'da Musaddık'ın devrilmesinin bölgeye etkisi nedir?

Musaddık'ın CIA ve İngiliz istihbaratı destekli darbe ile devrilmesi, İran'ın Batı ile yakınlaşmasına yol açmış ve bölgedeki güç dengelerini değiştirmiştir. Ancak bu müdahale İran toplumunda uzun süreli öfke birikimine neden olmuştur.

Suudi Arabistan'daki Amerikan askeri varlığı nasıl başladı?

Petrol sahalarının güvenliği için ABD, Suudi yönetimine küçük bir askeri tesis kurmayı teklif etmiş ve Suudiler dini hassasiyetler nedeniyle bayrak dikilmemesi şartıyla bu teklifi kabul etmiştir.

Get More with the Söz AI App

Transcribe recordings, audio files, and YouTube videos — with AI summaries, speaker detection, and unlimited transcriptions.

Or transcribe another YouTube video here →